Ana Sayfa Dergi Sayıları 164. Sayı Aristoteles’in eserlerini yeniden keşfetmek

Aristoteles’in eserlerini yeniden keşfetmek

857

Aristoteles denilince zihnimizde canlanan ilk imge nedir? Aristoteles’in asırlar boyunca ‘dogmatik filozof’ olarak tanınmasının nedenleri nelerdir? Aristoteles’i ne kadar tanıyoruz? Peki Aristoteles’ten bugün ne öğrenebiliriz? Geçtiğimiz Haziran ayında, sorduğumuz sorulara yanıt bulabileceğimiz bir kitabın Türkçe çevirisi yayımlandı: Aristoteles – Filozof ve Bilme Meselesi. Michel Crubellier ve Pierre Pellegrin’in ortaklaşa kaleme aldıkları kitap, Aristoteles felsefesini “bilme meselesi” çerçevesinde inceliyor.

Bilme meselesine Aristoteles felsefesinden bakış

İlk bakışta Aristoteles’in felsefesinin sistemli ve bütüncül bir açıklaması ile karşılaşacağımız izlenimine kapılabiliriz. Ancak Crubellier ve Pellegrin, böyle bir çabaya girişmiyor. Belli bir felsefi konumu savundukları iddiasında da değiller. Bu küçük uyarıyı yaptıktan sonra şunu söyleyebilirim, tam da bu iddiasızlık kitabı ilgi çekici hale getiriyor. Aristoteles’in metinleri üzerine ortak bir okuma deneyiminden yola çıkan yazarlar yine ortak bir anlatımı benimseyerek felsefi bir tartışma yürütüyor.

Gelin kitabın yazarlarını kısaca tanıyalım. 1948 doğumlu Michel Crubellier, Fransa’da Lille Üniversitesi Felsefe Bölümünde öğretim üyesidir. Eski Yunan felsefesi alanında uzmanlaşmıştır. Aristoteles’in Birinci Çözümlemeler’ini Eski Yunanca aslından Fransızcaya çevirmiştir. 1944 yılında doğan Pierre Pellegrin ise eski Yunan felsefesi uzmanıdır. Fransız Bilimsel Araştırmalar Merkezi’nde (CNRS) araştırma direktörüdür. Aristoteles’in Fizik ve Politikalar adlı eserlerini Eski Yunanca aslından Fransızcaya çevirmiştir.

Aristoteles – Filozof ve Bilme Meselesi bugün Aristoteles’in nasıl yorumlanamayacağının altını çizen önemli bir kitap. İkincisi, Aristoteles felsefesine dair yeni şeyler söylerken, aynı zamanda felsefe camiasının meseleye bakışının zaman içinde nasıl değiştiğini de gösteriyor. İncelikleri ve çelişkileriyle Aristoteles’in eserlerini yeniden okumaya davet ediyor.

Aristotelesçi düşünme şekli asırlar boyunca filozofları etkilemişti. Ancak epey zaman sonra Aristoteles zihinlerde genellikle olumsuz bir imgeye dönüştü. Klasik Dönem ve Rönesans Dönemi’yle birlikte dogmatik bir filozof olarak görülmeye başlandı. Aristoteles’e dair önyargılarda kilise öğretilerine bağlı, skolastik felsefe anlayışına sahip kimi düşünürler tarafından yanlış yorumlanmasının payı büyük! Lakin 20. yüzyıldaki çalışmalar sayesinde Aristoteles olumsuz imgesinden yavaş yavaş kurtulmakta. Şu anda Aristoteles felsefesi, pozitivist anlamda metafiziğe belki de en uzak felsefe olarak yeniden keşfediliyor.

Doğu ve Batı düşüncesinin ortak mirası: Aristoteles külliyatı

Fizik, kimya, biyoloji, matematik, politika, etik, psikoloji… Şu anda hangi disiplinde olursa olsun bir düşüncenin kaynağından söz ederken Aristoteles’e referans vermek durumundayız. Sebebi, Aristoteles’in zamanında, neredeyse kafa yormadığı herhangi bir bilme alanının olmaması, bununla beraber, gözlem ve tecrübeye dayalı olarak belirli usul ve esaslar doğrultusunda dünyanın araştırılmasını savunan yöntemi. Bugün bütün bilimlerin bir biçimde Aristotelesçi felsefeden beslendiği kabul ediliyor. Aristoteles hem Doğu hem de Batı düşüncesinin ortak mirası. Dolayısıyla, sahip olduğumuz mirasın korunması ve gelecek nesillere aktarılması büyük önem taşıyor.

Peki bu mirasın doğru aktarılması için ne yapılıyor? 20 yılı aşkın süredir Fransa’da yürütülen bir çalışma güzel ve ilham verici bir örnek. Bu çalışma nihayetinde, 2014 yılında ürününü verdi: Aristote – Œuvres Complètes [Aristoteles – Toplu Eserler]. GF Yayınları tarafından tek cilt halinde yayımlanan devasa kitap Fransızca çevirileriyle Aristoteles’in özgün olduğu kabul edilen eserlerinden oluşuyor. Ancak bugünkü anlamda ‘özgün’ değil hiçbiri, Aristoteles tarafından yazılıp yazılmadığını bilmiyoruz çünkü. Aristoteles’in öğretisine özgü olmayan metinler kitaba alınmamış, biri hariç: Hayvan Araştırmaları’nın X. kitabı. O da özgün yanları olduğu için dahil edilmiş. Eserlerin her biri açıklamaları ve notlarıyla birlikte kitapta yer alıyor. Büyük bir kısmı ise daha önce ayrı kitaplar halinde yine aynı yayınevinden çıkmıştı. Aralarında Michel Crubellier’nin de olduğu on beş kadar uzman, çevirileriyle, yürütülen kolektif çalışmaya katkı sağladı. Projenin başındaki isim ise Pierre Pellegrin idi.

Aristoteles’in eserlerine ulaşmanın önemi

Aristoteles’in metinlerine ulaşmak büyük önem taşıyor. Aristoteles çağlar boyunca sıklıkla referans verilen en önemli iki filozoftan biri olmuş. Diğeri de Platon. Pierre Pellegrin, 2008 yılında Le Magazine Littéraire’in [Edebiyat Dergisi] Şubat sayısına sözünü ettiğimiz projenin serüveni hakkında verdiği röportajda, Eski Yunanca orijinal metinlere ya da Eski Yunanca asıllarına sadık olarak çevrilen metinlere ulaşmanın okur için temel bir gereksinim olduğunu belirtiyor. Özellikle de en önemli okurların başında gelen üniversite camiası için.

Türkçeye çevrilmiş Aristoteles metinleri bulunuyor. Bazıları İngilizce veya Fransızca çevirilerinden çevrilmiş, bazıları ise Eski Yunanca orijinallerinden. Çeviri metinler zaman zaman uzmanlar tarafından eleştiriliyor; eksiklikler ve sorunlar dile getiriliyor. Kimi zaman eski baskılar gözden geçirilerek tekrar yayımlanıyor. Aristoteles metinleri çevrilmeye devam ediyor. Bir metin pek çok farklı şekilde çevrilebilir. Çeviriler çeşitlendirilebilir. Her çeviri sonu gelmeyen deneyim ve olasılıkları içinde barındırıyor. Yani tükenmeyecek, tüketilemeyecek bir uğraş. Ancak bir yerde bir sınırın konulması da gerekiyor. İşte orada bir çevirmenin sözü bitiyor, diğerininki başlıyor. Başka söz almak isteyen?

– Aristoteles – Filozof ve Bilme Meselesi, Michel Crubellier, Pierre Pellegrin, Çev. Burag Garen Beşiktaşlıyan, Yapı Kredi Yayınları, 2017, 375 s.