Ana sayfa 162. Sayı Kitapçı Rafı – 162

Kitapçı Rafı – 162

254
PAYLAŞ

Doğanın Keşfi

– Alexnader von Humboldt’un Yeni Dünyası, Andrea Wulf, Çev. Emrullah Ataseven, Ayrıntı Yayınları, 2017, 560 s.

Çağdaşları tarafından Napoleon’dan sonraki en ünlü kişi olarak tanımlanan Humboldt, zamanının en büyüleyici ve ilham verici insanlarından biridir. Varlıklı bir ailenin çocuğu olarak doğan Humboldt kendi başına Dünya’nın nasıl işlediğini keşfetmek için ayrıcalıklı bir yaşamdan vazgeçer. Thomas Jefferson onu “zamanın en büyük değerlerinden biri” olarak tanımlar. Charles Darwin “Humboldt’un Kişisel Anlatısını okumak kadar hiçbir şey benim gayretimi kamçılamamıştı” diye yazar; Humboldt olmadan ne Beagle’a binebileceğini ne de Türlerin Kökeni’ni tasavvur edebileceğini söyler. William Wordsworth’la Samuel Taylor Coleridge’in ikisi de şiirlerine Humboldt’un doğa kavramını katmışlardır. Güney Amerika’yı İspanyol sömürge yönetiminden kurtaran devrimci Simon Bolivar, Humboldt’u “Yeni Dünya’nın kâşifi” diye nitelendirir. Almanya’nın büyük şairi Goethe, Humboldt’la birkaç gün geçirmenin “birçok yıl yaşamış gibi” olduğunu dile getirir.

Doğanın Keşfi Alexander von Humboldt gibi büyük bir biliminsanını tanımanın yanı sıra, çağdaş doğa ve türlerin ilişkiselliği açısından günümüz doğa anlayışına da ışık tutmaktadır.

New York Times tarafından 2015 yılının en iyi on kitabı arasında sayılan Doğanın Keşfi, 23 ülkede yayımlandı. Royal Society Bilim Kitabı Ödülü 2016, Costa Biyografi Ödülü 2015, Inaugural James Wright Doğa Yazıları Ödülü 2016, LA Times Kitap Ödülü 2016 ve Kraliyet Coğrafya Topluluğu’ndan Ness Award 2016 ödüllerini almış.

Çağdaş Toplum Kuramından Portreler

– Der. Bryan S. Turner – Anthony Elliott, Çev. Barış Özkul, İletişim Yayıncılık, 2017, 566 s.

Çağdaş Toplum Kuramından Portreler günümüz toplum kuramının önde gelen entelektüelleri ve kuramcıları hakkında kapsamlı bir kılavuz sunuyor. Çağdaş toplum kuramındaki başat eğilimleri ele alan Anthony Elliott ve Bryan S. Turner önde gelen kuramcıların, düşünce hareketlerinin ve yorum geleneklerinin çalışmalarına yön veren temel konu ve gelenekler hakkında her biri yetkin kalemlerin elinden çıkmış ve ilk kez bu kitapta yayımlanan makalelere yer veriyor. 20. yüzyıl felsefesi, iktisadı, siyaseti ve sosyolojisini Marksizm ve yeni-Marksizm, yapısalcılık ve postyapısalcılık, modernite ve postmodernite, feminizm ve psikanaliz, fenomenoloji ve yorumbilim başlıkları altında inceleyen Çağdaş Toplum Kuramından Portreler Heidegger’den Adorno’ya, Derrida’dan Foucault’ya, Anthony Giddens’tan Edward Said’e çağdaş toplum kuramında iz bırakan düşünürlerin hayat öyküleri ve yapıtları hakkında derinlikli analizler sunarken, kuramsal düşünceye zengin ve ufuk açıcı bir katkıda bulunuyor.

Toplumsal olgular, kültürel yapılar ve kuramsal söylemler arasındaki bağlantıları inceleyen Çağdaş Toplum Kuramından Portreler’de okur hem toplumsal-kuramsal eğilimlerin parametreleri hem de toplum eleştirisinin doğası hakkında faydalı ve öğretici bir kılavuz bulacaktır.

Türkiye Solunun Kısa Tarihi

– Denizlerin Yolu-, Şenol Çarık, Asi Kitap, 2016, 316 s.

12 Eylül öncesinde sosyalist ve devrimci örgütlerin kaç fraksiyona bölündükleri hep tartışma konusuydu. Kimine göre 49, kimine göre 54… Askeri darbeye kadar hızla artan sayıda ve her geçen gün birbiri içinden bölünen yapılarıyla Türkiye Sosyalist Hareketi esaslı bir külliyatın konusuydu. Bir de buna sosyalist dernekleri, devrimci sendikaları ve sivil toplum kuruluşları ile yasal siyasi partileri ekleyince külliyat epeyce kalabalıklaşıyordu. Kim nerde kurulmuş, kurucuları kimler, hangi ideolojik politik hattı benimsemiş çok ayrıntılı ve uzun bir çalışmayı gerektiriyordu. Sonra araya upuzun bir 12 Eylül girdi. Ağır baskı ve cezaevi dönemi Türkiye Sosyalist Hareketini de kırdı ve savurdu. Pek çok örgüt ve yapı dağıldı. Kalanların bir kısmı ise giderek küçüldü. Varlığını koruyanlar ise kabuk değiştirerek uzun koşularına devam ettiler. İyi ama bu köklü ve gurur veren Türkiye sol tarihinde kim kimdi? Kim hangi örgütü, hangi derneği, hangi sendikayı kurmuştu? Hangi yazar, hangi eserleri vermiş, hangi büyük direniş tarihimizin dönüm noktası olmuştu? İşte bu kitap bu saikle doğdu. Araştırmacı yazar Şenol Çarık Türkiye Sosyalist Sol Hareketini yakından takip eden bir gazeteci olarak, tarihin tozlu sayfalarına girdi tanıklarla konuşmuş ve bu kısa özeti ortaya çıkarmış.

İnsan İletişimin Kökenleri

– Michael Tomasello, Çev. Gürol Koca, Metis Bilim, 2017, 286 s.

Gelişim psikolojisi üzerine çalışmalar yapan yazar Michael Tomasello, insan iletişiminin evrimsel kökenlerini anlattığı bu kitabında, temel sav olarak insan iletişiminin işbirliğine dayalı olarak geliştiğini iddia ediyor. Evrimin bir noktasında atalarımız gündelik faaliyetlerinde işbirliği yapmaya başladı, bu da onları bilgi paylaşımına, yani daha ayrıntılı bir iletişime sevk etti. İşaret ve hareketlerle başlayan bu iletişim zamanla gelişerek sistemli dilleri ortaya çıkardı. Tomasello bu savlarını desteklemek için kendi ekibiyle birlikte yürüttüğü deneylerden faydalanıyor. Primatlar ve küçük yaştaki çocuklarla yapılan bu deneyler, kendi türümüzün en genç üyeleriyle en yakın hayvan akrabalarımızın iletişim biçimleri arasındaki fark ve benzerliklerini ortaya koymaya çabalıyor.

Evren Avucunda

– Christophe Galfard, Çev. Duygu Akın, Domingo Yay., 2017, 376 s.

Bilimin popülerleşmesi ve her yaştan okurun ilgisini çekmesi için çalışmalar sürdüren Christophe Galfard, Evren Avucunda kitabında okuyucuyu uzay, zaman ve ötesine bir yolcuğa davet ediyor. 2000-2006 yılları arasında Stephen Hawking’in öğrencisi olan Galfard, evrenin tüm gizemlerinin herkes tarafından bilinmesini hedefliyor. Gençler için çalışmalarıyla bilinen yazar, sade ve anlaşılır bir dil kullanarak, hikâye anlatır gibi yıldızların, kara deliklerin, uzayın, kuantum kuramının detaylarını anlatıyor. Evreni merak eden okurların ilgisini çelebilecek bir kitap niteliğinde.

Proust ve Mürekkep Balığı

– Okuyan Beynin Bilimi ve Hikâyesi, Matyanne Wolf, Çev. Ferit Burak Aydar, Koç Üniveristesi Yayınları, 2017, 267 s.

İlk okuma nasıl gerçekleşti? Sokrates yazıya neden karşı çıkmıştı? Beyin okumayı nasıl öğrenir; öğrenmezse ne olur? Farklı okuyan beyin nasıl çalışır? Okuduklarımız bizi nasıl değiştirir? Maryanne Wolf, Proust ve Mürekkepbalığı’nda okumaya dair benzer pek çok soruya cevap arıyor.

Wolf, okuyan beynin tarihini, hem yazının icadından bu yana hem de günümüzde bir çocuğun yaşamı boyunca ele alıyor. Disleksili çocukların okumayı öğrenirken neden zorlandıklarını ve özel yetilerini tartışıyor. Atalarımızın borçlarını ve isteklerini kil tabletlere ve papirüslere kaydedişinden derin düşüncelere erişmek için okuma sürecine geçişte beynin ne tür yöntemler kullandığını gösteriyor. Önümüzdeki teknolojik değişikliklerin okuyan beyni ve entelektüel repertuvarımızı nasıl etkileyeceğine dair temkinli gözlemler sunuyor. Proust ve Mürekkepbalığı, okumaya ve beynin işleyişine ilgi duyan herkesin keyifle okuyacağı bir bilimsel çalışma.

Zihin Nasıl Çalışır?

– Steven Pinker, Çev. Sabri Gürses, Alfa Yayıncılık, 2017, 712 s.

Pulitzer ödüllü evrimsel psikolog, bilişsel bilimci ve popüler bilim yazarı Steven Pinker bu kitabında, modern nörobilimin son bulgularına dayanarak zihnimizin nasıl evrimleştiğini, dünyayı nasıl kavradığımızı ve düşünce ürettiğimizi ortaya koyuyor. Bizi rasyonel yapan nedir? Öfkeli, arzulu, sevinçli ya da üzüntülü olmamızın altında yatan nedenler nelerdir? Bilinç nasıl ortaya çıktı? Bütün bu soruların cevaplarını irdelediği kitabında Pinker, evrimsel biyolojinin ışığında bilimden müziğe, cinsellikten dile, sanattan dine kadar bütün insani faaliyetlerin ortak noktasını araştırıyor ve ilginç sonuçlara ulaşıyor. Zihnin işleyişi ve dünyayı kavrayışı konusunda çağdaş nörobilimin ve Churchland gibi nörofelsefecilerin yaklaşımı olan nöral ağlar kuramını savunan Pinker, dilin doğuştan olduğunu kabul etmekle birlikte, evrimsel yaklaşımı dolayısıyla Noam Chomsky ve diğerlerinden ayrılıyor.

Olasılıksızlık

– David J. Hand, Çev. Murat Karlıdağ, Say Yayınları, 2017, 287 s.

Garip tesadüfler, “mucizeler” ya da size “olmaz böyle şey” dedirten olayların neden cereyan ettiğini açıklamak veya neyin ne zaman gerçekleşeceğini önceden kestirmek için batıl inançlar, doğaüstü müdahaleler ya da psişik güçler gibi formüllere başvurmaya gerek yok. Evrenin hareket yasalarının altında determinizm değil şans ve olasılık yattığı için olasılığın temel yasaları bu tür olaylara ışık tutuyor. Yazar David J. Hand olasılık denilen olguyu mantıksal ve matematiksel bakımdan kavramanızı sağlıyor. Çok basit şekilde mantık yürüterek ve çok basit matematiksel hesaplar yaparak hayatta karşınıza çıkan ihtimalleri kontrol altına alabileceğiniz mesajını veriyor.

Veri analizi ve olasılık hesabı yaparak ruletten 4 milyon dolar kazanan Joseph Jagger, üstüne sekiz kez yıldırım düşen Roy Sullivan, iki bebeğini de öldürmekten suçlu bulunup hapse atılan Sally Clark gibi ilginç kişilerin öykülerine yer veren Olasılıksızlık sizi gelecekte neler olacağını tahmin etmek için falcıya gitmek yerine olasılık hesabı yapmaya davet ediyor ve falcıların da zaten olasılık hesabından başka bir şey yapmadığını belirtiyor.

Bu kitap, işini şansa bırakmak istemeyenler ile Loto ve piyango gibi şans oyunlarına daha bilimsel yaklaşmak isteyenler için… “… olasılığı pek çok kişi için akıl almaz kılan psikolojik fenomenler ve olasılık matematiği üzerine aydınlatıcı bir değerlendirme…

Şair – Sosyolog Kemal Tahir

– Muahmmed Hüküm, İthaki Yayınları, 2017, 461 s.

Kitaba yazdığı önsözde “Muhammed Hüküm’ün kitabında ciddi tahliller yapılmakta ve meseleler ciddi bir şekilde tartışılmaktadır. Ayrıntılar konusunda olağanüstü titiz ve tahlilleri açısından belirgin bir düzey gösteren bu eserden öğrenecek çok şey var… Kemal Tahir’in söylediklerini bülbül gibi şakıyarak tekrarlayan ve Kemal Tahir’in metinlerine saplantılı bir şekilde karşı çıkan eğilimler yitip gittikten sonra bu metnin anlamı daha iyi anlaşılacaktır,” diyor Kurtuluş Kayalı. Kemal Tahir’in edebiyat ve düşünce dünyasına bir sosyoloğun gözüyle bakan Şair-Sosyolog Kemal Tahir, büyük yazarın yapıtlarında karşımıza çıkan ve bugün hâlâ gündemimizi meşgul eden sorunları ayrıntılarıyla ele alıyor. Muhammed Hüküm, Kemal Tahir ekseninde geniş bir toplumsal analize girişirken, bize özgü, orijinal bir edebiyat sosyolojisine duyulan ihtiyacı vurgulamaktan da geri kalmıyor.

Şair-Sosyolog Kemal Tahir, yalnızca Kemal Tahir okurlarının değil, düşünce tarihimizin serüvenine ilgi duyanların da yararlanacağı bir kaynak eser.

Ortaçağ Tarihi

– Y. Agibalova – G. Donskoy, Çev. Çağdaş Sümer, Yordam Kitap, 2017, 287 s.

Ortaçağ tarihini, feodalizmin kuruluşu, gelişmesi ve sonra kapitalizmin serpilmesi ve ilk burjuva devrimleriyle birlikte çöküşü çerçevesinde ele alan kitap, 5. yüzyıl ile 17. yüzyıl arasındaki sınıf mücadelelerinin kapsamlı bir panoramasını sunuyor.

Tarihsel materyalist yöntemi evrenselci bir bakış açısıyla birleştiren eser, Ortaçağ tarihini Batı Avrupa feodalizmiyle sınırlayan alışıldık bakış açısının ötesine geçerek, Avrupa, Ortadoğu, Hint ve Çin tarihlerinin birlikte düşünülebileceği bir çerçeve sunuyor.

Tarihin akışını imparatorlukların, krallıkların ve aristokratların hâkimiyet ve iktidar mücadelelerinden ibaret görmeyen yazarlar, köylülerin, zanaatkârların ve işçilerin mücadelelerine odaklanarak materyalist tarih-yazımının parlak ve incelikli bir örneğini sunmakla kalmıyor, aynı zamanda bu mücadelelerin kültür ve düşünce yaşamındaki yansımalarını da gözler önüne seriyor.

Kitap, resimlerden, haritalardan, tasvirlerden ve tablolardan oluşan zengin görsel içeriğiyle de, okurun Ortaçağ dünyasına daha kolay nüfuz etmesini sağlayacak bir kılavuz niteliğinde.

Postmodern Coğrafyalar

– Edward W. Soja, Çev. Yunus Çetin, Sel Yayıncılık, 2017, 352 s.

Toplumsal bilimlerde “mekân” uzun süre tarihselciliğin gölgesinde kaldı. Düşünürler hep tarihsel olana, süreçlere odaklanıp mekânı yapay, ampirik düşünceye ve diyalektiğe aykırı görürken coğrafyacılar da kendi disiplinlerine saplanıp kaldılar. Postmodern Coğrafyalar’da Edward W. Soja, mekânın eleştirel teoride yeniden boy gösterme sürecini ele alarak, bu süreçteki tartışmaları gözler önüne seriyor. Foucault ve Lefebvre’den Giddens ve Castells’e dek 20. yüzyılın pek çok düşünürünün coğrafya ve kent planlamasına bakışını inceleyen Soja, postmodern dönemin coğrafi veçhesine odaklanarak tarihi mutlaklaştırıp coğrafyayı geri plana iten yaklaşımların kapsamlı bir eleştirisini yapıyor ve eleştirel toplumsal teoriyi mekânı içerecek bir kapasiteyle donatıyor.

Coğrafya disiplininin sınırlarını aşan bu çalışmasında Soja, Marksist coğrafyacıların mekân konusundaki eksiklerini irdelemenin yanı sıra toplumsal mekâna odaklanan kendi diyalektik düşüncesinin de temellerini atıyor. Mekânın zamanla ilişkisinin kentsel teoriyi ne açılardan derinleştirebileceği ve kent mücadelesinde ne tür perspektifler sunabileceği üzerine düşünenler için.

Aydınlanma Tarikatı

– Orhan Gökdemir, Tekin Yayınevi, 2017, 240 s.

Aydınlanma, uzun dinsel kapanışın içinde insanlığın ışığa ulaşmada yeni bir yol arayışıydı. Kurumsallaşmış din her yerde sapkın gördüğü bu arayışı baskılamaya çalışıyordu. Ama insan merakı şahlanmış, dizginlenemez bir hal almıştı. Avrupa’da parası ve sonsuz merakı olan adamlar türedi. Bir ucu İskenderiye’ye dayanan uzun araştırma gezilerini finanse ettiler. Orada bulduklarını düşündükleri metinleri tercüme ettirdiler ve gizli toplantılarda huşu içinde okudular. Okudukça, buldukları bu metinlerin Kilisenin kitabından daha eski olduğuna inandılar. O meraklı adamlar o metinlerde kurumsallaşmış dinin eski orijinal halini görüyorlardı. Orijinal dini ararken bilimi ve felsefeyi buldular. Karanlığı yırttılar.

İçinden geçtiğimiz “Yeni Ortaçağ” da, tıpkı Aydınlanma çağı insanlarının kendilerini içinde buldukları ortam gibi, ışık sızdırmaz bir yoğunlukta… Ama çok şükür merakı sonsuz insanlar hep var. Bir kaza ürünüydü aydınlık. Mevcut, kurumsallaşmış dinle didişip durmanın bir getirisiydi. Tıpkı aydınlıkçıların yaptığı gibi kör inançta gedikler açmaktan başka çıkar yol yok. Aydınlığı çoğaltmanın başka yolunu bilmiyoruz çünkü.

İnsan Varlığının Anlamı

– Edward O. Wilson, Çev. Zeynep Sezer, Olvido Kitap, 2017, 158 s.

“Yaşayan en büyük yirmi bilim adamından biri” kabul edilen (Newsweek) ve Pulitzer Ödülü’ne iki kez layık görülen Edward O. Wilson’ın son kitabı İnsan Varlığının Anlamı, aynı zamanda en felsefi yapıtı olarak da tanımlanıyor. Edward O. Wilson bu kitabında insanın varoluşuna dair en temel sorulara ve onu nasıl bir geleceğin beklediği sorusuna bilimin yöntemi ve verileri ile yanıt arıyor; yeryüzünde insan türünün ortaya çıkışının ve diğer türlerden nasıl ayrıştığının hikâyesini kendine has üslubu ile kaleme alıyor. Kendi deyimiyle “insan denen bulmacayı” çözmeye girişiyor.

Muhalefet Defteri – Türkiye’de Mizah Dergileri ve Karikatür

– Levent Cantek – Levent Gönenç, Yapı Kredi Yayınları, 2017, 227 s.

Gündelik dilimize ve alışkanlıklarımıza derinden sirayet etmiş mizah dergilerinin ve onların kimi zaman sokakta neredeyse aynılarına rastladığımız tiplemelerinin bir ta­rihçesini çıkaran Muhalefet Defteri, en uzun soluklu dergi Akbaba’dan Türkiye’nin dört bir yanına ulaşmayı başarmış Gırgır ve 2000’li yıllarda en çok okuduğumuz LeManPenguen ve Uykusuz’a kadar ülkemizde yayımlanmış dergileri etraflıca ele alı­yor. Çizgiye tutkuyla bağlı olanlara çok sevdikleri dergilerin perde arkasını anlatması­nın yanı sıra Zalim Şevki, Avanak Avni ve Abdülcanbaz’ın gibi karakterlerin ardındaki yerli/yabancı esin kaynaklarını da gösteriyor.

Mizah güçtür, muhalif mizah güçlüyü ürkütür. Nelere güldüğümüzü, ne zaman ne­yin söylendiğini ve neyin söylen(e)mediğini okurken şaşıracak, kültürümüzle, tarihi­mizle, toplumumuzla ilgili, “hem komik hem ciddi” bilgiler edineceksiniz.

Thoreau

– Modern Dünya için Transandantal Doğa, Der. Alan Jacobs, Çev. Ece Tuğba Saka, Ganj Yayınları, 2017, 279 s.

Bu antoloji, Amerika’nın en büyük düşünür ve yazarlarından biri ve tüm dünyayı etkisi altına almış bir şahsiyet olarak görülen Henry David Thoreau’nun (1817-1862) zekâsı, albenisi ve bilgeliğini yansıtma amacıyla oluşturulmuş. Derleyen Alan Jacobs, Thoreau’nun yayımlanmış ve yayımlanmamış yazıları, şiirleri ve klasik spritüel eseri Walden’dan özenle seçtiği parçaları bir araya getirerek politik, ekonomik ve çevresel açıdan yeterince zorlayıcı olan günümüzde her şeyden daha fazla gereksinim duyduğumuz bir ilham kaynağı ve izlenimci bir otobiyografi sayılabilecek bu eseri okurlarıyla buluşturuyor.