Ana Sayfa 48. Sayı Orta Asya’ya dört yol

Orta Asya’ya dört yol

Hem modern hem de ilkel insanlar açısından geçerli olduğu gibi coğrafik koşullar ve iklim, yeni gelen yerleşimcilerin daha sonra nereye gideceklerine karar vermelerinde etken oldu. Kurallar basit olmalıydı: Suyun ve güvenilir yağmurların yakınında kalmak, hareket ederken, çöllerden ve yüksek dağlardan uzak durmak, avları ve nehirleri takip etmek. Hint Okyanusu’nun etrafındaki kıyılardan geçerek Avustralya’ya uzanan yolun en eski ve en kolay seçenek olduğuna dair önemli sayılabilecek kanıtlar görüyoruz. Neden böyle olması gerekiyordu? O kadar kolay değildi: Öncelikle birkaç yüz kilometrede bir kâşiflerimiz büyük bir nehri ağız tarafından aşmak durumunda kalıyorlardı. Belli ki Avustralya’ya gitmek için yapmaları gereken buydu, dolayısıyla muhtemelen Doğu Asya kıyısı boyunca aynı şeyi yapmışlardı. Her nehirde bazı insanların önünde sola dönmek ve iç bölgelere doğru nehir ürünleri ve avları takip ederek yol almak gibi bir seçenek vardı.

18

45 bin- 40 bin yıl önce İlk Avrupalı kâşiflerden Marco Polo’nun bulduğu gibi, dağlar ve çöller Orta Asya’ya ulaşmayı deneyenler için müthiş engellerdi, birkaç patika dışında, yegâne giriş yolları nehir vadileriydi. Daha önce gördüğümüz gibi Afrika’dan ilk başarılı göç, bütün Afrikalı olmayanların atalarını, Hint Okyanusu kıyıları boyunca güneye, belki de 75 bin yıl gibi uzun […]

Bu içeriği görüntüleyebilmek için, şu seçeneklerden birine abone olmalısınız: 1 yıllık e-dergi aboneliği or 6 aylık e-dergi aboneliği.
Önceki İçerikMitokondriyal DNA: Havva geni
Sonraki İçerikİnsanın tarihini anlamanın yeni ve kesin yolu: Genlerimize bakmak