Ana Sayfa 48. Sayı Yeni Dünya’ya giriş: İnsanların Amerika’ya yerleşmesi

Yeni Dünya’ya giriş: İnsanların Amerika’ya yerleşmesi

22-25 bin yıl önce Alaska’ya girdikleri zaman Bering Boğazı toplulukları nasıl görünüyorlardı? Çok dilli, çok çeşitli görünümde ve çok renkli miydiler? Bir başka tabirle, tamamen kaynaşmış topluluklar mıydı? Böyle düşünmüyorum: Beringia farklı kültürlere sunacak değişik kaynakları ve yöreleri barındıran geniş bir alandı. Kaçınılmaz karışmanın yerine, kültürel ve genetik çeşitliliğin bir kısmının ayrı etnik gruplar halinde korunmuş olması daha olasıdır. Bir başka deyişle, Amerikan yerlilerinin bütün atalarının Last Glacial Maximum’dan (LGM) ve Clovis’ten önce Beringia’ya ve Amerika’ya girişi, A, B, C, D ve X kurucularının çoklu paralel girişlerinin resmini yansıtıyor. Bu, kuzeydoğu Avrasya stepleri ve Asya’nın doğu kıyısından gelen öncü gruplar tarafından birçok değişik yoldan gerçekleştirilmiş olmalıdır. Onlar muhtemelen Avrupalılar, Ainular ve bazı Pasifik Adalılara benzeyen çeşitli görünümleri taşıyorlardı. Bazıları daha çok Kuzey Mongoloidler ve günümüzdeki Amerika yerlileri gibi görünüyorlardı.

21
Türümüzün (homo sapiens) kara Afrika’dan çıkıp dünyaya yayılışı, bugünkü bilgilerimiz ışığında -ki her yeni arkeolojik ve genetik bulguyla tekrar tekrar şekillenmeye devam ediyor- yaklaşık 80 bin yıllık bir serüven.

25 bin – 22 bin yıl önce Milletler ekibi gibi hareket etmediler. Yeni gelenler Yeni Dünya’da kök saldıklarında yeşeren kültürlerin kökeni çeşitli Asya anayurtlarından gelen ayrı ve kendine has fiziksel, genetik ve kültürel öğelere dayanıyordu. Bu tablo arkeolojik kanıtlarla destekleniyor gibi gözüküyor. Clovis öncesi artefaktların arayışı, Clovis katmanları altındaki ve Kuzey ve Güney Amerika’daki daha […]

Bu içeriği görüntüleyebilmek için, şu seçeneklerden birine abone olmalısınız: 1 yıllık e-dergi aboneliği or 6 aylık e-dergi aboneliği.
Önceki İçerikİnsanın tarihini anlamanın yeni ve kesin yolu: Genlerimize bakmak
Sonraki İçerikProf. Dr. Fuat Sezgin’in 5 ciltlik görkemli eseri ortaya seriyor: Bilimin merkezi bir zamanlar Doğu’daydı