“Kışın kuşları beslemek, en masum insan aktivitelerinden biridir, ama her şeye rağmen bir türün evrimsel geleceği üzerinde derin etkiler bırakır ve bu değişimler çok yakın zamanda görülebilir.” şeklinde ifade edilen açıklama Current Biology adlı dergide 3 Aralık’ta yayımlanan bir raporun yorumu. Bir zamanlar tek bir kuş popülasyonu olarak bilinen “Karabaşlı ötleğen” popülasyonu aynı ormanda yan yana çiftleşmeye devam etmelerine rağmen, 30 nesilden daha az bir sürede üreme açısından iki izole gruba ayrılmış.

Yılın belirli bir zamanında birlikte yaşayan bu popülasyonlar arasında görülen üreme yalıtımı, 800 km veya daha fazla mesafede bir diğerinden ayrılan diğer karabaşlı ötleğenlerinkinden şimdi daha güçlü.
“Türlerin evrimsel eğrileri üzerinde insan aktivitelerinin derin etkisi” konusunda çalışan Martin Schaefer; sadece nadir bulunan ve tehlike altında olan türlerin değil, aynı zamanda günlük yaşamımızı çevreleyen yaygın türlerin de kaderini etkilemekte olduğumuzu söylemektedir. Araştırmacılar tarafından gözlenen ayrışma, kış aylarında insanların bu canlılara besin sunmaya başladıktan sonra Orta Avrupa’da, güney-batı ve kuzey-batıya göç eden karabaşlı ötleğen (Sylvia atricapilla ) popülasyonları arasında bir göç ayrılığının oluşmasını takip etmiştir. İki grup farklı göç güzergâhlarını takip etmeye başladı ve farklı seçici baskılarla karşılaştı. Bu baskı altında iki grup, bölgesel ekotiplere uyum sağladı (Ekotip aynı türün popülasyonları arasındaki farklılaşmanın ilk basamağını temsil etmektedir. Eğer ekotipler bu yolda devam ederse, sonuçta ayrı bir tür haline gelebilirler.).
Martin Schaefer, kuzey-batı yeni göç yolunun daha kısa olduğunu ve bu kuşların, güney-batıya göç eden ve meyvelerle beslenen türlerine karşılık, insanlar tarafından verilen besinlerle beslendiğini söylemektedir. Bunun sonucu olarak kuzey-batıya göç eden kuşlar, daha iyi manevra yapan ama uzun mesafe göçlerine daha az uyum sağlayan yuvarlak kanatlara ve ayrıca daha uzun, daha dar gaga yapısına sahiptir.
Ekotiplerin ayrı türler olacağı net değil aslında, çünkü insan alışkanlıkları zaman içinde değişim eğiliminde olacaktır. “Kuşlar gibi oldukça hareketli organizmalarda simpatrik türleşmenin oldukça nadir görüldüğü konusunda fikir birliği vardır; bunun başlıca nedeni türleşme ortaya çıkıncaya kadar, gen havuzlarının nasıl ayrı bir şekilde muhafaza edildiği konusunun kafada canlandırılmasının güçlüğüdür” diyen Schaefer, türleşmenin ilk basamaklarının oldukça hareketli olan göçmen kuşlarda gerçekleştiğini ve bunun nedeni olarak da kışı geçirme evresinde iki yönlü seleksiyonun üreme yalıtımının evrimine yol açtığını göstermektedir. Bu durum, yeterince yakından bakarsak, evrim hızının gözlerimizle görebileceğimiz güzel bir örneğidir. Milyonlarca yıl beklememize gerek yok.
(Kaynak: http://www.sciencedaily.com/releases)