Ana sayfa 89. Sayı Yeni bir genetik teknikle deri hücreleri beyin hücrelerine dönüştürüldü

Yeni bir genetik teknikle deri hücreleri beyin hücrelerine dönüştürüldü

Bilim Gündemi

142
PAYLAŞ

Çeviren: Simin Ecem Yıldız

Bilimde çığır açan yeni bir araştırma, ergin deri hücrelerinin, kök hücre aşamasından geçmeden, direkt olarak beyin hücresi oluşturmak üzere yeniden programlanabileceğini kanıtladı. Tahmin edilemeyecek kadar basit olan teknik, fetal süreçte beyin hücresi oluşumunda aktif olduğu bilinen üç genin, deri hücrelerinde aktive edilmesinden oluşmaktadır. Bu yeni teknik kök hücre araştırmaları sırasında karşılaşılan birçok etik ikilemi ortadan kaldıracaktır.

İsveç’in Lund Üniversitesi’nden bir grup bilim insanı, tarihte ilk kez insan derisinden alınan hücrelerden belirli tipteki sinir hücrelerini üretmeyi başardı. Fibroblast olarak adlandırılan bağ doku hücrelerinin, sinir hücresi oluşturmak üzere tekrar programlanması, hücre transplantasyonunda potansiyel yeni alanlar yaratacak. Bu keşif gösteriyor ki ergin hücrelerin değişim kapasitesi ve fonksiyonel özellikleri hakkındaki görüşler tam temelinden değişime uğruyor. Lund Üniversitesi araştırmacıları, başlangıç noktası olarak kök hücreler yerine ergin hücreleri alarak embriyonik kök hücre çalışmaları üzerindeki etik problemleri de başlarından savmış oluyorlar.

Araştırma grubunun lideri Malin Parmar, fibroblastların yeni talimatları ne kadar iyi algıladığını gördüklerinde çok şaşırdı: “Biz gerçekten bu tekniğin işe yarayacağını düşünmedik, başlangıçta bu sadece ilginç bir deneydi. Sonrasında ise hücrelerin sürpriz bir biçimde talimatlara uyduğunu gözlemledik.” Proceedings of the National Academy of Sciences’ın son sayısında yayımlanan bu araştırma gösteriyor ki deri hücreleri spesifik sinir hücrelerine dönüştürülebilir.

İki genin daha aktive edildiği ileri deneylerde, araştırmacılar Parkinson hastalığına yakalanan kişilerde ölü durumda olan dopamin beyin hücrelerini ürettiler. Araştırmanın bulguları sinir hücresi üretiminde, transplant olarak hastanın kendi hücrelerinin kullanımına olanak sağlıyor. Bu hücreler pek çok nörodejeneratif hastalıklar için de hastalık modelleri olarak kullanılıyor.

Eski yeniden programlama sistemlerinden farklı olarak, bu sistemde hücreler IPS olarak bilinen pluripotent kök hücrelerine dönüştürülmüyor; yani kök hücre aşamasına gelmeden direkt olarak deri hücrelerinden sinir hücrelerine dönüştürülüyor. Kök hücre aşamasının bu şekilde atlanması da, hücreler transplante edildiğinde oluşabilecek olan tümör riskini büyük olasılıkla ortadan kaldıracak.

Direkt dönüştürme tekniğinin klinik olarak uygulanabilmesinin önünde, bu yeni sinir hücrelerinin nasıl hayatta kalacaklarına ve beyinde nasıl işlev göstereceklerine dair yapılması gereken pek çok deney var. Gelecek için bu araştırmanın sağladığı ise, doktorların hastaların ihtiyacı olan sinir hücrelerini basit birer deri veya saç hücresinden elde edebilecekleri gerçeğidir. Buna ek olarak, hastanın kendi vücudundan alınıp belirli bir şekilde tasarlanan hücrelerin, hastanın bağışıklık sistemi tarafından bir bağışçıdan alınan hücrelerden çok daha iyi bir biçimde kabul edileceği addediliyor.

“Bu uzun bir koşudaki büyük bir fikir. Umarız ki bir hastadan biyopsi yapılarak dopamin hücreleri alınsın ve ardından Parkinson hastalığının tedavisi olarak transplant edilsin.” diyor şu an başka tür beyin hücrelerinin oluşumu için yeni teknikler bulma konusunda çalışan Malin Parmar.

 

Kaynak: ScienceDaily (June 13, 2011)

http://www.sciencedaily.com/releases/2011/06/110609084815.htm