Ana sayfa 106. Sayı Kanser yayılımını engellemede büyük buluş

Kanser yayılımını engellemede büyük buluş

76

Hazırlayan: G. Pınar Gerçek

Biliminsanları laboratuvar deneylerinde, kanserin tümörden vücudun diğer bölümlerine sıçraması anlamına gelen metastazın, “melanoma farklılaşmasıyla ilişkili gen-9” olarak isimlendirilmiş mda-9/syntenin proteininin engellenmesini sağladı.

Amerika’da her yıl bir milyondan fazla cilt kanseri vakası teşhis ediliyor ve melanoma da bunun en ölümcül hali. İleri araştırmalarla beraber bu buluş, melanomada metastazı ve potansiyel anlamda çok çeşitli diğer kanserleri durduran hedefli tedavilere yol gösterebilir.

Kanser Araştırmaları (Cancer Research) dergisinde çevrimiçi olarak yayınlanan çalışma Virginia Commonwealth Üniversitesi’nde Kanser Moleküler Genetiği ve Moleküler Tıp alanlarında çeşitli görevlerde bulunan Dr. Paul B. Fisher tarafından yürütülüyor. Fisher ve meslektaşları, Raf kinaz inhibitör proteininin (RKIP) mda-9/syntenin ile etkileşime girdiğini ve onu baskıladığını buldu. Mda-9/syntenin orijinal olarak Fisher’ın laboratuvarında klonlandı ve önceki araştırmalarda diğer bir protein olan c-Src ile etkileştiği gösterildi. c-Src ile Mda-9/syntenin arasındaki etkileşim artan metastaz ile sonuçlanan bir dizi kimyasal reaksiyona yol açıyor.

Fisher: “Önceki araştırmada, RKIP’ın kanser metastazını önlemede yeni ufuklar açan türden bir rolü olduğu önermesi yapılmıştı; fakat şimdiye kadar bu aktivitenin altında yatan mekanizma belli değildi. Gelecek tedavi yöntemlerine yeni bir hedef sağlamanın yanında, bu iki geni melanoma gelişiminin ve ilerlemesinin görüntülenmesi için biyomarker olarak kullanma potansiyeli de var.”

Biliminsanları, deneyleri boyunca RKIP’nin fiziksel olarak mda-9/syntenin ile bağlandığını ve bu fiziksel etkileşimin mda-9/syntenin ifadesini engellediğini keşfetti. Bu bulgu RKIP’yi taklit eden küçük moleküllerin geliştirilmesi olasılığını ortaya çıkarıyor. Bu geliştirilen moleküller, metastazı melanomada ve diğer kanser tiplerinde tedavi amaçlı ilaçlar geliştirmek adına kullabılabilecek.

Buna ek olarak laboratuvar takımı kötü huylu ve metastaz yapıcı özelliğe sahip melanoma hücrelerindeki mda-9/syntenin seviyelerinin RKIP’den daha yüksek olduğunu; fakat sağlıklı melanositlerde (vücutta cilt, göz ve saçın pigmentlerini üreten hücreler) mda-9/syntenin seviyelerinin RKIP’den daha düşük olduğunu buldu. İki protein arasındaki ters orantılı ilişki, onların ifade seviyelerindeki değişimlerin tanısal bir araç olarak kullanılabilineceğini, klinisyenlerin hastalığın gelişimini izlemesini veya bir hastanın tedavilere olan tepkisini ölçmesini sağlayabileceğini gösterdi.

Fisher: “Bulgularımız melanomada metastaza yol açan genetik mekanizmaları anlamamızı sağlayan büyük bir buluşu temsil ediyor. Önceki çalışmalar mda-9/syntenin seviyelerinin melanoma da dahil olmak üzere kanserlerin çoğunda yükselmiş olduğunu göstermişti, ki bu da bulgularımızın çok sayıda hastalığa uygulanabilir durumda olabileceği fikrini veriyor”.

Araştırmacılar şimdi RKIP’nin mda-9/synteninin aracılık ettiği metastazı engelleme yetisine sahip olduğunu ispatladığına göre, dikkatlerini RKIP’yi taklit edebilecek ve melanoma için yeni tedavilerde kullanılabilecek küçük moleküller geliştirmeye veriyorlar.

Kaynak: “Research Breakthrough Could Halt Melanoma Metastasis, Study Suggests”, http://www.sciencedaily.com/releases/2012/11/121114153227.htm.