Ana sayfa 167. Sayı Çin’de bulunan 200’den fazla fosilleşmiş yumurta, pterosaurların nasıl ürediklerini gösteriyor

Çin’de bulunan 200’den fazla fosilleşmiş yumurta, pterosaurların nasıl ürediklerini gösteriyor

402
PAYLAŞ
Çin’in kuzeybatısındaki Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi’ndeki Hami’de yer alan çölün içinde bulunan pterosaur yumurtaları, embriyolar ve kemikler görülüyor. Biliminsanları, alanda, pterosaurların 200’den fazla üç boyutlu olarak korunmuş yumurtasına ulaştı. © Xinhua / Wang Xiaolin.

Çeviren: Bünyamin Tan

Dinozorlar döneminde gökyüzünde hükümranlık kuran canlıların hayat hikâyeleri hakkında yeni bilgiler veren 200’ün üzerinde pterosaur yumurtası Çin’de keşfedildi.

Çin Bilimler Akademisi Omurgalı Paleontolojisi ve Paleoantropoloji Enstitüsü paleontologlarından Xiaolin Wang, Çin’in kuzey Xinjiang’da bulunan Turpan-Hami Havzası’ndaki keşfi, “Son derece heyecanlıyım” diye anlatıyor. Hamterus tianshanensis olarak bilinen pterosaur türleri üzerindeki bulgular Science’da yayımlandı.

Paleontolog Wang Xiaolin ve Alexander Kellner, Hami’de örnek topluyorlar. © Xinhua

Pterosaurlar, uçmayı geliştiren ilk omurgalılardır ve yaklaşık 252 milyon yıl öncesinden yaklaşık 66 milyon yıl öncesine kadar uzanan dinozorlar çağı sırasında gökyüzüne hâkim olmuşlardır. Bugüne kadar sadece 11 pterosaur yumurtası bulunmuş olup bunların üçü fosilleşmiş embriyolar içermekteydi. Yumurtaların beşi, Kretase döneminde bir zamanlar devasa bir gölün var olduğu Turpan-Hami Havzası’nda bulunmuştu. Jeolojik bilgilere dayanarak 120 milyon yıllık olduğu tahmin edilen 215 Hamipterus yumurtası keşfedilince, bu nadir numunelerin sayısı çarpıcı bir biçimde arttı. Wang, Hami şehrinin yakınlarındaki kazı alanında 300 kadar yumurta bulunabileceğini, çoğunun toprak altında gömülü olduğunu belirtiyor.

Wang’ın ekibinin ve Brezilya’daki araştırmacıların yayımladığı makaleye göre “yumurtalar, tercihli bir yönlendirme olmaksızın oluşmuş birikimle, dönemdeki güçlü rüzgârların ve fırtınaların etkisiyle meydana gelmiş taşınmayı” gösteriyor. Makalede, “Yumurtaların dış yüzeyinde çatlama ve delinme görünüyor ve hepsi esnek doğalarının bir göstergesi olarak, bir dereceye kadar deforme olmuş durumda,” diye yazıyor. “Çoğu yumurta tam olmasına rağmen, gömüldükleri sırada bozulmaya ve sıkışmaya bağlı küçük çatlaklar meydana gelmiş olmalı; çünkü tüm yumurtalar kumtaşı ile dolu ve bu da üç boyutlu olarak korunabilmelerini açıklıyor.”

Wang, “Yumurtaların sayıca çokluğu, kemikler ve diğer numunelerle birlikte, şimdi yok olmuş bu hayvanların, koloni yuvalama davranışını gösteriyor” diye belirtiyor.

Bu yumurtaların 16’sı, ilk kez üç boyutlu pterosaur embriyolarının keşfinin temsilcileri olarak, sağlam embriyonik kalıntılar içeriyorlar. En eksiksiz embriyo, kısmi bir kanat ve kafatası kemikleri (komple bir altçene dahil) içeriyor.

Wang, “Bulgularımızdan sonra, pterosaurların yenidoğanlarının, en azından Hamipterus’un, muhtemelen yere basabildiğini düşünüyoruz. Ancak uçamıyorlardı, çünkü embriyodaki femur iyi gelişmişti, ancak önayak iyi gelişmemişti,” diyor, “Dolayısıyla, bu pterosaur erken gelişen bir yaratıktır, ancak daha önce düşünüldüğü kadar erken gelişmiyor ve muhtemelen bazıları ebeveyn bakımına ihtiyaç duyuyor.”

Zhao Chuang tarafından yapılan görsel, Hami’deki çölde yapılan keşiflere göre Hamipterus tianshanensis türlerini gösteriyor. © Xinhua.

Ekip, büyüme işaretlerine dayanarak, bireylerden birinin en az iki yaşında olması gerektiğini ve ölüm anında hâlâ büyümekte olduğunu tahmin ediyor; bu da pterosaurların kuluçka süresinin uzun olduğu varsayımına yol açıyor.

“Sahada daha fazla yumurta ve embriyo olduğunu biliyoruz, bu inanılmaz. Pterosaurlar incelenirken çok daha fazla zaman harcayacağız” diyor Wang.

Eşdeğer bir makalede, İngiltere’deki Lincoln Üniversitesi’nden Denis Deeming, keşfi “pterosaur üremesini anlamada önemli bir gelişme” olarak sunuyor. “Wang ve diğerlerinin çalışması, bildirdiği yetişkinler ve yavru pterosaurlar ile ilişkili yumurta sayısı bakımından dikkat çekici,” diyor. “Bulgular yuvalama alanı sadakatini destekliyor, ancak yazarların da belirttiği gibi, numuneler yuva alanını temsil etmiyor ve pek çok soru hâlâ cevapsız.”