Ana sayfa Antropoloji Daha önce bilinmeyen bir dil keşfedildi

Daha önce bilinmeyen bir dil keşfedildi

1659
PAYLAŞ
Jedek, Malezya’nın kuzey yarımadasında 280 kişinin konuştuğu bir Avustralasyatik dil. Fotoğraf: Niclas Burenhult

Çeviren: Bünyamin Tan

Güneydoğu Asya’da Malay Yarımadası’nda daha önce bilinmeyen bir dil, İsveç’teki Lund Üniversitesi’nden dilbilimciler tarafından keşfedildi. Bu dile Jedek ismi verildi.

Lund Üniversitesi’nde doktora öğrencisi olan Joanne Yager “Jedek gibi nesli tükenmekte olan azınlık dillerinin belgelenmesi önemlidir, çünkü insan bilincine ve kültürüne yeni kavrayışlar sağlar” diyor.

Jedek dilini konuşanların ilk dil materyalini toplayan Lund Üniversitesi’nden Genel Dilbilim alanından Doç. Niclas Burenhult “Jedek, çoğunluğun düşüneceği gibi, ormanda bilinmeyen bir kabilenin konuştuğu bir dil değil. Hatta daha önce antropologlar tarafından incelenen bir köyde konuşulan bir dil. Dilbilimciler olarak, farklı birtakım sorular sorduk ve antropologların kaçırdıkları bir şey bulduk” diyor.

Dil, Avustralasyatik dil ailesi içinde bir Asya dilidir ve Malezya’nın kuzey yarımadasında avcı-toplayıcı olarak yaşayan 280 kişi tarafından konuşulmaktadır.

Araştırmacılar, bu dili bir dil belgeleme projesi olan Semang Dilleri’nde keşfetti. Bu projede, Asya dillerini konuşan farklı gruplardan dil verileri toplamak için köyler ziyaret edildi.

Jedek’in keşfi, aynı bölgede Jahai dili üzerinde çalışılırken gerçekleşti.

Joanne Yager şunları söylüyor: “Köyün büyük bir bölümünün farklı bir dille konuştuğunu fark ettik. Jahai’de kullanılmayan kelimeleri, fonemleri ve gramer yapılarını kullanıyorlardı. Bu kelimelerden bazıları, Malay Yarımadası’nın diğer yerlerinde uzakta konuşulan diğer Asya dilleriyle bağlantı oluşturuyordu.”

Jedek’in konuşulduğu topluluk, Batı toplumlarından daha fazla cinsiyet eşitliğine sahip; kişiler arası şiddet neredeyse yok, çocuklarını bilinçli olarak rekabet etmemeye özendiriyorlar; yasalar veya mahkemeler yok. Meslek de yok, daha ziyade bir avcı-toplayıcı toplumda herkesin gerekli becerileri var. Bu hayat tarzı dile yansıyor. Meslekler veya hukuk mahkemeleri için yerli sözcükleri yok ve borçlanma, çalma, satın alma veya satma gibi mülkiyeti belirtmek için kullanılan fiiller yok, ancak değiştokuş ve paylaşımı tanımlamak için çok sayıda sözcükler var.

Niclas Burenhult şunları söylüyor: “İnsan olmanın pek çok yolu var, fakat kendi modern ve çoğunlukla kentli toplumlarımız evrensel insanın ölçütü olarak kullanılıyor. Büyük ölçüde belgesiz ve nesli tükenmekte olan dilsel ve kültürel zenginliklerde, en azından kendimiz hakkında öğrenebileceğimiz çok şey var.”

Joanne Yager ve Niclas Burenhult, bu Asya dillerini konuşanlarla uzun süre çalıştılar. Bu, dilleri sistematik olarak incelemek, gözlemlemek ve belgelemek için gereklidir. Sadece röportaj yapmak yeterli değildir.

Niclas Burenhult, bunu “Bu çalışma, dil çeşitliliği hakkında daha fazla şey keşfetmek için güçlü bir tutkuyla araştıran saha çalışanlarına bağlı” diyor.

Şu anda dünyada yaklaşık 6000 dil konuşulmaktadır. Dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 80’i dünyanın en büyük dillerinden birini, yüzde 20’si ise daha küçük olan 3600 dilden birini konuşmaktadır. Araştırmacılar, dünya dillerinin yaklaşık yarısının, yaklaşık 100 yıl sonra soylarının tükeneceğini düşünüyorlar.

Jedek dilini aşağıdaki videodan dinleyebilirsiniz: