Ana sayfa Bilim Gündemi Mikrobiyomumuzu ne şekillendirir: Genetik mi, yaşam tarzı mı?

Mikrobiyomumuzu ne şekillendirir: Genetik mi, yaşam tarzı mı?

1049
PAYLAŞ
Mikrobiyomumuzu şekillendiren faktörleri anlamak, birçok yaygın sağlık sorununu anlamak ve tedavi etmek için anahtar olabilir.

Çeviren: Sedef Kırdar

Genetik ve çevrenin etkisi sorunsalı, mikrobiyomumuza (vücudumuzda taşıdığımız, çoğunlukla yararlı bakteriler) kadar uzanır. Yeni bir çalışma, mikrobiyomumuzun sağlığımızın neredeyse her yönünü etkilediğini ve bireyden bireye değişen mikrobiyal bileşimin kilo alımından ruh haline kadar her şeyi elinde tutabildiğini bulmuştur. Bazı mikrobiyoloji araştırmacıları (mikrobiyomlarımızdaki) varyasyonun genlerimizdeki farklılıklarla başladığını ileri sürmüşlerdir, ancak Weizmann Bilim Enstitüsü’nde yürütülen geniş çaplı bir çalışma bu fikre meydan okumaktadır.  Bu yeni çalışma, mikrobiyom ile sağlık arasındaki bağlantının düşündüğümüzden daha önemli olabileceğine dair kanıtlar sunuyor.

Gerçekten de genetik, insanlar arasındaki mikrobiyom varyasyonunu belirlemede önemli bir rol oynar. Bu görüşe göre, genlerimiz mikrobiyomumuzun kapladığı ortamı belirler ve her belirli ortam belirli bakteri türlerinin gelişmesine izin verir. Bununla birlikte, Weizmann araştırmacıları, konağın genetiğinin mikrobiyom kompozisyonunu belirlemede çok küçük bir rol oynadığını -popülasyonlar arasındaki varyasyonların sadece yüzde 2’si- keşfedince, şaşırdılar.

Araştırma Bilgisayar Bilimleri ve Uygulamalı Matematik Bölümü  Prof. Eran Segal Laboratuvarı’ndan araştırma öğrencileri Daphna Rothschild, Dr. Omer  Weissbrod ve Dr. Elad Barkan ile İmmünoloji Bölümü’nden Prof. Eran Elinav’ın grubu ile birlikte yürütüldü. Yakın zamanda Nature’da yayımlanan bulguları, kişiselleştirilmiş beslenmeyle ilgili uzun vadeli bir çalışmaya katılan yaklaşık 100 İsrailli’nin özgün veritabanına dayanıyordu. İsrail, genetik farklılıkların etkilerini araştırmak için ideal deneysel bir ortam sunan oldukça çeşitli bir nüfusa sahiptir. Genetik veri ve mikrobiyom içeriğine ek olarak her bir katılımcı için toplanan bilgiler, diyet alışkanlıkları, yaşam tarzı, ilaçlar ve ek ölçümler içeriyordu. Bu verileri analiz eden biliminsanları, diyet ve yaşam tarzının mikrobiyom içeriğini şekillendiren en baskın faktörler olduğu sonucuna vardı.

Eğer mikrobiyom popülasyonları genetiğimiz tarafından şekillendirilmemişse, yine de sağlığımızı değiştirmek için genlerimizle nasıl etkileşir? Biliminsanları, mikrobiyom ile kolesterol, kilo, kan şekeri düzeyleri ve diğer klinik parametrelerin veritabanındaki ölçümleri inceledi. Çalışma sonuçları oldukça şaşırtıcıydı: Bakteriyel genomlar ile ilişki en az konağın insan genomu ile ilişkisi kadar güçlüydü ve bazı durumlarda ondan daha da güçlüydü.

Biliminsanlarına göre, bu bulgular mikrobiyomumuzu şekillendiren faktörlerin anlaşılmasının birçok yaygın sağlık sorununu anlamak ve tedavi etmek için anahtar olabileceğine dair sağlam kanıtlar sunmaktadır.

Segal: “Genlerimizi değiştiremeyiz, ancak vücudumuzda barındırdığımız farklı bakteri türlerinin kompozisyonunu etkileyebileceğimizi, hatta yeniden şekillendirebileceğimizi biliyoruz. Bu nedenle araştırmamızın bulguları oldukça ümit verici; bu bulgular mikrobiyomumuzun sağlığımızı düzeltmek için güçlü bir araç olabileceğini gösteriyor” dedi.

Mikrobiyom araştırma alanı nispeten yenidir. Weizmann Enstitüsü’nde toplanan 1000 kişilik veritabanı da dünyadaki en kapsamlılardan birisidir. Segal ve Elinav, zamanla çalışmalarına ve diğerlerinin verilerine daha fazla veri eklenmesiyle, bu yeni bulguların daha da doğrulanabileceğine ve mikrobiyomumuz ile genetik ve sağlığımız arasındaki bağlantının daha da netleşeceğine inanmaktadır.