Ana sayfa Antropoloji “Komşusu açken tok yatan bizden değildir”: Bonobolar ziyafeti paylaşırken görüntülendi

“Komşusu açken tok yatan bizden değildir”: Bonobolar ziyafeti paylaşırken görüntülendi

945
PAYLAŞ
Bonobolar, diğer primatlarla kıyaslandığında, daha açık sosyal davranışlarıyla genellikle savaşçı değil sevişgen olarak tanımlanır.

Çeviren: Ahmet Kerim Gültekin

Araştırmacılar,  ilk kez yabani maymunların yiyeceklerini yakındaki yabancılarla paylaştıklarını rapor etti.

İnsanlar, en azından diğer hayvanlarla kıyaslandığında, yiyeceklerini sadece arkadaşlarıyla ve ailesiyle değil, yabancılarla dahi paylaşmak gibi garip özellikler taşır. Nicole Jones’un haberine göre, şimdi, yaban hayattaki bonobolar da hemen hemen aynı şeyi yaparken gözlemlendiler: Kendi sosyal grubu dışındakilere lezzetli yiyecek parçaları veriyorlardı.

Antropologlar, yaklaşık 6-7 milyon yıl önceki ortak akrabamızın hayatının neye benzediğini aydınlatabilmek için, sıklıkla bonobolar ve şempanzeler gibi en yakın akrabalarımızı inceleyerek sosyal davranışlarımızın evrimiyle ilgilenir. Bilhassa “yiyecek paylaşımı”, grup politikaları, dayanışma ve toplumsal hoşgörü hakkında çok şey söylediği gibi, gözlemlemek için de ilginç bir pratiktir.

Kimi zaman, yabancılarla yiyecek paylaşımının, insansıların toplu avlanmayı ve ganimet paylaşımından faydalanmayı öğrenmelerinden evrilmiş özgül bir insan davranışı olduğu söylenir. Fakat şempanzeler ve bonobolar da avlanır ve kendi toplulukları içinde yiyeceklerini paylaşırlar. Araştırmacılar şimdi, yaban hayattaki bir bonobo topluluğunun bir başkasıyla yiyecek paylaşımı hakkındaki ilk gözlemlerini raporlaştırdılar.

İngiltere’de Liverpool John Moores Üniversitesi’nde primat davranışları üzerine çalışan Barbara Fruth, “Sıklıkla olan bir şey değil, ama mümkün ve muhteşem” diyor. Fruth, Almanya’daki Max Planck Enstitüsü, Evrimsel Antropoloji Bölümü’nden Gottfried Hohmann’la birlikte, Human Nature dergisindeki yeni makalenin eş-yazarlarından birisi.

Yeni araştırmaya dahil olmayan fakat şempanzelerde sosyal zekâ üzerine çalışan, St. Andrews Üniversitesi’nden (İngiltere,Fife) evrimsel antropolog Christopher Krupenye, “Bu bulguyla altı çizilen bir diğer en önemli şey de ortak atamızı anlamak için şempanze ve bonobolarla çalışmanın önemidir. Bugün söz konusu iki türle paylaştığımız özellikler ve davranışlar muhtemelen ortak köklerimize kadar geri gidiyor” diye açıklıyor ve ekliyor,  “Ortak atamızda muhtemelen bir yiyecek paylaşımı düzeyi vardı.”

Davranışlarımız farklı olduğu halde, şempanzeler ve bonobolar, insanlarla birlikte genomlarının yüzde 99’unu paylaşır. Şempanzeler çok saldırgan olmakla bilinir: Topluluk sınırlarında devriye gezerler ve genellikle ölümüne kavga ederler. Fakat şempanzeler hâlâ bazen av etini grup içinde arkadaş yahut cinsel eş edinmek için paylaşırlar.

Bonobolar, diğer primatlarla kıyaslandığında, daha açık sosyal davranışlarıyla genellikle savaşçı değil sevişgen olarak tanımlanır: Farklı gruplardan yabancılar arasında bile, sık cinsel birliktelikleri iyi bilinir. Krupenye bonobolar için, “Gerilimi azaltmak ve sosyal ilişki kurmak için seksi kullanmalarıyla adları çıkmıştır” diyor. Meyve ve etten oluşan yiyeceklerini de paylaşırlar. Bir çalışmaya göre, kapalı alanda tutulan bonobolar bir başka bonoboyla kilitli bir odaya bırakıldığında, yalnız yemek yerine paylaşmayı tercih ediyor; kapalı alanda tutulan hayvanlarla başka bir deneyde ise, bonoboların, muhtemelen sosyal gruplarını genişletebilmek için, kendi ailesi yahut arkadaşlarındansa yabancılarla paylaşmayı tercih ettikleri görülüyor.

Yeni gözlem, yaban bonobolarda paylaşım ve gruplar arası dayanışma ruhuna dair kanıtı bir seviye daha yükseltiyor. Krupenye, “Bildiğim kadarıyla farklı topluluklar arasında, yardımlaşmanın en güçlü örneği olan yiyecek paylaşımı hakkında bugüne değin kanıt yoktu” diyor.

Şempanzeler yabancılara karşı oldukça saldırgandır, fakat bu davranışları tamamen savunma amaçlı değildir.

Bu yeni davranışı, Fruth’un meslektaşları, Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde bir nehrin iki yakasındaki farklı bonobo gruplarını takip ederken gözlemledi. Bu gruplar 30 ve 40 bonobodan oluşuyor ve 60 kilometreyi kapsayan kendi bölgelerinde yaşıyorlar. Yılda sadece iki defa, kendilerini uzaktan tanıdıklar yapacak şekilde, karşı grubun içerisine giriyorlar. Fruth, “Gerçekten yabancılar,” diyor, “kimi zaman alanı paylaşmaktan sonrasında vazgeçseler de, genellikle bir yiyecek alanının sınırında karşılaştıklarında bağrışmalar ve diş göstermeler de oluyor.”

Bir gün Camillo (Batı grubunun alfa erkeği) yemek için küçük bir antilop öldürdü. Takip eden yarım saat boyunca, her iki gruptan dişiler ona yardım için sabırla ve cilveyle bakarak ellerini uzattılar; sonunda grubundaki tüm dişiler ve diğer gruptan Agbaya adındaki bir dişi yiyeceğin birazını aldı. Daha sonra Agbaya avın başını alarak nehrin her iki yakasındaki grupların dişileriyle paylaştı. Fruth, “Antilobu aldılar ve paylaştılar. Bu gerçekten sıradışıydı” diyor.

Krupenye de katılıyor, “Genel olarak belgelemek için şaşırtıcı bir olay, herhangi bir hayvanın bunu yapması oldukça çarpıcı. Fakat bonobolar hakkında bildiklerimize bağlı olarak, bekleyebileceğimiz de bir şey.” Bonobolarda yaygın olduğu üzere, hayvanların ikisi (doğudaki gruptan bir erkek ve batıdaki gruptan bir dişi), aynı zamanda yemek olayının devamında seks de yaptılar.

Bu gibi kolektif ziyafetler belki de ilişkileri iyileştirmek için yiyecek paylaşan modern insanların davranışlarından o kadar farklı değildir. Fruth, “Diğer ülkelerden misafirlerinizi yemeğe davet edersiniz. Bu diplomasidir, bizim için normaldir,” diyor ve ekliyor “son ortak atamızda da kökleri olmalı.”