Ana Sayfa Bilim Gündemi CRISPR cephesinde son durum: Kuş gribi, HIV ve çılgın biliminsanları

CRISPR cephesinde son durum: Kuş gribi, HIV ve çılgın biliminsanları

836
Kaynak: Mark Schiefelbein/AP/Shutterstock

Genler ve DNA dizileri üzerinde doğrudan değişiklik yapma imkanı sunan CRISPR teknolojisinin nerede, ne zaman ve nasıl kullanılacağı tartışıladursun, insanları doğrudan veya dolaylı yollardan etkileyen hastalıklar karşısında CRISPR’ın sunduğu müthiş olanaklar araştırmacıların iştahını kabartıyor. Her yıl binlerce domuzu telef ederek milyonlarca dolara mal olan TGEV virüsünden ya da milyonlarca insanı etkileyen, binlerce can alan sıtmadan sonra CRISPR temelli gen düzenleme teknolojilerinin hedefine şimdi de bir başka popüler illet, kuş gribi Influenza A virüsü oturdu. İngiltere’deki Imperial College London ile İskoçya’daki Roslin Enstitüsü araştırmacılarının ortak yürüttüğü çalışmada amaç, kuş gribi virüsünün konak hücrede kendini çoğaltmak için kullandığı ANP32A proteinini kodlayan geni inaktif hale getirerek virüsün belini kırmak, böylece kuş gribine dirençli tavuklar üretmek. Kuş türlerinde kitlesel ölümlere yol açacak kadar dramatik sonuçlar doğuran kuş gribi virüsünün bazı soyları, nadiren de olsa insanları etkileyebiliyor. Fakat genel anlamda ANP32 grubu proteinlerin memelilerdeki karşılığı virüsün çoğalmasını sağlayan mekanizmayla tam etkileşime girmediğinden Influenza A kuşlar haricindeki türlerde -neyse ki- fazla etkili olamıyor. eLife dergisinin 4 Haziran sayısında yayımlanan araştırmaya göre CRISPR tam da bu iki grup, yani kuşlarla memeliler arasındaki ANP32A proteini farkından yola çıkarak iş görüyor. Daha önceki araştırmalarda kuşlardaki ANP32A geninin 33 bazlık ilave bir kısım içerdiği, bu kısmın kodladığı ilk 4 aminoasidin mutasyon sonucu eksik olduğu türlerde virüsün yeterince etki göstermediği saptanmıştı. Bu bilgiden yola çıkıp CRISPR’ı kullanarak laboratuvar ortamında büyüttükleri tavuk hücrelerinin ilgili geninden bu 33 bazlık kısmı kesip alan araştırmacılar kuş gribi virüsünün yayılmasını durdurmayı başarmışlar. Buraya kadar herşey tamam… Fakat iş laboratuvar sınırlarından çıkıp gündelik hayatımıza değmeye başladığında tartışma farklı bir boyut kazanıyor. Araştırmacılar genetik yapısı kuş gribinin üreyemeyeceği şekilde değiştirilmiş tavuk üretimine geçmeden önce söz konusu DNA değişiminin hayvanın hücrelerinde başka ne gibi etkiler gösterdiğinin araştırılacağını belirtiyorlar; ancak “genetiği değiştirilmiş” lafından hoşlanmayan tüketiciyi ikna etmek kolay olmayacak. Hele de etik değerlere gösterilen bu özenin yanına yaklaşmayan bir CRISPR sklandalına ait anılar henüz bu kadar tazeyken… Kasım 2018’de uluslararası bir toplantıda CRISPR-Cas9 teknolojisini kullanarak HIV virüsüne dirençli ikiz kızların dünyaya gelmesini sağladığını açıklayan Çinli bilim insanı He Jiankui’den bahsediyoruz. Dahası Nature Medicine dergisinin 3 Haziran sayısında yayımlanan bir çalışma Jiankui’nin deneyiyle su yüzüne çıkan CRISPR korkusunu daha da kamçılayacak gibi duruyor.

California Üniversitesi’nden araştırmacıların İngiltere bazlı veritabanlarına kayıtlı 400.000 genom ve ilgili sağlık kayıtları üzerinde yaptıkları tarama He Jiankui’nin HIV direnci oluşturmak üzere CRISPR düzenlemesine tabi tuttuğu CCR5 geni hakkında tedirgin edici bir istatistik ortaya koyuyor. Buna göre genin mutasyonlu kopyasından, yani Jiankui’nin çalışmasında yapay olarak oluşturduğu versiyondan iki tane taşıyanların 41-78 yaş aralığındaki ölüm oranlarının normal bireylere göre %21 fazla olduğu görülmüş. Daha önceki çalışmalarda da CCR5 mutantından iki kopya taşıyanların, yani hem anneden hem babadan mutasyonlu kopya almış olanların influenza/grip enfeksiyonu sonrası ölüm oranlarının 4 kat arttığı belirlenmişti.

He Jiankui II. Uluslararası İnsan Genomunu Düzenleme Zirvesi’ndeki meşhur konuşmasını yaparken. Kaynak: Alex Hoffard/EPA-EFE/Shutterstock.

Nature Medicine’deki çalışmada ifade edilen %21’lik belirgin fark da muhtemelen gribe bağlı ölüm vakalarıyla ilişkili. Bağışıklık hücrelerinin yüzeyinde bulunan CCR5 proteini bazı HIV soyları tarafından virüsün hücre içine girişine aracılık ediyor. Dolayısıyla genin mutasyonlu formunu doğal olarak taşıyan bireyler, HIV’e karşı da doğal bir bağışıklık gösteriyor. Zaten He Jiankui de Kuzey Avrupalıların %11’inde görülen bu mutasyonu CRISPR aracılığıyla yapay olarak oluşturmuş, sonuçta biri mutant genden tek kopya, diğeri iki kopya taşıyan ikiz kızlar dünyaya gelmişti. Ne var ki %21’lik oranın da ortaya koyduğu üzere çoğu hayvan türünde de bulunan ve gayet iyi korunmuş bu genin etkilediği pek çok özellik olduğu ya da mutasyonun farklı çevrelerde farklı etkiler gösterebileceği muhakkak. Sözün özü evrimin genomumuzdan söküp atmadığını bizim yapay olarak ortadan kaldırmamız, Jiankui’nin çalışmasının etik eksikleri bir yana, belki pek de hayırlara vesile olmuyor. Fakat bilim camiası nasıl bir tavır takınırsa takınsın ya da ne kadar güçlü bir istatistik ortaya koyarsa koysun dünyanın bir yerlerinde CRISPR’ı kullanarak göz alıcı işlere imza atmak isteyen birileri illa ki çıkıyor. Nature dergisinin 10 Haziran tarihli haberine göre en son kahraman adayı Rusya’dan: Kulakov Tıp Araştırmaları Merkezi’nin yöneticisi moleküler biyolog Denis Rebrikov. Onun da hedefinde HIV pozitif kadınlar ile CCR5 geni CRISPR ile düzenlenecek embriyoları var. Batılı biliminsanları konuyla ilgili endişe ve tepkilerini dile getiredursunlar Rus yetkili makamlarından klinik araştırma onayı bekleyen Rubrikov Çinli meslektaşına kıyasla çok daha kararlı ve cüretkar görünüyor; üstelik Jiankui’nin aksine gizlenme ihtiyacı bile duymuyor. Kullanacağı yöntemin hedef dışı düzenlemeleri en az indireceği iddiasındaki Rubrikov bilim yapma arzusunun mu yoksa kişisel ihtiraslarının mı etkisiyle hareket ettiğini kendi sözleriyle ele veriyor: “Sanırım bunu yapacak kadar çılgın biriyim!” Bakalım bilim çevreleri Jiankui’ye gösterdikleri keskin ve eleştirel tavrı bu çılgın bilim adamına da gösterecekler mi, göreceğiz…

Kaynak
1) “Chicken cells gene-edited to resist bird flu”, The University of Edinburgh News, 4 Haziran 2019.
2) “CRISPR baby mutation significantly increases mortality”, Berkeley News, 3 Haziran 2019.
3) David Cyranoski, “Russian biologist plans more CRISPR-edited babies”, Nature News, 10 Haziran 2019.