Ana sayfa Astronomi Mars’ta saptanan metan Dünya dışı yaşam umutlarını yeşertti

Mars’ta saptanan metan Dünya dışı yaşam umutlarını yeşertti

1805
PAYLAŞ

Nıvart Taşçı

Küresel ısınma yaratma potansiyeli CO2’in 28 katı olan metan gazını şimdiye kadar iklim değişimi haberlerinden okuduk, bildik. Kendisi yeryüzünün oksijenden yoksun kimi uç noktalarında, mesela Alaska’nın buz ve toprak karışımı yüzeyi erirken oluşan sığ sulak oyuklarında ya da okyanus tabanındaki volkan ağızlarında yaşayan mikroorganizmaların ürettiği bir atık madde. Solunum için hidrojen ve karbondioksit kullanıp atık olarak metan üreten bu metanojenler (yani metan üreten bakteriler) mide-bağırsak sistemimizde yaşayan yüzlerce bakteri türünden biri aynı zamanda. Zaten metanın küresel ısınmayla ilişkisi tam da buradan kaynaklanıyor. Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli’nin (IPCC) raporlarında atmosferdeki metanın sanayi öncesi seviyenin %50 üzerine çıkmış olması en azından kısmen (%20 oranında), sığır, koyun gibi geviş getiren hayvanların bağırsak sistemindeki bu canlılara bağlanıyor. Yani yeryüzündeki metanın çok büyük bir kısmı oksijenin olmadığı yerlerde kendine yaşam alanı bulmuş olan çeşit türlü bakteriden köken alıyor. Dünya tamam da peki ya Mars’taki metanın kaynağı ne?

İlk defa 10 yıl önce Hawaii’deki Mauna Kea Gözlemevi teleskoplarının varlığından haberdar ettiği, ancak o zamanlar veri hatası denip fazla dikkate alınmayan Mars metanı artık yadsınamaz bir gerçek haline geldi. İlk önce New York Times aracılığıyla 22 Haziran’da duyurusu yapılan, ertesi gün (23 Haziran) NASA’nın resmi sitesinden yayımlanan açıklamaya göre NASA’nın yüzey keşif aracı Curiosity, geçtiğimiz Çarşamba yaptığı ölçümlerde, kızıl gezegenin atmosferinde yüksek oranda metan saptadı. Daha önceki çalışmalarda eski bir göl yatağı olduğu tespit edilmiş olan Gale Krateri’ne 2012 Ağustos’unda iniş yapan Curiosity, metanın varlığına ilişkin benzer bir ölçümü 2013’te de yapmış, 7ppb’lik, yani atmosferdeki her 1 milyar partikülden 7’sinin metana karşılık geldiği ani bir yoğunlaşma tespit ettiğini açıklamıştı. Bu son ölçüm ise 2013’teki miktarın tam üç katı: 21 ppb, yani şimdiye kadar belirlenmiş en yüksek seviye.

Aslında Mars’ın yüzeyini yaşam izine rastlama umuduyla arayıp tarayan tek araç Curiosity değil. 2016’da yollanan fakat ilk tespitlerinde herhangi bir sonuca ulaşamayan Avrupa ve Rus menşeli Trace Gas Orbiter; Curiosity’den daha önce Mars yörüngesine yollanmış olan Avrupa Uzay Ajansı’nın uydularından Mars Express; ve yine NASA kaynaklı Mars Global Surveyor; hepsi birden gözünü Mars’ın yüzeyine dikmiş bakarken metanın varlığına ilişkin sorulara verdikleri yanıt, bu gizemli gazın Mars atmosferinde gösterdiği mevsimsel iniş çıkışlardan dolayı olacak, tam olarak örtüşmüyor. Nitekim Curiosity’nin 2013’te tespit ettiği 7ppb’lik metan da birkaç ay boyunca varlığını koruduktan sonra aniden yok olmuştu. Mars atmosferine dair mevcut bilgi, fotokimyasal ve genel dolaşım modelleriyle birleştirildiğinde söz konusu metanın, atmosferde homojen bir şekilde dağılım gösterdiği 300 yıllık sürenin sonunda güneş ışığı ve kimyasal tepkimelerle parçalanmış olması gerekiyor. Dolayısıyla bugün bu gazın varlığını tespit etmiş olmak, Mars’ta yaşamın varlığına dair sorulara cevap vermekten çok, daha karmaşık başka soruların sebebi haline geliyor. Ve yukarıda sorduğumuz soru bunların başında geliyor: Mars atmosferindeki metanın kaynağı ne?

Her ne kadar abiotik, yani canlılığa dayanmayan, jeolojik kaynaklı metan üretim mekanizmaları ihtimaller arasında yer alıyor olsa da Mars’ta varlığını sürdüren canlı formlar, bu sorunun en gözde ve şaşalı yanıtını oluşturuyor. Özellikle de Curiosity’nin, ana çalışma alanı Gale Krateri’nde daha önce saptadığı boron ve silisyum minarelleri hesaba katıldığında; zira bunlar, araştırmacıların belirttiği üzere, Gale üzerindeki sıvı kütlesinin buharlaşmasından sonra yeraltına çekilen su kaynağının varlığına işaret ediyor. Araştırmacılar yaşamın pekala burada ortaya çıkmış olabileceğini düşünüyorlar. Üstelik Gale’deki tepelere tırmanan, kayaların bileşimini inceleyen, eski göllerin ve yeraltı sularının milyarlarca yılda nasıl değiştiğini anlamaya çalışan bu araba boyutundaki akıllı makine, Curiosity, içerdiği lazer tabanlı spektroskopi sayesinde çok küçük miktarlardaki molekülleri de tespit edebilecek kadar yüksek bir çözünürlüğe sahip. Dolayısıyla hata payı çok düşük. Sonuçta metanın kaynağını henüz bilmiyoruz. Fakat bu sorunun cevabı öylesine iştah kabartıcı ki biri NASA, diğeri yine Avrupa-Rus ortak yapımı olan iki yüzey tetkik aracı gelecek yıl Curiosity’nin yanına yollanacak. Sözün özü uzay ajansları Mars’ta yaşamın sırrını çözene kadar durmayacak.

Kaynak
1) “Curiosity Detects Unusually High Methane Levels”, 23 Haziran 2019, https://www.nasa.gov/feature/jpl/curiosity-detects-unusually-high-methane-levels.
2) Kenneth Chang, “NASA Rover on Mars Detects Puff of Gas That Hints at Possibility of Life”, The New York Times, 22 Haziran 2019.