Ana sayfa 202. Sayı Prostatından dahi çekmedi Sultan, ulema dilinden çekdiği kadar

Prostatından dahi çekmedi Sultan, ulema dilinden çekdiği kadar

212

II. Abdülhamid’in 1906 yılı içinde geçirdiği “maraz-ı şahane” ile ilgili raporlar tıp tarihimizin kutsal emanetleri arasındadır. Türkçe ve İngilizce makale ve bildirilere konu olan bu belgeler II. Abdülhamid’in Hastalığı ve Tedavisi (1906) adlı bir kitapta toplanmıştır. Bu yeni yayını Suriye ve Ortadoğu tarihi konularında uzmanlaşmış iki tarihçiye borçluyuz.(1)
Kitabın girişinde Türk-İslam devletlerinde tababet, Birinci Bölümde Osmanlı sağlık kurumları ve II. Abdülhamid döneminde tıp alanındaki gelişmeleri okurken (s. 9-53), keyfinizi kaçıracak olan 1891 yılından sonra Sultanın sağlığıyla ilgili “asılsız haberlerin” Avrupa’da yayılmaya başlamış olmasıdır. Osmanlı Hariciyesi bu tezviratı takip ve tekzip etmeyi iş edinir. Yalanlamalar Padişahın 1906 yılındaki hastalığı sırasında devam edecektir. Aynı günlerde, Almanya’dan telgrafla çağrılan iki hekim II. Abdülhamid’in bakımını üstlenir. Alman hekimler, kızı Refia Sultan için gelmiş gibi gösterilirler.

Sultan, altmışbeş yaşında bir adam
Prof. Ernst von Bergmann için, 26 Mayıs 1906 Cumartesi günü gördüğü II.Abdülhamid 65 yaşında bir hastadır (“Der Sultan, ein Mann von fünfundsechzig Jahren”)(2). Bir kaç hafta ilgilendikten sonra, birinci rütbeden murassa Osmani nişanıyla Berlin’e dönerken, asistanı Dr. Richard Bier’i hastanın başında bırakır. İki doktor 11 Eylül’de hastalarını tekrar görmeye gelirler ve muayenelerinde Sultanı “fevkalade afiyette” bulurlar. Ancak, çizelgelere göre Abdülhamid ateşlenmeye devam etmektedir. Prof. von Bergmann on gün sonra Almanya’ya dönerken Dr. Bier yine Sultanın yanında kalır.(3)
Kitabın İkinci bölümünde II. Abdülhamid’in hastalığının tıbbi kayıtlara geçen öyküsünü okuyup anlamaya çalışıyoruz. Ne var ki, yazarlar terminolojisini anlamadıkları tıbbi raporları çevirmeye çalışırken bir de sadeleştirmeye girişince, ortaya “tıbbi bir mikrop (piyalo nefrit)” (s. 117) gibi anlamsız deyimler çıkmıştır. Doğru çeviri: “hastalığın bir intani’l-tabii [doğal enfeksiyon] (piyelonefrit) olduğuna şübhe bırakmamışdır” olacaktır.
Kitapta “İcrahane-i hümayun” (s. 125), belgelerde ise Eczahane-i hümayunda hazırlandığı belirtilen ilaçların ne olduğunu anlamak için, kitapta okuduğunuzu unutmanız gerekir:
“Bitkisel ilaçlardan mısır püskülü kaynatılmış içinde Bater fırat dusod Baber fırat doltik 0,5-1 gram, Bikarbonat dusot tannat döktin 0,50-0,75 santigram, Sulfat döktin 0,40-0,60 santigram kadar, fıkır fıkır pişirilmiş banzunaftol 0,5-1 gram kadar.”
Biraz reçete ve kimya bilgisi olan meraklılar için, bu cümlenin doğru çevirisi şöyledir:
“Müdrirat-ı nebatiyeden mısır püskülü matbuhu derununda Benzoate de soude, Benzoate de lithine 0,5-1 gram, Bicarbonate de soude 2-3 [gram],  Tannate de quinine (kinin) 0,50-0.75 santigram kadar, Sulphate de quinine (solfato) 0,40-0,60 santigram kadar, kınakına matbuhu [derununda] Benzo-naphtole 0,5-1,0 gram kadar.”

Kilyeden Külliyenin Hicranlı Suları
Kitapta adı Nazif Paşa olarak geçen saray tabibinin adını (s. 53), Müşir Hacı Nafiz Paşa olarak düzeltelim. II. Abdülhamid’in idrar tahlillerinde imzası olan Hamidiye Etfal Hastahane-i Alisi ve Mabeyin kimyageri Fehmi Mahmud bin Rıza kulları: Kimyager Tabip Yüzbaşı Fehmi Rıza Anlı’dır (1874-1943). Yıldız Sarayı’nın içinde kurulan kimya  laboratuarının oldukça ayrıntılı ve bilimsel olan analiz raporlarının çevirilerinde çok garip yanlışlar okuyorız:
“İşbu mikroskobik incelemelerde Debilofoklar, istafilonun külliyede ve tüm idrar yollarında iltihap oluşturma vazifesini icra eylediği…” (s. 119)
Doğru çevirisiyle, “Diplokoklar ile istafilonun (stafilokok) kilyede…”, yani böbrekte olduğunu bilemeyen okur, ‘külliye’ içindeki mikropları pek merak edecektir ?
Sağlığa ve sağlık kurumlarına çok önem verdiğini, “hangi otların ne tür rahatsızlıkları giderdiğini çok iyi şekilde bildiğini” (s. 52) öğrendiğimiz Padişah, raporlara inanmak gerekirse, beden termometresiyle ateşinin düzenli olarak ölçülmesine izin vermemiştir. Hastalığı sırasında idrar tahlili ilk kez, yine izniyle, 3 Ağustosta 1906 günü yapılabilmiştir.
Bu tahlil-i kimyeviyenin kitaptaki çevirisi:
“daimi surette geriden yarık görülmekde olduğu gibi… hicran sularına ve mesane müşahede kılınmıştır”.
Doğru okunuşu: “daimi suretde küreyvat-ı kıyhiye görülmekde olduğu gibi…
hücürat-ı hüveyza ve mesane müşahede kılınmışdır.” Yani, gözlenen iltihap, böbrek pelvisi ile mesanenin hücreleridir. Ne hicran suları, ne Hamidiye menba suyu !
Yayın hazırlanırken çeviriyazının sadeleştirme yöntemi açıklanmamıştır. Özellikle tıbbi raporların dil bakımından sadeleştirmesi sırasında, kırpma-ekleme ile anlam bozulmuştur. Örneğin, kitapta yer verilen sadeleştirilmiş bir pasaj (s. 104) ile orijinal belge karşılaştırıldığında içeriğin nasıl bozulduğu görülecektir (BOA, YEE.106,17.29):
“9 Ağustos [1322] Perşembe günü… Muayene edilen idrarın rengi limoni sarı, kokusu kendisine mahsus, görüntüsü bulanık, reaksiyonu asitli olup az miktarda irinden ibarettir. İdrar içerisinde glikoz, urubilin, aseton, safra ve pepton bulunmakta, ancak az miktarda albümin ile andikan vardır…”
“Bin üçyüz yirmiki senesi mah-ı Ağustosun dokuzuncu Çeharşenbe günü… Şöyle ki, muayene edilen idrarın yirmidört saatlik hacmi 2700 santimetro mikabı olub rengi limoni sarı, rayihası kokmuş [fetid], manzarası bulanık, teamülü hamızi [asidik], siklet-i izafiyesi [özgül ağırlığı] 1,008 olub kıyhden [irin] ibaret az mikdarda bir tortuyu havidir. Az miktarda albumin, musin ve muhati havi olub bir litresinde 8,32 gram cevher-i bevl [üre], 0,85 gram hamız-ı fosfor [fosforik asit], 2,5 gram tuz [sodyum klorür] vardır…”
Çeviride Padişahın ilaçları da birer bilmeceye dönmüştür: “İdrar getirici bitkilerden maurli kaynatılmış idi” (s. 120). Doğrusu: “Müdrirat-ı nebatiyeden Uva ursi [Ayı üzümü yaprağı] matbuhundan ibaret idi”.
Diğer yanlış okumalara örnek:
Manyezi hazi (s. 49) Menfezi hanri (s. 117) : Magnésie Henry
Resosas (s. 119): Resorcine
“Bitalinium’a karşı” (s. 119): orijinal metinde Fransızca Rétention’a karşu,
Furmayan Dusod, Furmeyad Dusod, Formiyad Sud (s. 123-124): Formiate de soude, vb.

Cuma Selamlığı krizi ve Keyy
II. Abdülhamid’in maraz-ı şahanesi neydi ? Tıbbi raporlardan ve Paris’te yayımlanan Şura-yi Ümmet gibi gazetelerin istihbaratından bir çıkarsama yaparsak, “Piyelonefrit” hastalığının: Kronik İdrar Yolu Enfeksiyonu, Taş Hastalığı ve Prostat İrileşmesi (hipertrofisi; dönemin terimiyle: prostatın ifrat-ı nümüvvi illeti) sonucu ortaya çıkan bir klinik tablo olduğunu söyleyebiliriz. Prof. von Bergmann’ın önerdiği ameliyat da mesane taşlarının çıkarılması olmalıdır. Genel anesteziden korkan Sultan ameliyatı kabul etmez. II. Abdülhamid’in hastalığını konu alan kitapta buna benzer ayrıntıları, tanı ve sağaltım çevresindeki tartışmaları bulamıyoruz. Abdülhamid’le benzeşen bir idrar yolu taş hastalığı olan kardeşi Mehmed Reşad, padişah olduktan sonra, 1915’te başka bir Alman cerrah tarafından Dolmabahçe Sarayı’nda ameliyat edilmiştir.
Kitapta, II. Abdülhamid’in hastalığı nedeniyle 10 Ağustos 1906 günü Cuma Selamlığına çıkamadığı not edilmiştir (s. 85). Padişahın öldüğü söylentisinin yayılmasına neden olan ve Yıldız çevresinde bir paniğe yol açan bu olay üzerinde ayrıca durulmamıştır. Tarihçi yazarlardan ”Selamlık krizi” ve Payitahttaki siyasal yansımasını irdelemeleri beklenirdi.
Arşivlerde II. Abdülhamid’in hastalığı ile ilgili izlem notları ve ateş çizelgesi 2 Ekim 1906 sabahında kesilmektedir. Halbuki Sultanın bir gece önce 38.9 dereceye kadar çıkan bir ateşi olmuştur. Bundan üç gün önce ise, (kitapta 19 Eylül olarak verilen tarih, 16 Eylül 1322/29 Eylül 1906 olmalıdır) II. Abdülhamid, “göğüs tahtasının (sternum) alt ucunun üst hizasına bir keyy (dağlama)” yaptırmıştır (s. 120). Bu işlemden kimsenin malumatının olmadığının belirtilmiş olması; ardından hastalığa ait tıbbi ve laboratuar kayıtlarının kesilmesi ilginç bir durumdur. Dağlama, Abdülhamid’in tedavisine şifacı-üfürükçü taifesinin katılmış olabileceğini akla getirmektedir. Sultana dağlamayı kim(ler) yapmıştır? Aynı zamanda ilaçlarla tedavi terkedilmiş midir? İdrar tahlillerine bir daha müsaade-i hazret-i padişahi çıkmamış mıdır? Sonuçta, benzer soruların hiçbiri cevaplanamamış; II. Abdülhamid’in 1906’daki hastalığı ihtilatlı, tedavisi ihtilaflı kalmıştır.

Dipnotlar
1) Ömer Osman Umar, Turgay Murat, II. Abdülhamid’in Hastalığı ve Tedavisi (1906), İstanbul, İdeal Kültür yay., 2020 (13.5×21 cm., 143 s., tablo, kaynakça). ISBN 978-625-7059-05-3
2) Arend Bucholtz, Ernst von Bergmann, Leipzig: F. C. W. Vogel, 1911, s. 541.
3) Jürgen Nitsche,Dr. Richard Bier (1865-1943). Ein deutsch-jüdischer Arzt im Dienste des Sultans Abdul Hamid II. Biographische Splitter einer einzigartigen Odyssee”, Medizin und Judentum, ed. Caris-Petra Heidel. Bd. 10, 2011, 95-116.

II. Abdülhamid’in Hastalığı ve Tedavisi (1906), Ömer Osman Umar, Turgay Murat, İstanbul, İdeal Kültür yay., 2020