Ana Sayfa 218. Sayı Ha gayret!

Ha gayret!

105

Bilim ve Gelecek’in 18 yılı aşmış yayım hayatının tümü AKP iktidarı altında geçti. Ülkenin tepesine çöreklenmiş bu gerici iktidara karşı Türkiye’nin aydınlık yüzünün ve emekçi halkının verdiği mücadelenin bir parçası olduk biz de. Kitlesel etkisi olan bir parça değiliz ama kitlelere öncülük etmeye çalışanlara düşünsel malzeme ve araç üreten bir parça olmayı hedefledik. Bunca yıl sürekliliğimizi sağlayabildiğimize göre başarılı olduğumuzu düşünüyoruz. Elbette çok daha fazlasını yapmalıydık, daha etkili olmalıydık ama bu da borcumuz olsun halkımıza ve entelektüel militanlara.
Umuyoruz bu döneme artık bir son verecek Türkiye. Karanlık dehlizlerde ışık olmaya çalışan bir dergi olmaktan çıkıp, aydınlık bir ülkeyi yeniden inşa etme mücadelesinin dergisi olmayı istiyoruz artık. AKP iktidarından kurtulmuş bir ülkenin bilim-düşün dergisi olmanın özlemi ve heyecanı var içimizde. Önümüzde duran çatışmalı ve sıkıntılı dönemi atlatıp o günlere, o yeni mücadele aşamasına erişmeyi, umarız becerebiliriz. Her türlü zorluğa karşın “ha gayret” diyoruz kendi kendimize, “az daha dayan”.
Okurlarımız en büyük desteğimiz. Hepimizin içinde bulunduğu günümüzün zorlu koşullarında azalmış olsa da okur potansiyelimizi biliyoruz. Yakın bir gelecekte onlarla yeniden buluşacağız, yeniden buluşmanın araçlarını yaratacağız. Bilim ve Gelecek’i ısrarla okuyanlara, yazanlara, abone ve e-abone olanlara-bulanlara saygımız ve sevgimiz büyük. Onlar sayesinde ulaştık bugünlere. Kendimize yaptığımız telkini onlara da öneriyoruz: Ha gayret! Bu derginin yaşaması için küçük küçük de olsa katkı koymaya devam… Bu dergi AKP iktidarının sonrasını da görmeli.

***

Elinizdeki sayının öne çıkmış bir kapak dosyası yok. Onun yerine farklı bilim ve düşün alanlarından çok sayıda makale yer alıyor. Aslında bu pek Bilim ve Gelecek’in tarzı değil. Bilim ve Gelecek genellikle bir soru ortaya atıp, o soruya farklı boyutlarıyla yanıtlar üreten bir yayım çizgisi izler. Bu tarz, dergiye bir derinlik katar. Ama bu tarzın zaafı da çeşitliliğin ve ana konuya ilgi duymayan okurun ilgisinin azalmasıdır. Tarzımızı değiştirecek değiliz, ama bu sayıda çeşitlilikten yana koyduk ağırlığımızı.
Dergimizin kapağında da yer bulmuş önemli makaleler var bu sayımızda. Her biri bir soru atıyor ve derinlemesine tartışıyor. Aslında hacimli bir kapak dosyası yok ama her biri kapak değerinde çok sayıda makale bulunuyor elinizdeki sayıda. Okuyunca göreceksiniz.

***

Türkiye bilim topluluğunun çok önemli iki kaybı oldu geçtiğimiz Mayıs ayında. Hem kendi alanlarında en üst düzeye gelmiş hem de birer emekçi entelektüeli olarak ülkemiz bilim ve düşün yaşamına büyük katkılar koymuş iki isim hayatını kaybetti. Büyük hukukçumuz Rona Aybay ve değerli müzikolog Ahmet Say. Türkiye’nin ne yazık ki çorak olan entelektüel ortamında hepimizi besleyen vaha gibiydi bu büyük bilimcilerimiz. Onları da anmak istedik bu sayımızda.

Dostlukla kalın…

Önceki İçerikKendi kaleminden Prof. Dr. Rona Aybay
Sonraki İçerikGezegenimizin her yanında kıyı kentleri batıyor!