Ana Sayfa 219. Sayı Görmekten, sormaktan, neşeden yana kitaplar

Görmekten, sormaktan, neşeden yana kitaplar

181

Bir süredir kiminle buluştuğumuzun ya da gündemimizin pek önemi yok, çünkü konu hızla -ve kaçınılmaz olarak- hayatın nasıl güçleştiğine, yetememeye geliyor. Kimi sohbetler çaresizliğin tarafına kaymada aceleci, kimi umuttan yana, çözüm üzerine de sözü var. Ne yazık ki çocuklar da dışında değil bu gündemin. Yetememe hâline dair sohbetleri biraz da ‘korunaklı’ kılan derin yoksulluğun gölgesinde boş beslenme çantaları var, eğitim hakkından mahrum bırakılıp kölelik koşullarında çalışmaya zorlanan çocukların sayısı her gün artıyor. Buradan bakınca yaz tatili için çocuk kitapları tanıtmak zor bir çabanın ürünü olarak görülebilir ama umuttan, çocuklardan yana taraf olmak zorundayız. Çocukların düşünmesine, sorgulamasına, hayal kurmasına, en önemlisi gülümsemesine imkân yaratacak kitaplardan söz etmek de taraf oluşun parçası olarak görülebilir. Bundan dolayı ben de tatilin henüz başındayken, 9-12 yaş aralığındaki okurlar için, sözü daha eşit bir gelecekten yana olan ama merak ve maceranın dozunu da hiç azaltmayan üç kitaptan söz etmek istedim*.

***

Seto Bal, sokağın ötesini merak eden mavi saçlı Deniz ile kehribar rengi kedisi Setrag’ın (kısaca Seto, azıcık uzatınca Seto Bal) hikâyesi. Deniz sorularının uzaklardan gelen çocuk sesleriyle buluştuğu bir gün kucağında Seto ile evden çıkıyor. Kısacık gezintisinde hayatı anne ve anneannesinden; kadınların deneyimlerinden öğrenen bir çocuk olarak sınırlar ve sınırın diğer tarafında kalanlara yönelen hoyratlıkla tanışıyor. Sokakla temasın hayal kırıklığı çok gerçek olsa da ikilinin yolu Shakespeare’in eserlerinden ağaca tırmanmanın sırlarına dek her şeyi bilen Mavi ile kesiştiğinde okur daha net anlıyor ki bu öyküde karamsarlığı yer yok. Seto Bal, yiten komşuların bıraktığı derin izler, cinsiyet kimliklerine atfedilenler, toplumsal kabuller ve onları reddin imkânları gibi büyük meselelere neşeyi asla yitirmeden, kedilerin, ağaçların, arkadaşlığın gölgesinden bakan bir erken sorgulama metni.

***

Erkekler Kızlara Karşı tüm oyunların, işlerin, mekânların cinsiyete göre ayrıldığı bir sınıfın hikâyesi. Yeni öğrenci Zoe aralarına katılana dek bu sınıfta rekabet hiç azalmıyor, okuldaki ortak alanların kullanımı galibiyete göre el değiştiriyor. Ama kamyon şoförü bir anne ile ev işlerinde maharetli bir dedenin yetiştirdiği özgüvenli, bilim kurgu meraklısı Zoe, ayrımcı kalıplara fazlasıyla sadık Giovanni’ye rağmen, arkadaşlarının ezberlerini bozmaya kararlı. Direniş ve değişimin sınırlarının muğlaklaştığı günlerde okul parkı tarumar edilince okur, ayak izlerinden örnekler toplayan, haritalar çizip planlar yapan, kılık değiştirerek iz süren genç dedektifler Zoe ve Giovanni ile tanışıyor. İkili sonuca yaklaştıkça çözülmeyi bekleyen yeni bir olay patlak verdiğinden heyecanın dozu hiç azalmıyor. Silvia Vecchini cinsiyetçi önyargıların keskinleştiği bir yaş grubu için okuruyla yaşıt kahramanlar aracılığıyla normal ya da ideal addedilenleri sorgulatan, Ada Lovelace ve Marie Curie gibi öncü kadınları selamlayan bir metin kaleme almış. Çocukların toplumsal cinsiyet eşitsizliği, ayrıştırıcı dil ve mekânsal düzenleme konusunda bilinç kazanmasını tek kitapla sağlama imkânımız olsaydı, oyumu zorlu bir meseleye Star Wars, dedektif hikâyeleri ve gezegenlerde gezinerek bakan Erkekler Kızlara Karşı’ya verirdim.

 ***

 Söz edeceğim son kitabın kahramanının adı Miguel. Hayatın rutinlerle ilerlediği korunaklı bir evde, tüketmeye ve daha çok tüketebilmek için çalışmaya tutkuyla bağlı anne babasıyla yaşıyor. Hafta sonları alışveriş merkezinde hangi ürünün daha iyi olduğu tartışmalarıyla, kendilerinin dışında kalan hayata körleşerek geçiyor. Kitabın sorusu da Miguel alışveriş merkezinin otoparkında evsiz bir şairle tanıştığında ortaya çıkıyor: Tek bir şiir hayatı o güne dek arabanın camından izlemiş bu çocuğu bir gün And Dağları’nın yamaçlarına ertesi gün Afrika’daki bir köye gönderebilir mi? Miguel, “Ve baktığı ilk şeyde/ Dönüşüverirdi o nesneye.” diye biten şiirin peşi sıra gelen fantastik mekân değiştirişlerine çare ararken kabuğunu kırdığını, artık bakan değil gören olduğunu henüz bilmiyordu, vardığı yeri adımladıkça kavradı. Elimizde çeperdekini, görünmez kılınmışı keşif öyküsünden çok daha fazlası olduğundan metnin kahramanla yaşıt okurlar için de benzer bir kavrayışa kapı aralayacağını düşünüyorum. Miguel, eşitsizliğin kaynaklarına bakmada, tüketerek var olma yanılgısı ve benmerkezci tutumları eleştirmede cesur tarzı, gerçekçi tasvirleriyle çok başarılı bir çocuk/ilk gençlik kitabı.

***

Tüm çocukların merak ve hayal gücünü kaşıyan kitaplarla tatilin keyfini çıkarabilmesi bir dilekten fazlası olsun.

*Yayınevlerinin kitaplar için belirdiği yaş aralıklarına uygun tercihler yapmaya çalıştım, ama her okurun okumayla ilişkisi, ilgi alanları farklı dolayısıyla hangi kitabın kendisine uygun olduğu konusunda en doğru kararı okur verebilir.

-Seto Bal, Tuğçe Tüfenk, Resimleyen: Ece Zeber, Nesin Yayınevi, 2018, 51s.
-Erkekler Kızlara Karşı, Silvia Vecchini, Resimleyen: Sualzo, Çev. Yelda Gürlek, Yapı Kredi Yayınları, 2016, 131 s.
-Miguel, Alfredo Gómez Cerdá, Resimleyen: Javier Zabala, Çev. Saliha Nilüfer, İletişim Yayınları, 2013, 128 s.

Önceki İçerikKitapçı Rafı
Sonraki İçerikKısa bir dönemin uzun tarihi Devrime Doğru: Petrograd Bolşevikleri ve 1917 Temmuz Ayaklanması