Ana Sayfa Bilim Gündemi Kovid’i belirtisiz mi atlattınız? Sebebi genlerinizde olabilir

Kovid’i belirtisiz mi atlattınız? Sebebi genlerinizde olabilir

Bağışıklık sistemi geninde bulunan yaygın bir varyant, SARS-CoV-2 enfeksiyonuna yakalandığınızda oluşabilecek ağır semptomlara engel olabilir.

129
SARS-CoV-2 nin semptomsuz geçirilen tipi, belki de kısmen yeni tanımlanmış bir genetik mutasyon sayesindedir.

SARS-CoV-2 koronavirüsü ile enfekte olan kişilerin en az %20’si kendilerini asla hasta hissetmiyorlar. Bilim insanları, enfeksiyon sırasında semptomlardan kaçınma olasılığı ile bağlantılı olabilecek bir genetik mutasyon belirlediler.
Bu mutasyon, daha önce soğuk algınlığına neden olan ‘mevsimsel’ koronavirüslere maruz kalmış kişilerin bağışıklık hücreleri için avantaj sağlayabilir gibi duruyor. Makalenin yazarı ve San Francisco Kaliforniya Üniversitesi’nde bir immünogenetikçi olan Jill Hollenbach, bu ekstra desteğin, bağışıklık sisteminin SARS-CoV-2’yi patojene karşı savunmaya çalışırken kontrolden çıkmadan önce hızlı bir şekilde izleyip yok edebileceği anlamına geldiğini söylüyor.
New York City Rockefeller Üniversitesi’nden pediatrik immünolog Jean-Laurent Casanova, çalışmanın “bir alkışı hak ettiğini, araştırmacıların “mütevazı” bir bağlantı olarak belirledikleri ilişkinin COVID-19’da ortak bir gen için belirlenen tüm bağlantılardan daha güçlü olabileceğini vurguluyor.

Şanslı bireyler
Genetik ile COVID-19 riski arasındaki bağlantıyı araştıran birçok çalışma, hastalığın ne kadar ciddi veya ölümcül olduğuna odaklanmıştır. Hollenbach, bunların önemli çalışmalar olduğunu ancak SARS-CoV-2 ile enfekte olan çoğu insanda aslında hastalığın hafif nöbetlerle atlatıldığının unutulmaması gerektiğini vurguluyor.
Semptomu olmayan enfekte bireyleri belirlemek için araştırmacılar, kemik iliği bağışçılarından oluşan bir veri tabanına girip yaklaşık 30.000 kişiyi incelediler.. Aşılar yaygın olarak bulunmadan önce yürütülen 15 aylık bu çalışmada testi pozitif olan 1.400’den fazla katılımcıdan 136’sı semptomsuzdu.
Araştırmacılar daha sonra enfekte ama semptomsuz bireylerle vücudun neredeyse tüm hücrelerinin yüzeylerinde bulunan proteinleri kodlayan HLA genlerindeki varyasyonlar arasında herhangi bir bağlantı olup olmadığına baktılar. Bilindiği gibi proteinler, bağışıklık sistemine potansiyel istilacıların parçalarını göstererek, T hücreleri adı verilen bağışıklık savunucularının istilacılara karşı harekete geçmesini sağlamaktadırlar.
Yazarlar, enfekte ama semptomsuz popülasyonun yaklaşık %10’unda taşınan bir HLA mutasyonu olduğunu belirlediler. Mutasyona uğramış gene sahip kişilerin semptomsuz kalma olasılığı olmayanlara göre iki kat daha fazlaydı. Genin iki kopyasına sahip bireylerse sekiz kat daha fazla direnç göstermişlerdi. Hollenbach, etkinin büyüklüğünün onları epeyce şaşırttığını söylemişti.
Araştırmacılar temel analizleri, diğer etnik ve ırksal gruplardan yeterli sayıda katılımcı olmadığı için kendilerini “beyaz” olarak tanımlayan katılımcılar üzerinde gerçekleştirmişlerdi. Araştırmacılar ayrıca siyahi bireylerde de bu bağlantıyı bulduklarını, ancak sonucun Asyalı ve Hispanik insanlarda daha az netlikte olduğunu belirttiler.

Bağışıklık hücreleri hatırlar
Araştırmacılar, varyantın semptomları önlemeye nasıl yardımcı olduğunu anlamak için T hücreleriyle olan etkileşimine odaklandılar. Ekip, koruyucu değişkene sahip kişilerden pandemiden önce toplanan T hücrelerini inceledi. Hücreler hiç SARS-CoV-2’ye maruz kalmadıkları için virüse dair hiçbir “hafızaları” yoktu. Buna rağmen, HLA proteini onlara SARS-CoV-2’nin “spike” proteininin bir parçasını sunduğunda T hücreleri saldırıya geçmişti.
Araştırmacılar, bu parçanın mevsimsel koronavirüsler tarafından kullanılan başat( spike) proteinlerin parçalarına yapısal olarak benzer olduğunu belirlediler. Bu benzerlik, daha önce soğuk algınlığı koronavirüslerine maruz kalan T hücrelerinin, SARS-CoV-2’ye maruz kalmayan hücrelerden daha hızlı bir şekilde tanımasını ve bir bağışıklık tepkisi oluşturmasını sağlayabilir.
Bilim insanları, diğer HLA varyantlarıyla karşılaştırıldığında, mutasyona uğramış HLA proteininin SARS-CoV-2 spike-protein fragmanını, mevsimsel koronavirüslerin fragmanlarına daha çok benzeyen şekilde işaretlemede iyi olduğunu, bunun da daha güçlü bir anti-koronavirüs davranışını teorileştirebileceğini söylüyorlar.
Maryland’deki Frederick Ulusal Kanser Araştırmaları Laboratuvarı’nda bir immünogenetikçi olan Mary Carrington, bu bulgunun, varyantın asemptomatik enfeksiyon şansına katkıda bulunduğunu gösteren açık bir delil olduğunu söylüyor. Carrington ise sonuçların, aşı uzmanlarının yalnızca hastalığın şiddetini azaltmakla kalmayan, aynı zamanda semptomları da önleyen yeni nesil COVID-19 aşıları geliştirmesine yardımcı olabileceğini de vurguluyor.

KaynakNature
Önceki İçerikProf. Dr. Tümel Tanju Kaya ile EÜ Tabiat Tarihi Müzesi Doğaya açılan bir pencere
Sonraki İçerikTürkiye’de muhafazakâr anti-kapitalizm: Nurettin Topçu