Ana sayfa Yazarlar … tarafından pesajlar Afşar Timuçin

Afşar Timuçin

Avatar
33 PAYLAŞIMLAR 0 YORUMLAR

Felsefenin ve bilimin karşında sanatın yeri ve anlamı

Bilim ve felsefe zorunlu olarak nesnele yönelirken sanat hem nesnele hem öznele yönelir. Buna göre bilimin işi doğru’yladır, felsefe hem doğru’yla hem iyi’yle ilgilenir, sanat doğru’yu ve iyi’yi dışlamayacak biçimde güzel’e yönelir. Buradaki güzel plastik güzel olmaktan çok anlamlı olandır. Kültürün üç alanı, felsefe, bilim ve sanat insanın kendini aradığı ve kendi için yani büyük […]
Bu içeriği görüntüleyebilmek için, şu seçeneklerden birine abone olmalısınız: 1 yıllık e-dergi aboneliği or 6 aylık e-dergi aboneliği.

Dünyaya değişik açılardan bakmak -Beethoven ve Utrillo örneği-

Yanlışa düştüğümüz nokta sanatçıyı ayrı bir yere koymaya başladığımız noktadır. Onu olağanüstü bir varlık olarak tanımlayıp çıkma kolaylığını elden bırakamıyoruz: eşsiz yetenek, insanüstü zeka, doğuştan sanatçı… Bazen sanatçı da kendini ayrıcalı görme eğiliminde oluyor. Bu durum özellikle yetersiz sanatçı için belirleyicidir. Gerçek sanatçının kendini ayrıcalı görme eğiliminde olabileceğini düşünemeyiz. Sanatçı benci’dir hatta biraz da sergilemecidir […]
Bu içeriği görüntüleyebilmek için, şu seçeneklerden birine abone olmalısınız: 1 yıllık e-dergi aboneliği or 6 aylık e-dergi aboneliği.

Stoa ahlakı

Kıbrıs’lı Zenon’un Atina’da açtığı okulla başlayan Stoa serüveni en yetkin dönemini MÖ II. yüzyıldan sonra Epiktetos’la ve Marcus Aurelius’la yaşadı. Bunlardan ilki bir köleydi; ikincisi ise bir imparator. Stoa filozofu ahlak alanında iyi-kötü karşıtlığı üzerine kurmuş olduğu bir şemaya göre düşünür. Doğada bir iyi şeyler, bir kötü şeyler, bir de ne iyi ne kötü şeyler […]
Bu içeriği görüntüleyebilmek için, şu seçeneklerden birine abone olmalısınız: 1 yıllık e-dergi aboneliği or 6 aylık e-dergi aboneliği.

Yunan edebiyatının yükselişinde Sophokles’in sarsılmaz krallığı

Trajedi basit bir eğlence aracı değildi, sitenin insanlarını bütünleştiren toplumsal ve siyasal bir güçtü, onda bir bakıma yunan toplumunun ortak bilinci yansıyordu. Toplumun kültür açısından bütünleşmesinde sanatın özellikle edebiyatın etkisi büyük olmuştur. Sophokles gündelik siyaseti sanatına sokmadan doğrudan doğruya insanı araştırdı. Trajedide Aiskhylos’la başlayan gelişme iki büyük ustayla, Sophokles’le ve Euripides’le güçlenerek ve çeşitlenerek sürdü. […]
Bu içeriği görüntüleyebilmek için, şu seçeneklerden birine abone olmalısınız: 1 yıllık e-dergi aboneliği or 6 aylık e-dergi aboneliği.

İnsana yönelen düşünce Sokrates ve öbür sofistler

Sokrates sofistlere hem benzer hem benzemez, hem bir sofisttir hem değildir. Sokrates’in sofistlerle arası iyi değildi. Bu insanların öğrenme zahmetine katlanmadan her şeyi bilmeleri ve bilgi veriyoruz diye göz göre göre bilinçleri bozmaları Sokrates’i öfkelendiriyordu. Sofistler de onu sevmezlerdi. Sofistlik bir felsefe değilse doğrudan doğruya bir çözümsüzlük savunusu değil midir? İnsan karmaşık sorunlarını çözemeyince bunalır […]
Bu içeriği görüntüleyebilmek için, şu seçeneklerden birine abone olmalısınız: 1 yıllık e-dergi aboneliği or 6 aylık e-dergi aboneliği.

Uygarlıkların doğuşu

Eskiçağ’ı iki evreli diye düşünmek doğru olur. Birinci evre ilk uygarlıklar ya da doğu uygarlıkları evresidir. Uygarlık Doğu’da başlamıştır. Birinci evre Tarihöncesi’nden sonraki ya da daha ince bir hesapla Tariheşiği’nden sonraki evredir. İkinci evre yunan-latin uygarlığı evresidir. Mitoloji uygarlıkları dediğimiz doğu uygarlıkları ve felsefi düşünceyi kuran ve geliştiren yunan ve roma uygarlıkları Eskiçağ uygarlığının bileşenleri […]
Bu içeriği görüntüleyebilmek için, şu seçeneklerden birine abone olmalısınız: 1 yıllık e-dergi aboneliği or 6 aylık e-dergi aboneliği.

Aristoteles’ten sonra felsefe: Stoa’cılık ve Epikuros’çuluk

Epikuros’la ve Stoa filozoflarıyla başlayan düşünce atılımı yeni zamanlara kadar varlığını korudu. Bu iki öğreti yeni zamanlarda birbirini gereksinen iki etkin dönüştürücü güç olarak canlandı. Hıristiyan çevrelerinin yüzyıllardır süren korkusu boşuna değildi: ilk büyük dönüşüm Rönesans’ta oldu ve insanoğlu bakışını göklerden alıp bu dünyaya çevirdi. Rönesans’ın ruhunu oluşturan insancılık bu koşullarda doğdu. Platon’culuk ve Aristoteles’çilik […]
Bu içeriği görüntüleyebilmek için, şu seçeneklerden birine abone olmalısınız: 1 yıllık e-dergi aboneliği or 6 aylık e-dergi aboneliği.

Yunan edebiyatının ilk dönemi ya da trajedinin doğuşu

Trajedi yapıtları henüz felsefenin yeni yeni kurulduğu bir dönemde tıpkı mitolojik anlatılar gibi felsefi bir derinlik taşıyorlardı. İnsanlığın ilk köklü arayışlarını edebiyat ürünlerinde gerçekleştirdiğini söylemek yanlış olmaz. Trajedi insanla ilgili en derin konuları halkın dikkatine sunmakta ve halk karşısında ya da halkla tartışmakta felsefeden daha etkili olmuştur. Elimizde bulunan en eski yazılı metinler Mısır’dandır. Bugüne […]
Bu içeriği görüntüleyebilmek için, şu seçeneklerden birine abone olmalısınız: 6 aylık e-dergi aboneliği or 1 yıllık e-dergi aboneliği.

J. J. Rousseau ve Toplum Sözleşmesi: ‘İnsan uygarlıkla yitirdiğini nasıl yeniden kazanabilir?’

Kuramsal çerçevede yazılmış olan bu yapıt uygulanamaz öngörülerle örülmüş olmakla birlikte kısa zamanda bütün dünyanın ilgisini çekti, bir süre sonra ilerlemecilerin inanç kitabı durumuna...

Claude Bernard’ın yöntem kavrayışı 

Önemli olan doğanın olgularını incelemeye yönelirken özgür bir bilince sahip olmaktır ve felsefi anlamda kuşkuyu elden bırakmamaktır. Bu kuşku eski kuşkuculukların kaba ya da...
0

Your Cart