Ana sayfa Bilim Gündemi Antik fosiller, balık soyağacını yeniden yazabilir

Antik fosiller, balık soyağacını yeniden yazabilir

90
PAYLAŞ

admin

İş hayat ağacını oluşturmaya geldiğinde, köpekbalığı ile insan arasındaki en önemli farklılık ne uzuvlar ile yüzgeçler arasındaki, ne de akciğerlerle solungaçlar arasındaki. Farklılıkların temeli iskeletlerimizde. Köpekbalıklarının iskeleti kıkırdak yapılıdır ve bu onları vatoz ailesi balıklarıyla birlikte kıkırdaklı balıklar sınıfına sokar. İnsanlar (modern omurgalıların büyük kısmı ile birlikte) kemikli balıklar grubundan gelmektedir. Bu iki grubun en az 420 milyon yıl önce birbirinden ayrıldığı biliminsanları tarafından biliniyor olsa da, en eski ortak ataların neye benzediği hâlâ gizemini koruyan bir konudur. Sibirya’da bulunan küçük bir balık fosilinin kafatasındaki yeni bulgular, bu konuda ipuçları sağlayabilir.
Sözkonusu fosil en fazla 415 milyon yıl öncesine, erken devoniyen dönemine ait bir balık kafatası. 1992’de yayımlanan kısa bir makalede bu fosile, kemikli bir balık olan ve Yeni Sibirya Adaları’nda yaşamış olan Dialipina’ya kafatası ve pulları bakımından benzerliğiyle değinilmiş ve bu benzerlikler nedeniyle fosil kemikli balık olarak sınıflandırılmıştır. Bu döneme ait kemikli balıklara çok nasir rastlanır, bu yüzden Kraliyet Koleji’nden paleontolog Martin Brazeau, internetten fosilin daha detaylı bir fotoğrafını ulaştığında Oxford Üniversitesi’nden meslektaşları Sam Giles ve Matt Friedman ile fosilin kökenlerinin daha detaylı bir araştırmaya değeceğine karar verdiler.
Bu balığın evrimsel süreçte nereye denk geldiğini anlayabilmek için araştırmacılar, 1 cm uzunluğundaki kafatasına zarar vermeden içindeki kemiklerin yapısını micro-CT taramasından yararlanarak inceledi. Bu teknik hastanelerde kullanılan ve vücudun içini görmemize olanak sağlayan CT-görüntüleme tekniğine benzer. Fosil, kafa kubbesinin şekli ve pullarındaki enamel yapısı gibi yüzeysel özelliklerine bakılarak, başta kemikli balık olarak sınıflandırılmıştı. Fakat CT taraması hem kemikli hem de kıkırdaklı balıklara özgü bölümlere sahip olduğunu ortaya koydu. Örnek vermek gerekirse fosil, bugünkü kemikli balıklarınkine benzer kemikli plakalardan oluşurken aynı zamanda sinirler ve beyin çevresindeki kan damarları açısından kıkırdaklı balıklara benziyor. Nature dergisinin internet sitesinde yer alan habere göre araştırma grubu fosile, Roma Tanrısı Janus’tan esinlenerek Janusiscus schultzei adı verildi.
Araştırmalara göre çeneli omurgalıların iki şubesinde de, kafatasındaki kemikli plakalar gibi yalnızca kemikli balıklara özgü kısımlar mevcut; fakat bu kısımlar kıkırdaklı balıklara giden dalda sonradan kayboluyor. 2013’de yapılan başka bir araştırmada kemikli balıklara özgü olduğu düşünülen bazı özelliklerin, kıkırdaklı balıklarla olan ortak atalarla ilintili, soyu tükenmiş bir tür olan Placodeus’da görülmesi de bu bulgulara dayanmakta. 2014’de yapılan bir çalışmada da 325 milyon yıllık bir köpekbalığı fosilinden şaşılacak sayıda kemikli balık özelliği ortaya çıkarıldı. Ata türde aynı özellikler mevcutsa, köpekbalıkları sandığımızdan daha özelleşmiş bir tür olabilir. “Bu bulguların tamamı kıkırdaklı balıkların kemiklilerden daha ilkel olduğu yanılgısını düzeltebilir” diyor başyazar Giles.
Bir grubun diğerinin öncülü olmasındansa, iki grubun farklı adaptasyonlarla ve ortak atalarından aldıkları farklı özellikleri koruyarak evrimleştiğini söylemek daha doğru olur. Giles bu durumu “İki grup denizde yaşamanın zorluklarına farklı yaklaştı” diye açıklıyor.
Avustralya, Adelaide’deki Flinders Üniversitesi’nden paleontolog John Long, Janusiscus’un büyüleyici bir keşif olduğunu söylüyor ve şöyle diyor: “Detaylı CT taraması kullanılmadan araştırma gerçekleştirilemezdi. Kritik geçiş fosillerinin modern teknolojinin bu şekilde kullanımı ile incelenmesi yeni bilgiler açığa çıkararak bizim yaptığımız şekliyle paleontolojiyi dönüştürüyor:”

Görsel altı: Erken devoniyen dönemine (yaklaşık 415 milyon yıl öncesi) ait balık Janusiscus, kemikli balıklarla köpekbalığı gibi kıkırdaklı balıkların ortak atası olan canlının tamamlanmış iskelet yapısına (mavi ile gösterilen bölgeler) dair önemli kanıtlar sunuyor. © Sam Giles, Matt Friedman ve Martin Brazeau

Çeviren: Arev Pelin Sümer
ODTÜ Biyoloji Blm

Kaynak: http://news.sciencemag.org/paleontology/2015/01/ancient-fossil-may-rewrite-fish-family-tree