Ana sayfa Astronomi Stephen Hawking 76 yaşında aramızdan ayrıldı…

Stephen Hawking 76 yaşında aramızdan ayrıldı…

1924
PAYLAŞ

Ünlü teorik fizikçi ve kozmolog Stephen William Hawking, bugün, 14 Mart 2018’de, 76 yaşındayken aramızdan ayrıldı. Genel görelilik ve kuantum alan teorilerinin sonucu olarak küçük karadeliklerin radyasyon yayarak yok olacağına dair teorisi en iyi bilinen buluşudur. Hawking, özelde fiziği, genelde bilimi popülerleştiren insanlardan biriydi.

Stephen Hawking 8 Ocak 1942’de İngiltere Oxford’da doğdu. St. Albans Okulu’ndan sonra Oxford’daki Trinity College’da öğrenim gördü. Çocukluğundan beri matematiği çok seviyordu, fakat üniversitede fizik eğitimi aldı. Üç yıl sonra doğa bilimlerinde birinci sınıf onur madalyasıyla ödüllendirildi. Hawking daha sonra kozmoloji (evrenbilim) üzerine çalışmak üzere Cambridge’e gitti. O zamanlar Oxford’da evrenbilimi üzerine çalışma yoktu. Doktorasını aldıktan sonra ilk önce araştırma asistanı, daha sonra Gonville and Caius College’de profesör asistanı oldu.

1973’de Gökbilim Enstitüsü’nden ayrıldıktan sonra Hawking, uygulamalı matematik ve kuramsal fizik bölümüne geçti. 1979’dan sonra Cambridge Matematik Bölümü’nde Lucasian matematik profesörü oldu. Bu profesörlük 1663 yılında üniversite parlamento üyesi olan Henry Lucas tarafından kurulmuştu. İlk olarak Isaac Barrow sonra 1669’da Isaac Newton’a verilmişti.

Hawking, evrenin temel prensipleri üzerine çalıştı. Roger Penrose ile birlikte Einstein’ın uzay ve zamanı kapsayan genel görelilik kuramının, Büyük Patlama’yla başlayıp karadeliklerle sonlandığını gösterdi. Bu sonuç kuantum mekaniği ile genel görelilik kuramının birleştirilmesi gerektiğini ortaya koyuyordu. Bu 20. yüzyılın ikinci yarısının en büyük buluşlarından biriydi. Bu birleşmenin bir sonucu da karadeliklerin aslında tamamen kara olmadığını, fakat radyasyon yayıp buharlaştıklarını ve görünmez olduklarını ortaya koyuyordu. Diğer bir sonuç da evrenin bir sonu ve sınırı olduğuydu. Bu da evrenin başlangıcının tamamen bilimsel kurallar çercevesinde meydana geldiği anlamına geliyordu.

Hawking yerçekimsiz ortamı deneyimlerken.

Hawking 1960’ın başlarında, 21 yaşındayken tedavisi bulunmayan bir hastalık olan amyotrofik lateral skleroza (ALS) yakalandı. Hastalığın giderek ağırlaşan etkisine karşın çalışmalarını sürdürdü. Motor nöronların zamanla yüzde seksenini öldürerek sinir sistemini felç eden, ancak beynin zihinsel faaliyetlerine dokunmayan bu hastalık, Hawking’i tekerlekli sandalyede yaşamaya mahkûm etti. Ünlü biliminsanı, 1985 yılından bu yana sesini de yitirmiş olduğu için, koltuğuna yerleştirilmiş, yazıları sese dönüştürebilen bilgisayarı sayesinde insanlarla iletişim kurabiliyordu. Şu anda Hawking, bilimsel uğraşlarında ve günlük yaşantısında çevresinden büyük destek almaktadır. Konuşmak istediği anda, elindeki elektronik aleti sıkarak, sandalyesine bağlı özel bilgisayarının ekranına, dakikada ortalama 10 kelimeyi sıralayabilmektedir. Bu sessiz dehanın, özel bilgisayarının hafızasında yaklaşık 2600 kelime bulunmaktadır. Böylece herhangi bir kelimeyi söylemek istediğinde ekrana yazabilmektedir. Sağlıklı insanların konuşmalarında kullandığı kelime sayısı da 2500 civarındadır. Dolayısıyla Hawking, kendini ifade etmede kelime sıkıntısı çekmemektedir.

Stephen Hawking kuantum fiziği ve kara deliklerle ilgili iddialarıyla, yaşayan biliminsanları arasında dünyada en çok tanınan isimdi. Kitapları, 40 dile çevrildi; evrenle ilgili çılgın teorik bilgilerini popüler hale getirmek için gereken maddi bağımsızlığı sağlayacak ve Cambridge Üniversitesi’ndeki Uygulamalı Matematik ve Teorik Fizik Laboratuvarı’nı geliştirecek kadar da çok satmıştır.

Son kitaplarından Ceviz Kabuğundaki Evren’de (The Universe in a Nutshell), dünyanın büyük bir felaketle karşı karşıya kalabileceğini belirterek uzayda insan kolonileri kurulmasını gündeme getirmişti. Zamanın Kısa Tarihi: Büyük Patlamadan Karadeliklere (A Brief History of Time) kitabı, milyonlarca satmış, fenomen haline gelmiş ve Hawking’i dünyaca bilinir hale getirmiş eseridir.

Ceviz Kabuğundaki Evren kitabında Hawking, görelilik kuramından zaman yolculuğuna, süper kütle çekiminden süpersimetriye, kuantum teorisinden M-kuramına kadar evrenin bilinen en kışkırtıcı sırlarına kapı aralamakta, Einstein’in genel görelilik kuramı ile Richard Feynman’ın çoklu geçmiş düşüncesini birleştirerek evrende olup bitenleri tanımlayabilecek eksiksiz ve tek bir teori geliştirmeye çalışmaktadır.

Kitaplarında genellikle bir “yaratan”ın varlığını reddeden Stephen Hawking, kainatın yaratım sürecinde, ‘Tanrı’ kavramına ihtiyaç olmadığını da net bir dille ifade eder.

Stephen Hawking, Einstein’dan bu yana dünyaya gelen en parlak teorik fizikçi olarak kabul edilmekteydi. 12 onur ödülü almıştır. 1982’de CBE ile ödüllendirilmiş, bundan başka birçok madalya ve ödül almıştır. Royal Society’nin ve National Academy of Sciences (Amerikan Ulusal Bilimler Akademisi) üyesidir.

Stephen Hawking hakkında, birisi kendisi tarafından kaleme alınan çok sayıda biyografi yazılmıştır. Gene yaşamını konu alan çok sayıda film, belgesel çekilmiştir: Stephen Hawking’s Universe (1997), Hawking (2004), A Brief History of Time (1991) ve en son Her Şeyin Teorisi (The Theory of Everything) bunlardan bazılarıdır. Big Bang Theory, The Simpsons, Futurama, Hawking’in bizzat sesiyle ve/ya görüntüsüyle katıldığı dizilerden sadece birkaçıdır.