Ana sayfa Bilim Gündemi Antik çağlardaki tarım faaliyetleri, iklimi değiştirmiş olabilir

Antik çağlardaki tarım faaliyetleri, iklimi değiştirmiş olabilir

385
PAYLAŞ

Çeviren: Buse Söğütlü

Eski tarım uygulamalarının, ısıyı kesme özelliğine sahip karbondioksit ve metan gazının atmosferdeki yayılmasında bir artışa yol açtığı gözlemleniyor.

Binlerce yıl önce, eski çiftçiler, tarım alanlarını buğday, mısır, patates ve kabak ekimi için temizlediler; pirinç yetiştirmek için tarlalar oluşturdular. Ayrıca bu alanlarda hayvancılık yapmaya başladılar. Bu faaliyetlerle, bilmeden dünya iklimini temelden değiştirmiş olabilirler.

Journal of Scientific Reports dergisinde yayımlanan bir çalışma, antik çağlardaki tarım uygulamalarının, Dünya’nın jeolojik tarihindeki akıştan farklı olarak; ısıyı kesen gazlar ile karbondioksit ve metan gazının atmosferdeki yayılmasında bir artışa yol açtığına dair yeni kanıtlar sunuyor. Ayrıca bu, insan etkisi olmadan, Sanayi Devrimi’nden başlayarak gezegenin buzul çağına yönelebileceğini de gösterdi.

Bir öküz takımı ile çiftçilik.

Daha serin bir Dünya’da yaşıyor olabilirdik

Çevre Araştırmaları Enstitüsü’nün Wisconsin Üniversitesi-Madison Üniversitesi İklim Araştırma Merkezi’nde kıdemli bir biliminsanı olan başyazar Stephen Vavrus, tarımın eski köklerinin çevreyi etkileyecek kadar karbondioksit ve metan gazı ürettiğini söyleyerek “Erken tarım faaliyetleri olmasaydı Dünya’nın iklimi bugün çok daha serin olurdu” tespitinde bulunuyor.

Bulgular, Holosen olarak adlandırılan ve mevcut jeolojik zaman dilimimizle; 800 bin yıl önce benzer özelliklere sahip jeolojik zaman diliminin karşılaştırılmasına dayanıyor. MIS19 olarak adlandırılan önceki dönemin, 1850 yılı civarında Holosen’deki eşdeğer süreden daha önce 2,3 derece Fahrenhayt (1,3 C) daha soğuk olduğu ifade ediliyor. Bu etki, sıcaklıkların 9 ila 11 derece/Fahrenhayt daha soğuk olduğu Kuzey Kutbu’nda daha belirgin.

Buz çekirdeği örnekleriyle iklim modellemesi

Buz tabakasından veya yüksek bir dağ buzulundan çıkan bir çekirdek örneği olan buz çekirdeği verilerine dayanan iklim rekonstrüksiyonlarını kullanan model; MIS19 ve Holosen’in benzer karbondioksit ve metan konsantrasyonları ile başladığını gösterirken; MIS19’un her iki sera gazında da sabit bir düşüş olduğunu, Holosen’in ise 5 bin yıl önce ters yönde döndüğünü ve en yüksek konsantrasyona ulaştığını gösterdi.

Milankovitch döngüleri

Dünyanın 4,5 milyar yıllık tarihinin çoğu için iklim, büyük ölçüde Dünya’nın Güneş etrafındaki yörüngesinin şeklindeki daha döngüselden daha eliptik olana doğru dalgalanan periyodik değişimler anlamına gelen Milankovitch döngüleri ile belirlendi.

Gökbilimciler bu çevrimleri hassasiyetle hesaplayabilir; jeolojik ve paleoekolojik kayıtlarda da gözlemleyebilirler. Döngü, güneş ışığının gezegende dağıldığı, soğuk buzul dönemlerine ya da buzul dönemleri ile daha sıcak buzul çağları arası dönemlere nüfuz eder. Son buzul dönemi yaklaşık 12 bin yıl önce sona ermişti ve Dünya o zamandan beri bir ara dönem olan Holosen’de bulunuyor. Holosen ve MIS19, benzer Milankovitch döngüsü özelliklerini paylaşır.

Eski Mısır’da tarım.

On beş yıl önce, Virginia Üniversitesi’nde emekli paleoklimatolog olan eş-yazar William Ruddiman, Güney Kutbu’na yakın buzda tutulan metan ve karbondioksitin, alışılmadık bir şekilde on binlerce yıl öncesine dayandığını ifade etti.

Ruddiman, “Metan konsantrasyonlarının yaklaşık 10 bin yıl önce azalmaya başladığını ve daha sonra 5 bin yıl önce yön değiştirdiğini; ayrıca karbondioksitin de yaklaşık 10 bin yıl önce azalmaya başladığını ve sonra yaklaşık 7 bin yıl önce yönünü tersine çevirdiğini fark ettim” diyor ve ekliyor: “Buna yönelik yapacağım tek açıklama sera gazlarını atmosfere sokan ve bunun başlangıcı olan erken tarımdır”.

Ruddiman buna “Erken Antropojenik Hipotez” adını veriyor ve yakın zamanda buna uygun olan bir dizi çalışma ortaya çıkmış. Yaklaşık 6 bin yıl önce Avrupa’da ve yaklaşık 700 yıl önce Çin’de büyük tarım alanlarının ortaya çıkmasıyla birlikte, yaygın ormanlar yok olmuş; Kuzeydoğu Asya’da sağlam metan kaynaklarının yayılması sağlanmış.

İklim modellemesi simüle edildi

Hipotezi test etmek isteyen Ruddiman, diğerleri ile birlikte, iklim modellemesi konusunda uzman olan Vavrus ile işbirliği yaparak insan tarımında olmasa da Holosen’de neler olup bittiğini simüle etmek için Topluluk İklim Sistemi Modeli 4’ü kullandı. Ekip daha önce kullandığı iklim modellerinden daha yüksek çözünürlük sundu ve buzullaşmanın altında yatan fiziksel süreçler hakkında yeni bilgiler sağladı.

Örneğin, MIS19’un bir simülasyonunda, buzullaşma, Kuzey Kutbu’ndaki güçlü soğutma ve ardından deniz buzunun ve yıl boyunca kar örtüsünün genişlemesi ile başladı. Model, bu yaz başlangıcını, yaz sıcaklıklarının 5 dereceden fazla düştüğü Baffin Adası’nı da içeren Kanada takımadaları olarak bilinen bir bölgede gösterdi. Vavrus, “Bu, jeolojik kanıtlarla tutarlıdır” açıklamasında bulundu.

‘İleride ne olacağını bilmiyoruz’

Bugün, Kuzey Kutup bölgesi ısınıyor. Vavrus ve Ruddiman ise küresel iklim döngüsünde yaşanan bu temel değişikliğin asıl nedeninin bilinmediğini söylüyor: Gerçek şu ki ileride ne olacağını bilmiyoruz ve buzullar, Dünya’nın baskın tatlı su kaynağı olarak uzun süredir ‘hizmet veriyor’.

Ruddiman, “İklim bilimcileri topluluğu için uzun ve öngörülebilir bir gelecekte bir sonraki buzullamayı durdurmamız oldukça iyi; çünkü karbondioksiti atmosfere sokmayı bıraksak bile şimdi ne yapacağız?” diye soruyor ve ekliyor: “Olağanüstü gerçek şu ki belki de Dünya’nın ikliminin büyük döngüsünü durdurabildik ve daha sıcak, daha sıcak ve daha sıcak havalarda kalabildik.”

Kaynak

https://www.sciencedaily.com/releases/2018/09/180906141507.htm