Ana sayfa Bilim Gündemi Dünyadaki birçok nehir tehlikeli derecede antibiyotikle dolu

Dünyadaki birçok nehir tehlikeli derecede antibiyotikle dolu

1009
PAYLAŞ
Araştırma Gana’nın başkenti Accra’nın içinden geçen Odaw nehri (resimde gösterilen) dahil olmak üzere test edilen 711 bölgenin üçte birinde antibiyotik buldu.

Çeviren: Temmuz Güner

Dünyanın 72 ülkesindeki nehirleri inceleyen araştırmacılar, 711 bölgenin % 66’sında antibiyotik buldu. Yüksek miktarda ilaç kirliliğinin bulunduğu su yollarının çoğu Asya veya Afrika’daydı. Bu araştırmalardan önce bu bölgeler hakkında fazla veri bulunmamaktaydı.

Antibiyotik kaynaklı doğa kirliliği, halk sağlığına tehdit oluşturan mikropların ilaca olan dirençlerini körükleyen faktörlerden biri. İngiltere’deki Exeter Tıp Okulu’ndan mikrobiyal ekolojist William Gaze, “İnsanlar ayaklarının altında evrimleşmekte olan ilaç direnci kadar, dünyanın başka yerlerinde gelişen ilaç direnci hakkında da kaygılı olmalı” dedi. Zengin ülkeler antibiyotik kirliliğini kontrol altına alsa bile ilaç direncine sahip mikroplar seyahat eden insanlar, göç eden kuşlar ve ticaret yoluyla el değiştiren hayvanlar aracılığıyla dünyaya yayılabilirler. William Gaze’e göre, “Bu küresel bir problem ve küresel çözümlere ihtiyacımız var”.

Son yıl içinde incelenen su yollarının yaklaşık üçte birinde algılanabilir seviyede antibiyotik bulunamadı, fakat bölgelerin yüzde 66’sı ya da 470’i 14 tip antibiyotiğin en az birinde pozitif sonuç verdi. Ayrıca bölgelerin yüzde 16’sında ya da 111’inde, küresel bir biyoteknoloji ve ilaç endüstrisi koalisyonu olan AMR Industry Allience’ın belirlediği güvenlik limitlerine göre tehlikeli kabul edilen seviyelerde antibiyotik bulundu. Koalisyon güvenlik limitlerini, doğadaki algleri öldürmeyecek ve savunmasız bakterileri öldürüp direnci teşvik etmeyecek seviyelere göre belirledi. Araştırmayı meslektaşı John Willkinson ile beraber gerçekleştiren İngiltere’deki York Üniversitesi’nden çevre kimyacısı Alistair Boxall, “Sanıyorum bu çapta konsantrasyonları beklemiyordum. Bu son derece uyarıcıydı.” dedi. İki araştırmacı bulgularını 27-28 Mayıs’ta Helsinki’de gerçekleşen Society of Environmental Toxicology and Chemistry’nin toplantısında sundular.

Boxall, araştırmanın kapsamının son derece geniş olduğunu söylüyor. Bundan önce çoğu araştırma Kuzey Amerika, Avrupa ve Çin üzerineydi. Boxall ve Willkinson dünyanın birçok bölgesindeki meslektaşlarına su toplama kitleri göndererek, toplamda 165 nehirden, önceden bahsi geçen 14 antibiyotik dahil olmak üzere 61 ilaç için kendilerine ulaşan numuneleri test ettiler.

Numuneler gelmeye devam ediyor ve araştırmacılar gelecekte daha fazla veri sunmayı hedefliyorlar. Boxall “Dünyadaki bütün ülkelerden numune alabilirsek güzel olur” diyor.

Tehlikeli antibiyotik seviyeleri barındıran bölgelerin birçoğu bu ilaçların birden fazlası ile kirletilmişti. En yaygın şekilde bulunan antibiyotik idrar yolu enfeksiyonlarını tedavi etmek için kullanılan ve numunesi alınan bölgelerin yüzde 43’ünde bulunan trimethoprim idi. Diğer sıklıkla bulunan antibiyotikler ise sulfamethoxazole, ciprofloxacin ve metronidazole idi. Araştırmacıların aradığı oxytetracycline, amoxicillin ve cloxacillin dahil bazı antibiyotiklere hiçbir bölgede rastlanmadı.

Bangladeş’in orta güney bölgesindeki Baristal şehri yakınlarında bulunan Kirtankhola nehrinden numuneler, analiz edilen bütün bölgeler arasında en yüksek antibiyotik konsantrasyonunu barındırıyordu. Metronidazole seviyesi 1 litrede 40 bin miligrama yaklaşıyordu ki, bu da güvenli kabul edilebilecek sınırın yaklaşık 300 katı. Yaygın olarak reçetesi verilen ilaç ciprofloxacin ise güvenli sınırı sekiz kat aştı.

Tuna nehri Avrupa’daki en çok kirletilen alanlardan biri.

Yüksek antibiyotik konsantrasyonları aynı zamanda Accra/Gana, Nairobi/Kenya, Lahor/Pakistan, Lagos/Nijerya, Nablus/İsrail yakınlarından alınan nehir numunelerinde de bulundu. Avrupa’da en çok kirletilen alanlar Avusturya’da Tuna nehrinin şehirleşmiş bir bölgede bulunan kolu üzerindeydi. ABD’deki en çok kirletilmiş nehir ise North Liberty/Iowa’da birçok hayvan çiftliğinin yakınındaydı.

Antibiyotiklerin su yollarına nasıl girdiğini anlayabilmek için araştırmacıların biraz dedektiflik yapması gerekti. Google Street View, bazı bölgelerin ilaç fabrikalarının yakınında olduğunu ortaya koydu ve bu fabrikaların su yollarına atık bırakıyor olması da muhtemel. Boxall’a göre aynı zamanda Afrika ve Asya’daki yüksek derecede kirletilmiş birkaç bölgeden alınan fotoğraflarda da nehir kenarlarında birikmiş çöp yığınları ve kanalizasyon atığı taşıyan kamyonlar görülüyor.

Boxall, Wilkinson ve meslektaşları ölçülen seviyede antibiyotiklerin çevredeki algleri ve diğer organizmaları nasıl etkileyebileceğini test etmeyi planlıyor. Araştırmacılar çalışmalarının, dünya çapındaki kanun yapıcılarını antibiyotik kirliliğini kontrol altına alma konusunda harekete geçirmesini umuyor.

Kaynak: https://www.sciencenews.org/article/world-rivers-dangerous-levels-antibiotics?tgt=nr