Ana Sayfa Bilim Gündemi Hacettepe’li akademisyenlerden basın açıklaması

Hacettepe’li akademisyenlerden basın açıklaması

324

Hacettepe Üniversitesi öğrencileri, intihar eden arkadaşlarının ardından “Yaşamak İstiyoruz” talebiyle basın açıklaması yapmış, bu açıklamada üniversite yönetimini barınma, beslenme olanaklarını geliştirmeye ve psikolojik destek sağlamaya yönelik adımlar atmaya çağırmıştır. Bu açıklamanın ardından tehdide maruz kalan kadın öğrenciyle dayanışmak ve “Yaşamak İstiyoruz” taleplerine güç vermek adına Hacettepe İşyeri temsilciliğimiz düzeyinde basın açıklamasına destek olduk. Bu açıklamaların ardından dördü Eğitim-Sen üyesi olmak üzere dört akademik ve bir idari personele disiplin soruşturması başlatılmıştır. Onlarca öğrenciye soruşturma açıldığı da iddialar arasındadır. Demokratik haklarını kullanan öğrencilerin hâlâ saldırı tehdidiyle karşı karşıya kaldıklarını, bu tehditleri sona erdirecek bir atmosferin oluşturulmasında yeterli adımların atılmadığına şahit oluyoruz.

Tüm bu basın açıklamalarının ardından geçen süre zarfında, yemekhanenin ve yurtların ucuzlatılmadığını; atıl durumdaki yemekhanenin kullanıma açılarak bezdirici kuyrukların önüne geçilmediğini; psikolojik olarak zor günler geçiren öğrencilerin tespitine ve tedavilerine ilişkin güçlü önlemlerin hâlâ yetersiz kaldığını görüyoruz. Öğrencilerin içinden geçtiği yoksulluk koşulları depresyon ve intiharlara varan biçimler almıştır. Bugün hâlâ depresyona giren öğrencilerin, intihara meyilli olduklarını açıkça belirterek bölümlerine başvurduklarına dair duyumlar almaya devam etmekteyiz.

Öğrencilerin basın açıklamasına katılmak, insan, toplum ve doğa yararına üniversite perspektifini yol haritası olarak kabul eden Eğitim-Sen başta olmak üzere Hacettepe Üniversitesi’nin akademik ve idari personelinin demokratik hakkıdır. Eğitim-Sen olarak, halkın çıkarlarını üniversitede savunmanın, öğrencilerin “Yaşamak İstiyoruz” taleplerine sahip çıkmaktan geçtiğini biliyoruz; buna dayanarak, öğrencilerin hak taleplerini destekliyoruz.

Üniversite öğrencilerinin içinden geçtiği olağanüstü yoksulluk koşullarında üniversite yönetimine düşen sorumluluğun ise anayasal haklarına dayanarak beslenme, barınma ve psikolojik destek talep eden öğrencileri soruşturmaya tabi tutmak değil, bu talepleri karşılamak üzere somut adımlar atmak olduğunu üniversite yönetimine hatırlatıyoruz.

Dayanışmayla.

Önceki İçerikAsya’nın Batı’ya isyanının filizlenme dönemi
Sonraki İçerikBir umut filizi