Ana Sayfa 49. Sayı Tarihin dönemlere ayrılması üzerine

Tarihin dönemlere ayrılması üzerine

Çayönü (Qoté Ber Çem), Diyarbakır’a bağlı Ergani ilçesinde Hilar köyü sınırları içersinde bulunan bir ören yeridir. Güneydoğu Anadolu Tarihöncesi Araştırmaları Karma Projesi kapsamında burada yapılan arkeolojik kazılar sonucunda ortaya çıkartılan bulgular nedeniyle kültür tarihimizde önemli bir yeri vardır. Halem Çem (Diyarbakır) ve Nevala Çori (Urfa) ile birlikte neolitik dönemin (cilalı taş devrinin) en iyi, belki de en erken temsilcisidir. Neolitik dönem, insanoğlunun yerleşik düzene geçişinin başlangıcıdır. Çağımızın sosyal ve ekonomik düzenin temelini oluşturan bu dönemi, “insanoğlunun en büyük devrimlerinden birini gerçekleştirildiği çağ” olarak nitelendirenlerin yanında, “on binlerce yıl süren bir aşamadan sonra ulaşılan evrim” olarak nitelendirenler de bulunmaktadır. Çayönü’ndeki neolitik dönem, MÖ 7250-6750 yılları arasına, yani günümüzden 9000 yıl öncesine denk gelen bir dönemdir.

31
Yapılan karşılaştırmalı çalışmalar tarihin herhangi bir döneminde, dünyanın herhangi bir yerinde görülen tüm devletlerin, yapılarının, işleyişlerinin ve evrimlerinin belirgin benzerlikler gösterdiğini ortaya koyuyor.

Bu dönem ve Çayönü’ne dair okuduğumuz gazete, dergi ve kitaplarda sık sık neolitik ve neolitik dönem gibi kavramlarla karşılaşmaktayız. Tarihi konuları içeren yazı ve kitapları okurken de, tarihin paleolitik dönem, mezolotik dönem, neolitik dönem veya taş devri, tunç devri gibi belli dönemlere ayrıldığını görmekteyiz. Peki, tarihi kimler, neden ve neye dayanarak dönemlere/devirlere/çağlara ayırıyor böyle? Tarihin […]

Bu içeriği görüntüleyebilmek için, şu seçeneklerden birine abone olmalısınız: 1 yıllık e-dergi aboneliği or 6 aylık e-dergi aboneliği.
Önceki İçerikOrtaçağ’dan nasıl çıkıldı? Bilimsel Devrim’in öyküsü
Sonraki İçerikİki önemli dosya