Ana Sayfa Dergi Sayıları 51. Sayı Bir uzlaşmanın tarihçesi Türk Sağı, devlet ve AKP

Bir uzlaşmanın tarihçesi Türk Sağı, devlet ve AKP

AKP’yi bir uzlaşma arayışının, Türk Sağı ile devlet arasındaki anti-komünizm orijinli uzlaşma sürecinin bir ürünü olarak görmek gerekir. Komünizme karşı devleti koruma misyonuyla harekete geçen milliyetçi-muhafazakâr entelijansiya ve elit, komünizm tehdidinin ortadan kalkışından sonra da, hem yeni İslami burjuvazinin ve devlet içerisindeki kadrolaşmanın gücünü hem de küresel konjonktürü arkasına alarak, devlet eliti ile oluşan uzlaşıyı devam ettirdi. Üstelik bunu yeni mevziler kazanarak, batıcı/laik devlet elitini dar bir alana hapsederek gerçekleştirdi; ancak bunu yaparken kendisi de dönüştü ve “muhalif” karakterini yitirerek, o çok kullanılan tabirle merkeze geldi. 28 Şubat ve 27 Nisan, uzlaşmanın durağan değil, kimi çatışmalarla ve mücadelelerle devam eden bir niteliği olduğunu ortaya koymakta. En son “Dolmabahçe Mutabakatı” ile ilan edilen uzlaşmanın sürüp sürmeyeceğini ise zaman gösterecek.

127
) Liberalizmle muhafazakârlığın erken bir ittifak denemesi olarak nitelenebilecek Demokrat Parti’li yıllar, yeni bir düzene geçişle sonuçlanmasa da Türkiye’nin düşünsel hayatı üzerinde önemli izler bıraktı.

“Surda bir gedik açtık mukaddes mi mukaddes Ey kahbe rüzgâr, artık ne yandan esersen es” Necip Fazıl Kısakürek Şerif Mardin bir yazısında, “Bugün AK Parti’nin ortaya çıkışına yol açan sürecin oluşturulması hâlâ bir ihtiyaçtır. Böyle bir yeniden değerlendirme tarihsel ortama yerleştirilmiş ‘diyalektik’ bir yaklaşımı gerektirir” der (1). Sahiden de AKP’nin ortaya çıkışına ilişkin yazılanlara genel […]

Bu içeriği görüntüleyebilmek için, şu seçeneklerden birine abone olmalısınız: 1 yıllık e-dergi aboneliği or 6 aylık e-dergi aboneliği.