Ana Sayfa 51. Sayı Arkeoloji kitaplığına değerli bir armağan

Arkeoloji kitaplığına değerli bir armağan

Arkeolojiye ilişkin kişisel bir tanım vermek istesem, zamanla mücadele eden bilim dalı derdim. Biz insanoğulları/kızlarının ömrümüz ilerledikçe fark ettiği yaman ve temel gerçektir: Zaman geçip gitmez sadece, dokunduğu her yerde parmak izlerini bırakır… İşte arkeoloji, zamanın parmak izlerini geçmiş uygarlıklarda görmenin, zamana bağlı değişimleri uygarlıklar ölçeğinde okumanın bilimidir bir anlamda. Zamanın yüzyıllar, binyıllar içinde toprağın bağrına gömdüğü gerçeği, sabırla aramanın ve daha büyük bir sabırla ortaya çıkarmanın bilimidir.

43
Hitit Uygarlığı’na ait, Fırtına Tanrısı’nı betimleyen bu heykel, Konya’nın Beyşehir İlçesinde bulunuyor.

Arkeolojinin derdi vardır gerçeği kabuklara sararak değiştirmiş, deforme etmiş zamanla. Gerçeği, toz toprak katmanlarından soymak, ilk haline, taaa özüne ulaşmak ister. Toprağın geçmişe inen derinlerinden bin bir emekle, incelikli bir özenle bulunup çıkarılanlar, gerçek konusunda ipuçlarıdır. Ama yetmez çoğu zaman arkeoloğa. Bu verileri, arkeoloji bilimiyle oluşturulmuş tüm bir bilgi birikimi çerçevesinde değerlendirmek, yorumlamak gerekir. Kimi […]

Bu içeriği görüntüleyebilmek için, şu seçeneklerden birine abone olmalısınız: 1 yıllık e-dergi aboneliği or 6 aylık e-dergi aboneliği.
Önceki İçerikİtalyan Partizanlar Derneği’nin kurduğu bir okul Rinascita Milano
Sonraki İçerikTrieste’nin borası rüzgâr müzesinde
İÜ Eczacılık Fakültesi mezunu. Eczacı ve popüler bilim yayıncısı. Başta Bilim ve Ütopya ile Bilim ve Gelecek olmak üzere, #tarih, Roman Kahramanları, Papirüs, Aydınlık, Cumhuriyet Kitap Eki, Radikal Kitap Eki gibi dergilerde çok sayıda yazısı, söyleşisi ve çevirileri yayımlandı. "Savaş Emek Kitabı - Gel Ey Seher" adlı biyografik bir nehir söyleşi kitabı ve "Hayal Hızı Çetesi İnsanın Atasını Arıyor" adlı bir çocuk kitabı bulunuyor.