Ana sayfa 169. Sayı Neandertallerin çizimde yeteneksizliği, avlanma teknikleriyle mi ilgili?

Neandertallerin çizimde yeteneksizliği, avlanma teknikleriyle mi ilgili?

892
PAYLAŞ

Çeviren: Bünyamin Tan

Çizimde kullanılan görseller, avcıların bir mızrağın kavisini nasıl kullanacaklarını gösteren kol hareketlerini betimliyor. Neandertallerin büyük beyinleri vardı ve karmaşık araçlar yaptılar; ancak kayalarda ve mağara duvarlarında hayvanları ve diğer figürleri canlandıran erken modern insanların aksine, hiçbir zaman fark edilebilir resimler çizme yeteneği gösteremediler. Kaliforniya Üniversitesi’nden, avcı-av ilişkileri ve bu ilişkinin davranışların evrimine etkilerini araştıran bir uzman, sanatsal açıdan bu eksikliğin, avcılık biçimindeki farklılıklardan kaynaklanıyor olabileceğini ileri sürüyor.

Neandertaller, Avrasya’da mızraklarını avlarını yakın mesafeden vurup indirmek için kullanırken, Homo sapiens ya da modern insanlar, yüzbinlerce yıl boyunca Afrika’nın geniş çayırlarında mızrak avında tetikte olmalarını gerektiren, tehlikeli bir oyun dönemi geçirdi.

Psikoloji profesörü Richard Coss, modern insanların avda hem mızrak atmak için el-göz koordinasyonunu sağlamaya çalışmalarının, hem de temsili resimler çizmelerinin, daha akıllı hale gelmelerini açıklayan bir faktör olabileceğini ileri sürüyor.

Evolutionary Studies in Imaginative Culture dergisinde makalesi yayımlanan Richard Coss, arkeolojik kanıtları, genomiği, sinirbilimi çalışmalarını, hayvan davranışlarını ve tarihöncesi mağara sanatını inceliyor.

Yeni bir teori

Coss, bu tezinden yola çıkarak, insan beyninin gelişimi için yeni bir teori öneriyor: Homo sapiens, avlanmada giderek daha tetikte olmasıyla birlikte giden evrimsel silahlanma yarışında, pariertal korteksi, yani beynin motor koordinasyonuyla görsel imgelerin bütünleştiği bölgesini büyüttü ve yuvarlak kafataslarını geliştirdi. Coss, ilk insanların 50.000 yıldan daha uzun bir süre, sahraaltı Afrika’da mızrak atarak avlandığını; bunun da daha uzun yaşama ya da hayatta kalma stratejileri geliştirmeleri için gitgide daha dikkatli avlanmalarını sağladığını söylüyor.

“Bazı antropologlar, mızrakları güvenli bir mesafeden atmanın avlanmayı, daha az tehlikeli büyük bir oyun haline getirdiğini ileri sürdüler. Ancak şu ana kadar, suaygırları ve Cape buffalosu gibi büyük hayvanların insanlar için neden bu kadar tehlikeli olduğu konusunda açıklama yapılmadı. Yakınlarında yemek aramayan ve tehdit unsuru olmayan diğer türler, bu hayvanların uyanık veya agresif davranışlarını insanlar gibi tetiklemezler.”

Zebralar ile ilgili daha önceki araştırmalar

Coss makalesinde, kendisinin ve eski bir lisansüstü öğrencisinin, 2015 yılında kaleme aldıkları bir çalışmaya da gönderme yapıyor: İnsan yerleşim birimlerinin yakınlarında yaşayan zebralar, yürüyen bir insan gördükleri zaman yanlarına yaklaştırmıyor ve vahşi atlar gibi kaçıyorlar; tabii eğer, Afrikalı avcılar tarafından en az 24.000 yıldır kullanılan zehirli oklarla vurulmazlarsa.

Cross, Afrika’yı modern insan atalarından önce terk etmiş ve Avrasya’ya göç etmiş olan Neandertallerin, yakın mesafeli mızrakları, atları, ren geyiklerini, bizonları öldürmek için kullandıklarını ve insanlardaki içkin uyanıklığın onlarda gelişmesine yol açacak büyük av oyunlarını oynayamadıklarını söylüyor.

Avcılığın çizimle ilişkisi

Coss, makalesinde “Neandertaller daha önce gördükleri hayvanları işler belleklerinden geçirerek zihinsel olarak görselleştirebiliyorlardı; ancak bu zihinsel imgeleri, etkili bir şekilde çizmek için gereken eşgüdümlü el hareket kalıplarına çeviremiyorlardı” diyor.

Akademik kariyerinin başlarında resim derslerine giren ve daha önceki araştırmalarını sanat ve insanın evrimi üzerine yoğunlaştıran Coss, 28.000 ila 32.000 yıl önce Fransa’nın güneyindeki Chauvet-Pont-d’Arc Mağarası’nda tarihöncesi insanlar tarafından yapılan hayvan gravürlerini ve kömür çizimlerini incelemek için fotoğraflar ve film kullandı.

Çizimlerde kullanılan görsel imgelerin, avcıların hedefledikleri hayvanı vurmaları için gerekli mızrak kavisini görselleştirişlerine benzer tarzda kol hareketleri düzenlediği sonucuna ulaştı.

Bu çizimler, öğretim araçları olarak kullanılıyordu. Coss makalesinde şunları yazıyor: “Çizim hareketi gözlem becerilerini geliştirdiğinden, belki de bu çizimler, avların kavramsallaştırılması, oyundaki dikkatin değerlendirilmesi, savunmasız vücut alanlarının hedef olarak seçilmesi ve manevi törenler yoluyla topluluk bütünlüğünü arttırmak için kullanışlıdır.” Sözlerine şöyle devam ediyor: “Sonuç olarak çizimlerin ortaya çıkışı, kültürel değişimler için bir aşama sağlamış olabilir: Zihinsel imgeleri grup üyeleriyle paylaşma becerisinin muazzam sosyal etkiler var.”