Ana sayfa 175. Sayı Okurlarla dertleşme

Okurlarla dertleşme

706
PAYLAŞ

Herhangi bir sermaye odağına dayanmayan veya iktidar tarafından desteklenmeyen yazılı yayın organları zor bir dönemden geçiyor. Bilim ve Gelecek kolektifi de bunlardan biri. Bu tür patronsuz ve bağımsız yayım organları zaten her zaman mali ve politik güçlüklerle karşı karşıya kalmışlardır; ama bugün durum her zamankinden farklı. Deyim yerindeyse kıskaca alınmış durumdayız.

Okurlarımızı biraz bilgilendirmek biraz da onlarla dertleşmek istiyoruz. Yazılı yayın organlarının en büyük gider kalemi kâğıttır. SEKA kapatıldığından beri Türkiye kâğıt üretmiyor, dışardan getiriyor. Bu, kâğıt giderinin dolara veya euroya bağlı olması demek. TL’nin dolar ve Euro karşısında değer kaybetmesi, kâğıt masraflarını katlıyor. Elbette sadece kâğıt gideri değil, bütün gider kalemlerinde artışa yol açmıştır yaşanan kriz.

Sorun bu kadar olsaydı altından kalkılabilirdi, ama dahası var. Matbaalar ve kâğıtçılar artık nakit para ile çalışıyor. Yani çıkardığınız derginin ve kitabın kâğıt ve baskı maliyetini hemen karşılamamız gerekiyor. Fakat satılan dergi ve kitaptan elde edilen gelirin bize ulaşması -bin bir kesintiden sonra- aylar alıyor. İşte bu, herhangi bir sermayesi bulunmayan, ilan geliri olmayan ve kendi yağıyla kavrulmak zorunda olan yayın organları için son derece yıkıcı.

Fark edildiği gibi, Bilim ve Gelecek kolektifi olarak uzun bir süredir -zorunlu olan birkaç tane dışında- kitap çıkaramıyoruz. Hem elimizde basıma hazır çok sayıda değerli çalışma, hem de yeni baskısı talep edilen kitaplarımız var. Fakat sözünü ettiğimiz durum yüzünden bunları çıkaramıyoruz. Yine de bir yolunu bulmaya çalışacağız. Tahmin edebileceğiniz gibi dergiyi çıkarmakta dahi oldukça zorlanıyoruz.

Bizim gibi yayım organları mali kriz yaşadıklarında ya fiyatlarını artırırlar ya da abone bulmaya çalışırlar; yani okurlarına başvururlar. Fakat bu noktada da bir kıskaç var. Önce abone meselesi… Türkiye’de posta sistemi işlemiyor. Dergi daha piyasaya çıkmadan abonelerimize yollamamıza karşın birçoğuna dergi ulaşmıyor. Bu konuda çok sayıda haklı şikâyet alıyoruz. Dergileri özel kargo şirketleri ile yollamak ise abone fiyatını iki katına çıkarmak, dolayısıyla abone olmayı anlamsızlaştırmak demek. Okurlarımız bu durumu epeydir biliyorlar. Hâlâ abone olmaya devam edenlere teşekkür ediyoruz; çünkü biliyoruz ki bunu Bilim ve Gelecek’e katkı amaçlı yapıyorlar.

Fiyat artışına gelirsek… Baştan söyleyelim: Dergiyi kapamak zorunda kalsak bile fiyat artışına gitmeyeceğiz. Çünkü açık o kadar fazla ki, fiyatı 20 TL yapsak bile kapanmaz. Öte yandan okurlarımızın da bizim gibi emekçi insanlar olduklarını, kendi yaşamlarında benzer sorunlarla boğuştuklarını biliyoruz. Ayrıca mevcut kriz koşullarında insanların, ilk başta entelektüel ihtiyaçlarında kısıntıya gitmek zorunda kaldıklarının da farkındayız. Bu nedenle fiyat artırımı yapmayacağız. Bu satırları sızlanmak için değil dertleşmek için yazdık. Okurlarımızdan talep edeceğimiz tek şey, Bilim ve Gelecek’i daha fazla okumaları ve çevrelerine okutmalarıdır, her zamanki gibi. En büyük dayanışma budur. Biz de gücümüzün son nebzesine kadar yayım yaşamımızı sürdürmeye çalışacağız. Bu köşeyi “hoşça kalın” diye bitirmek istemiyoruz.

Dışa bağımlılığın kırıldığı, kendi ihtiyaçlarını kendi üreten bir Türkiye’nin özlemiyle…

Dostlukla kalın…