Ana sayfa Bilim Gündemi Nörobilim ışığında beynimizin sırlarıyla ilgili son gelişmeler

Nörobilim ışığında beynimizin sırlarıyla ilgili son gelişmeler

2622
PAYLAŞ

Mustafa Yücelgen

Vitrindeki yansımasına bakarken oraya nasıl geldiğine ilşkin en ufak fikri yoktu. Kadınlar için gece giysileri satan mağazanın vitrinindeki dore renkli, uzun ve şık gece elbisesi dikkatini çekmişti.

Yağmur başlamak üzereydi.

Elbiseden sonra dikkati kendi suretine kaymış, arkadan geçen arabaların arada bir camdaki yansımaları koyulaştırmasıyla kendini daha net görür hale gelmişti: “Burada ne arıyorum? Bu kim?”

Yağmur yağmaya başladığında arkasını dönüp gökyüzüne baktı. Yüzüne düşen serinletici, hafif damlalar gözünü kapamasına neden oldu.

Gözleri kapanır kapanmaz da kendini bir göl manzarasına bakarken buldu: Bir verandadaydı. Sağ tarafında iki orta yaşlı erkek ve kadın oturmuşlar gülerek önlerindeki bahçede oynayan çocukları seyrediyorlardı. Bir kız ve iki erkek çocuk, göl kenarına yakın bir bahçede, yağmur altında neşeyle koşuşturuyorlardı.

Onları tanıdığına dair bir his belirdi. Çok uzak bir zamanda kaldıklarını hissettiği tanıdıklarına özlemle bakarak kalbi ısındı ve gözleri yaşardı. Sağ tarafındaki adama dönüp yürümeye başladı. Tam ona doğru eğilip yüzüne bakacakken müthiş bir gökgürültüsü ve bir insan haykırışıyla irkildi: “Bayan! Bayan iyi misiniz?” diyen sesle yeniden caddeye döndü.

Karşısında başında bir kep, göğsünde altın sarısı bir yıldız, belinde de silah benzeri bir alet olan üniformalı biri vardı. Tanıdık gelmişti. Güvenilir bir görüntüsü vardı. Onu caddeye atlamak üzereyken durdurmuştu belli ki: “Buradan karşıya geçemezsiniz. 50 metre ilerideki ışıklardan geçmeniz lazım! Bu yağmurda epey de ıslanmışsınız. Size yardım edebilir miyim?”

Kadın, “Neredeyim ben? Siz polis misiniz?” diyebildi. Karşısındaki adam, “Evet. Bayan adınız nedir? Bu yağmurda üzerinizdekiler hiç uygun değil.”

Kadın, “Ben, ee, benim adım Ayla. Aylaa..Beyazliman? Sanırım…”

Polis olduğunu anladığı adam şaşkınlıkla irkildi. Söylediği isim hızlı bir adrenalin deşarjı yarattı. Endişe, şaşkınlık ve merak duygularıyla çorbaya dönen düşüncelerini toparlamak için birkaç saniye bekledi. “Adınız bu mu gerçekten? Ama bu mümkün değil. Nasıl olabilir?”

Polis memuru Suat, kadının söylediği ismin, daha iki gün önce şehrin uzak bir köşesinde kaybolduğu bildirilen, sabahki polis bülteninde de tesadüfen gözüne çarpan kadınınkiyle aynı olmasının imkânsızlığıyla afallamıştı.

Hayat daha ne kadar garip olabilirdi ki?

Süreklilik!
İnsanın yaşamındaki anlam arayışını dayandırdığı çok temel bir kavramdır süreklilik. Zaman olarak adlandırdığımız olgu, ardaşıklık prensibine dayanan, neden-sonuç ilişkisinin devamlılığını gerektirir. Bu devamlılık bozulursa, insanoğlu en temel fonksiyonlarını bile yerine getiremez. Mesela adını söylemek, ne yapacağını hatırlamak, nerede olduğunu bilmek gibi… Karşısına çıkan problemleri çözmekte sorunlar yaşarken, ömrünün geri kalanında ne yapacağıyla ilgili planlama kabiliyetini yitirir.

İşte böyle bir hastalıktır Alzheimer: İnsanın elzem ihtiyacı olan bu sürekliliği yok eden, sinsi ve yavaş bir düşman.

İleri düzey Alzheimer hastalarında zaman ve mekân kavramlarının da yok olduğu görülür. Kişi kendini bambaşka bir zamanda ve mekânda yaşarken bulur. Zaman ve mekân kaymalarını tetikleyen farklı unsurlar olabilir çevresinde. Kendini ziyarete gelenleri de o zaman ve mekân bağlamında değerlendirir: Kapı komşusu, kızına benzerliğinden dolayı artık onun kızı olur. Oğlunu da babası zannedebilir.

Yukarıdaki hikâyede anlatılanlar birilerinin başına bir şekilde gelmiş olabilir.

Bunun gibi kafa karışıklığı ve algı bozuklukları ilerleyen yaşlarda, kimi zamansa hayli genç insanlarda, ortaya çıkan dejeneratif bir yapısı olan bu hastalığın belirtilerdir.

Bu tip dejeneratif hastalıklar, kişinin biyografisini sinsice yeniden yazan ve tamamen uydurma gerçeklere dayandıran bir biyografi yazarına benzer.

Bu kötü şöhretli romancıyla mücadele eden pek çoklarından biri de Dr. Douglas Scharre. O ve ekibi, Alzheimer hastalarının beyinlerinin ön loblarına ince-minik implantlar yerleştirip, hastaların kendi başlarına daha kaliteli yaşamalarının önünü açıyorlar. Yaptıkları araştırmada beynin çalışan bellek ve yönetici işlevlerini yerine getiren frontal loblarına ince teller bağlayan Dr. Scharre, tellerin bir ucunu da göğüste taşınan bir cihaza bağlıyor. Bu cihazdan kontrol edilen elektrik sinyalleri sayesinde hastaların frontal loblarında ilgili bölgeler uyarılıyor, böylelikle hastaların kognitif ve günlük işlevleri yerine getirmelerinde ciddi düzelmeler oluyor. Kişi, öz farkındalığını yeniden kazanarak yeniden tutarlı bir yaşam öyküsüne ve geleceği planlama yetisine sahip oluyor.

Deneye katılan çiftlerden biriyle yapılan röportajı izlemek üzere yukarıdaki fotoğrafa tıklayın

Araştırmaya katılan gönüllüleri uzun bir zaman periyodunda gözlemleyen, tedavinin farklı aşamalarında ince ayarlar yapan Dr. Scharre, bir sonraki aşamanın Alzheimer hastalığıyla yaşayan insanlar için bu tedaviye daha kolay erişim sağlamak amacıyla, derin beyin stimülasyonu adını verdiği tedavinin az invaziv (girişimsel) ve cerrahi olmayan yollarını bulmak olacağını belirtiyor.

Daha ileri okuma için: https://www.medicalnewstoday.com/articles/320792.php

Hafıza geliştirici beyin implantı tasarlandı
Elon Musk gibi günümüzün Steve Jobs’vari parlak zekâlı girişimcilerinden, Amerika’nın en kalburüstü araştırma merkezleri ve üniversitelerine kadar pek çok kişi ve kurum, beynin kapasitesini artırıcı çalışmalara milyonlarca dolarlık yatırımlar yapıyorlar.

Bunlardan bir tanesi olan Güney Kaliforniya Üniversitesi’nden biyo-medikal mühendisi Dr. Dong Song, insan belleğini geliştirmek için bir beyin implantı tasarladı ve cihaz deneylerde, beynin hafıza kısmında yarattığı etkilerle, deneklerin hafızalarının % 25’lik bir gelişme kaydetmesini sağladı.

Bu cihazın ayrıca ABD’nin en ölümcül hastalıklarından birinin tedavisi için de önemli etkilere sahip olduğu ortaya çıktı.

New Scientist dergisinde yayınlanan habere göre, Dr. Song ve ekibi, epilepsi hastalığı tedavileri için hali hazırda beyninde sondalar taşıyan 20 gönüllü buldu. Ardından bu gönüllülerin beyinlerine kendi sondalarını takan ekip, kısa süreli ve çalışan hafıza testleri yaparak deneklerin beyinlerinden veriler topladı. Elde edilen bulgulara göre de her bir denek için optimum hafıza performansı için gereken uyarım şablonları hazırladılar.

Beyinlerinin ilgili alanlarını uyararak gelecekteki testlere hazırladıkları denekler kısa süreli hafıza testlerinde % 15, çalışan hafıza testlerinde % 25’lik bir iyileşme gösterdiler.

“Beynin hafıza fonksiyonunu geliştirmek için sinirsel kodlar yazıyoruz. Bu daha önce hiç yapılmadı.”  diyen Dr. Song’un New Scientist dergisinde yayınlanan buluşuyla ilgili ileri okuma yapmak için: https://www.newscientist.com/article/2153034-brain-implant-boosts-human-memory-by-mimicking-how-we-learn/

İnsanlığın gelişimi için kendini böylesine bilime adamış biliminsanları sayesinde, ömrümüzün birkaç on yıl içinde % 10 uzayacağını tahmin ediyorum. Öte yandan bu tip ilerleme ve teknolojileri sadece kendi yararına, belki sadece ve sadece cebini doldurmak için kullanan, ama tükenmez bir hırsla varını yoğunu ortaya koyanların da yaratacağı büyük çelişkiler ortaya çıkacaktır.

Ortalama ömürlerimizin 85’lerin üzerine çıktığı bir çağda kim bilir nelerle karşılaşıp, bir ömürde dünyanın 100 yıllık değişimine şahit olacağız.

Daha aydınlık bir dünya için bilimle kalın, hoş kalın!

Kaynaklar

1) Eagleman, D. (2016). Beyin Senin Hikâyen, İstanbul: Domingo Yayınevi

2) Ramachandran, V. S. (2016), Öykücü Beyin, İstanbul: Alfa Yayıncılık

3) Dutton, K. (2013), Olağan Psikopatlar – Ermişler, Casuslar ve Seri Katillerden Hayat Dersleri, İstanbul: Domingo Yayınevi

4) Gladwell, M. (2009). Outliers, İstanbul: Mediacat Yayıncılık

5) Tammi R. A. Kral, Diane E. Stodola, Rasmus M. Birn, Jeanette A. Mumford, Enrique Solis, Lisa Flook, Elena G. Patsenko, Craig G. Anderson, Constance Steinkuehler & Richard J. Davidson, Neural correlates of video game empathy training in adolescents: a randomized trial, Nature – npj Science of Learning, 2018, Ağustos: Volume 3-Article number: 13

6) Martina Corazzol, Guillaume Lio, Arthur Lefevre, Gianluca Deiana, Laurence Tell, Nathalie André-Obadia, Pierre Bourdillon, Marc Guenot, Michel Desmurget, Jacques Luauté, and Angela Sirigu, Restoring consciousness with vagus nerve stimulation, Current Biology, 2017, Eylül: 27(18):R994-R996

7) Antoine Lutz, Lawrence L. Greischar, Nancy B. Rawlings, Matthieu Ricard, and Richard J. Davidson, Long-term meditators self-induce high-amplitude gamma synchrony during mental practice, The National Academy of Sciences of the USA-PNAS, 2004, Kasım: Vol:101, No:46

8) Richard J. Davidson, and Antoine Lutz, Buddha’s Brain: Neuroplasticity and Meditation, IEEE Sıgnal Processıng Magazıne, 2008, Ocak: 172-174

9) Max Ortiz-Catalan. The Stochastic Entanglement and Phantom Motor Execution Hypotheses: A Theoretical Framework for the Origin and Treatment of Phantom Limb Pain. Frontiers in Neurology, 2018; 9 DOI: 10.3389/fneur.2018.00748

10) Dong Song, (2017), Brain implant boosts human memory by mimicking how we learn, New Scientist,https://www.newscientist.com/article/2153034-brain-implant-boosts-human-memory-by-mimicking-how-we-learn

11) Çeşitli Nörobilim Makaleleri (2018), Psychology Today, https://www.psychologytoday.com/

12) Çeşitli Nörobilim Makaleleri (2018), Brain Facts https://www.brainfacts.org/

13) Çeşitli Nörobilim Makaleleri (2018), New Scientist https://www.newscientist.com/