Ana sayfa 191. Sayı Kitapçı Rafı

Kitapçı Rafı

98
PAYLAŞ

Deniz Karakaş Şencan

Tuhafı Aşma Zamanı- Kuantum Fiziğine Farklı bir Bakış
Philip Ball, Çev. Nedim Çatlı, Kolektif Kitap, 2019, 286 s.

Tuhafı Aşma Zamanı analojiler, metaforlar, imgelerle dolu kuantum anlatılarından farklı olarak, burada ve şimdi hakkındaki peşin hükümlerin sarsılmasını, uzay ve zamanla dalaşan, dile dökülemeyen, mantığın hiçe sayıldığı kuantum dünyasının neden “tuhaf” olduğunu değil, neden insanların dünyasının ona benzemediğini anlatmayı amaçlıyor. Kuantum kuramının nasıl işlediğini, hakkındaki klişeleri, yanlış yorumları, deneyimlenen dünyanın sezgi karşıtı ilkelerini nasıl yarattığını, insanın gerçeklik, bilgi ve dille kurduğu ilişkilerin sınırlarını neden, nasıl zorladığını tartışarak bu kuramla birlikte bugüne kadar bilinen bazı şeylerin artık neden geçerli olmadığını göstermeyi hedefliyor.

Profesör Stewart’ın Matematiksel Tuhaflıklar Dolabı
Ian Stewart, Çev. Ulaş Apak, Alfa Bilim, 2019, 320 s.

Matematiğin en heyecan verici kısmının okulda öğretilmediğinin farkında olan Profesör Ian Stewart, bu kitabında yıllar boyunca ilginç matematik bulmacalarını ve öykülerini derlemiş. İçinde mantık oyunlarından geometrik oyunlara kadar birçok farklı konunun olduğu kitap, Fermat’nın son teoreminden Poincaré sanısına, kaos kuramından fraktallere, matematik dünyasının serüvenlerinin yer aldığı okuru matematik dünyasının eğlenceli tarafını görmeye davet ediyor.

Annene Bile Güvenemeyeceksen Kime Güveneceksin
Leonard Shengold, Çev. Elif Korkut, The Kitap, 2019, 367 s.

Leonard Shengold, kitabında bebeklik evresinden çocukluk yıllarına kadar ebeveynlerin, çocuğun zihinsel gelişimi üzerindeki etkisini ve büyüdüklerinde bunu nasıl geleceğe taşıdıklarını anlatıyor. Çocukların bilinçli ya da bilinçaltı olarak ebeveynleri ile özdeşleşmesini ve onlara karşı davranışlarını inceleyen Shengold, kimi zaman kötü ebeveynlerin çocuklarının ruhunu katletmesine dair örnekler verirken kimi zaman da yazarlar ve eserleri üzerinden çocuk psikolojisi üzerine değerlendirmeler yapıyor.

Eros’un Istırabı
Byung-Chul Han, Çev. Şeyda Öztürk, Metis, 2019, 62 s.

Güney Kore’li yazar ve kültür kuramcısı Byung- Chul Han bu kitabında, düşünmenin ancak Eros’la artırılabileceğini, düşünebilmek için âşık olmuş olmak gerektiğini savunuyor. Yazara göre Eros olmadan düşünce bütün canlılığını, bütün huzursuzluğunu kaybederek tekrara düşer, gerici bir hal alır. Eros Başka’ya duyulan arzuyla düşünceyi cesaretlendirir.

Eyvah Çocuğum Dijital
Buğra Ayan, Abaküs Kitap, 2019, 92 s.

Günümüz ebeveynlerinin temel sorunlarından birine çözüm önerisi getirmek amacıyla hazırlanan bu kitapta yazar, ailelerin sık sık sorduğu sorulara yanıt vermeyi amaçlıyor. Çocuğumun bilgisayar bağımlılığı ne olacak? Bizim çocuk oyun bağımlısı, ekranın başından kaldıramıyoruz. Ne yapalım? Ekranlardan başımızı kaldıramazken, çocuklarımızın telefon-tablet bağımlılığından şikâyet etmemiz ne kadar samimi? Buna benzer konulardaki sorulara yanıt veriyor. Ailelere önerilerde bulunuyor.

Ters Akıntılar- Kültür, Sanat ve Hayat Üzerine
İbrahim Karaca, Su yayınları, 2019, 192 s.

Şair İbrahim Karaca’nın yazmış olduğu bu kitap, 30 yılı aşkın süredir Kültür-sanat yaşamı üzerine yazmış olduğu yazılardan bir seçki niteliğinde. Geçmişten günümüze yaşanan değişimleri yazılarda da görmek mümkün. Ülkenin sanat yaşamında olan 30 yıllık değişimi merak eden okurların ilgisini çekmeyi amaçlıyor.

Tarihsel Sosyoloji
Gerard Delanty, Engin F. Işın, Islık Yayınları, 2019, 680 s.

Tarihsel Sosyolojiye Giriş’te alanın gelişimi incelenmektedir. Genel bir giriş yazısında tarihsel sosyolojinin sosyal bilimlerde ‘kültüre dönüş’ten sonraki konumu ana hatlarıyla ifade edilmekte, konu üç kısımda, önce özetlerle ve bağlamları içinde aktarılmakta ve ardından açımlanmaktadır. Kısım I temellere ayrılmıştır ve Marx, Weber, evrimci ve işlevselci yaklaşımlar, Annales Okulu, Elias, Nelson ve Eisenstadt’a odaklanır. Kısım II modernleşme, geç Marksizm, tarihî coğrafya, kurumsal tarih, kültür tarihi, entelektüel tarih, post-kolonyal yaklaşım ve soykütüğü yaklaşımına odaklanır. Kısım III tarihsel sosyolojideki devlet teşekkülü, milliyetçilik, sosyal hareketler, sınıflar, ataerkillik, mimarî, din, ahlâkî düzenlemeden dönemleştirmeyle ve Doğu-Batı ayrımlarıyla ilişkili problemlere kadar en temel temalara odaklanır.

Mimar Sinan Neden Bir Tasarım Dehasıdır?
Reha Günay, Yem Yayınları, 2019, 128 s.

Geçmişte yayımlanan Mimar Sinan ve Sinan’ın İstanbul’u kitaplarında Sinan’ı ve yapılarını incelemiş olan Reha Günay, yeni çalışmasında, Mimar Sinan’ı diğer mimarlardan ayrıştıran niteliklerini başta mimarlık, iç mimarlık, tasarım, sanat, mühendislik, tarih vb. eğitimine yeni başlayanlar olmak üzere Türk ve Osmanlı mimarlığına, kültürüne ilgi duyan herkes için kolay anlaşılır bir dille açıklamayı amaçlıyor. Reha Günay, kitapta, bugüne kadar çeşitli efsaneler ve birçoğu abartılı öykülerle adeta bu dünyaya ait olmayan bir masal kahramanına dönüştürülen Mimar Sinan’ın aslında “gerçek bir kişi” olarak kim ve nasıl bir yaşama sahip olduğunu; hangi koşullarda neler başardığını, bu başarıyı hangi yöntem ve araçlarla elde ettiğini; bu sayede nasıl meslektaşlarından ayrılarak öne çıktığını, “soru-cevap-örnek” yöntemiyle kısa ve net olarak anlatmayı hedefliyor.

Homo Economicus’un Ölümü: İş-Borç ve Sonsuz Birikim Efsanesi
Peter Fleming, Çev. Esin Soğancılar, Koç Üniversitesi Yayınları, 2019, 344 s.

Neoklasik iktisatçılar için homo economicus figürü, rasyonel, rekabetçi ve tükenmeyen enerjisiyle ideal çalışanı temsil ediyor. Oysa gerçek hayatta bilişim teknolojisinin özgürleştirici etkilerini bir türlü hissedemeyen, yalnız homo economicus, borç yükü altında ezilirken güvensiz çalışma koşullarında ayakta kalmaya çalışıyor. Birikim yapma hedefinden git gide uzaklaşmış, artık tek derdi çocuğunun okul masraflarını ve giderlerini karşılamak. Süregelen toplumsal ve ekonomik krizi homo economicus’un çöküşüyle ilişkilendiren Peter Fleming, “enkaz ekonomisi”nin hâkim olduğu kapitalist toplumların güncel bir resmini sunmayı hedefliyor. Homo Economicus’un Ölümü, modelin ekonomistler ve kapitalistler tarafından devlet, iş, hatta aile aracılığıyla toplumu yönetmek için nasıl kullanıldığını güncel örneklerle ortaya koymayı amaçlıyor.

Rousseau’dan Nietzsche’ye Avrupa Düşünce Tarihi
Frank M. Turner, Kafka Kitap, 2019, 284 s.

Kültür ve düşünce tarihçisi Frank Turner’ın Yale Üniversite’sinde verdiği derslerden oluşan Rousseau’dan Nietzsche’ye Avrupa Düşünce Tarihi, Aydınlanma döneminden yirminci yüzyılın başına dek Avrupa’da yaşanan radikal değişimi fikir akımları ve öncü figürler üzerinden anlatmayı amaçlıyor. Oxford Today’in editörü Richard Lofthouse tarafından derlenen bu dersler, farklı disiplinleri bir araya getirerek döneme dair bir bakış açısı sunuyor.

Türkiye Cumhuriyeti’nde 1923-1961 Güç Odaklarının Mücadelesi
İlker Başbuğ, Kırmızı Kedi Yayınları, 2019, 552 s.

Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş yılı olan 1923’ten 1961’e kadar geçen 38 yılda, öncesinde olduğu gibi, güç odaklarının büyük mücadeleleri oldu. Bukitap bu 38 yılda yaşananlara ışık tutmayı amaçlıyor: Hangi tarihsel kesitte, hangi güçler ve temsilcileri, nasıl karşı karşıya geldi? Kimler kazandı, kimler kaybetti? Siyasal ve sosyoekonomik tarih nasıl yazıldı? İlker Başbuğ bu süreçte yaşanan olayları neden-sonuç ilişkilerini ortaya çıkartacak şekilde sorular sormaya ve bu sorulara cevaplar bulmaya çalışarak tartışıyor ve analiz etmeye davet ediyor.

İnsanlığın Geleceği
Michio Kaku, ODTÜ Yayınları, 2019, 370 s.

İnsan uygarlığı, Dünya’nın ötesinde yaşamanın sınırında. Peki bu nasıl olacak? Ünlü fizikçi Michio Kaku, bizi gelecekte bir yolculuğa çıkarmayı hedefliyor ve günün birinde insanların yuvalarının yıldızların arasında kurulmasını sağlayacak robotbilim, nanoteknoloji ve biyoteknolojideki akıllara durgunluk veren gelişmeleri okurun önüne sermeyi amaçlıyor.

Son Buzul Erimeden
Levent Kurnaz, Doğan Kitap, 2019, 480 s.

İklim değişikliği üzerine çalışmalarıyla tanınan Prof. Dr. Levent Kurnaz, yıllardır konuşulan bu sorunu bireysel, ulusal ve uluslararası düzeyde tüm boyutlarıyla ele aldığı kitabında insanların bildiğini sandığı gerçekleri yüksek sesle anlatarak ve iklim değişikliğini kulaklara çalınan bir haber başlığı olmaktan çıkararak insan hayatının tam içine taşımayı amaçlıyor. Yazar kitabını şu çümlerele açıklıyuor: İklim, insanlık tarihinde görülmedik bir biçimde değişiyor. Bu değişim öyle hızlı ki, dünyadaki varlığımızı tehdit ediyor ve önlem almazsak, gelecek nesiller zorlu iklim koşullarına boyun eğecek. Kömür, petrol ve doğalgaz yakarak atmosfere saldığımız sera gazlarıyla bu sorunu biz yarattık ama istersek üstesinden gelebiliriz. Yeter ki son buzul erimeden bilinçlenip gerekeni yapalım.

Mağaradaki Zihin
James David Lewis-Williams, Yapı Kredi Yayınları, 2019, 312 s.

Antropolog ve kaya sanatı tarihçisi David Lewis-Williams Mağaradaki Zihin isimli çalışmasında Paleolitik (yontma taş) dönem insanının mağara duvarlarına çizdiği imgelerin düşünsel ve itkisel serüvenini anlatmayı amaçlıyor. Kitabında şu sorudan yola çıkıyor: Lascaux, Chauvet ve Altamira gibi mağaraların duvarlarında bulunan hayvan resimleri ve semboller bize geçmiş dönem insanlarının zihinleri hakkında ne söyler? Lewis-Williams evrim, sinirbilim ve yapısalcı antropolojinin ışığında insanın atalarının karanlık gizemine ve insan bilincinin doğasına büyük ışık tutmayı amaçlıyor.

 Toplumsal Sınıfların Psikolojisi
Maurice Halbwachs, Pinhan Yayıncılık, 2019, 168 s.

Bu çalışmasında Halbwachs okurunu toplumsal dünyanın içinde bilimsel bir geziye davet ediyor. Bu gezide “insanın, hayvanat bahçesindeki kafeslerin içindeki yırtıcılar ya da bir akvaryumun camlarının arkasındaki bölmelere kapatılmış deniz hayvanları gibi temsilleriyle” değil; doğal yaşam biçimleri içindeki insanın kendisiyle karşılaşılacaktır. Bu doğal yaşam biçimleri “toplumsal bir tabiat olan insan tabiatını tüm içgüdüleri ve eğilimleriyle birlikte ortaya koyacaktır”. Kitapta farklı beşerî gruplar ele alınırken “bu topluluklar içinde hangi kolektif temsillerin hâkim olduğu, kuvvetlerinin ve yayılma alanları ile sınırlarının ne olduğu” anlaşılmaya çalışılmaktadır. Söz konusu kolektif temsiller, aynı zamanda içinde bulundukları ilişkiler bağlamında incelenmekte, bunların toplumsal evrimin farklı aşamalarına tekabül edip etmediklerini sorgulanmakta ve böyle bir karşılaştırmadan yakın gelecek hakkında tahminler çıkarılmaktadır. Halbwachs’ın saiklerin kolektif biçimlerine ilişkin incelemesi, toplum içinde yaşayan insanlara dayatılan çerçeveler içinde en geniş, en doğal ve en az yapay olan şeklinde nitelediği “toplumsal sınıflar” çerçevesinde sürdürülmektedir.