Ana sayfa Bilim Gündemi İlginç bir deprem etkinliği: 1 Şubat 2021 Midilli Adası depremi

İlginç bir deprem etkinliği: 1 Şubat 2021 Midilli Adası depremi

681

Midilli Adası Girit ve Eğriboz’dan sonra Yunanistan’ın en büyük üçüncü adasıdır ve başkenti Mytilene’dir. Ada, Yunanistan’ın ana karasından çok Türkiye’nin Ayvalık ile Burhaniye ilçelerine yakın olan bir adadır. Ada’nın içerisinde ve deniz çevresinde bulunan diri faylar nedeniyle sıkça kuvvetli depremlerle sarsılmakta ve yapılar hasara uğramaktadır.

1 Şubat 2021 tarihinde Uluslararası Saat Dilimi (UTC) ile 01:45’den itibaren Midilli Adası’nın güneyinde yoğun bir deprem etkinliği başladı. Türkiye, Yunanistan ve diğer yakın ülkelerin deprem kayıt istasyonları bu depremleri rapor etmeye başladılar. Aslında 2.0-4.0 arasındaki büyüklüklerde depremler Ege Denizi ve çevresinde her gün olabilecek depremler. Ancak depremlerin sayısı ve büyüklükleri artmaya ve hissedilir düzeye ulaştı (Şekil 1, Çizelge 1).

Şekil 1. Midilli Adası ve çevresindeki diri (aktif) faylar, jeolojik devirlerden kalmış volkanik yapılar (kaldera) ve 1 Şubat 2021-2 Şubat 2021 arasında oluşan deprem etkinliği (kırmızı renkli daireler). Mavi dairelerle belirtilmiş olan depremler ise Midilli Fayı üzerinde 1979-2017 yılları arasında olmuş (Çizelge 2) depremlerin dış merkezlerini göstermektedir. Depremlerin bu fay kuşağı üzerinde birbirlerini etkiledikleri (tetikledikleri) düşünülmektedir.

Sabah 05:46’da 4.8 büyüklüğünde bir depremin hemen arkasından bir dakika sonra 05:47’de 4.8 büyüklüğünde bir deprem daha oldu. Depremler Midilli Adası’nda ve Türkiye’deki yakın kıyılarda yaşayanlar tarafından hissedildi. Medya bu depremleri haber yapmaya ve uzmanlara sormaya başladı. Saat 06.00 da 4.8 büyüklüğünde bir deprem daha oldu. Bölgede bir tedirginlik arttı. Sosyal medyada herkes hissettiklerini yazmaya başladı. Bu arada çoğu hissedilmeyen ama mevcut deprem istasyonlarıyla kaydedilip rapor edilen 2.0-3.5 arası depremler oluyordu. Saat 06:34’de 4.0 büyüklüğündeki depremden sonra 2.4 ile 3.2 arasında depremler seri şekilde sürdü. Saat 07:51’deki 3.2 büyüklüğündeki depremden sonra bir sessizlik oldu. Ancak 43 dakika sonra 08:35’de 5.2 (USGS) büyüklüğünde kuvvetli bir deprem bütün bölgeyi salladı. Deprem İzmir şehir merkezine 110 km uzakta olmasına rağmen İzmir’de yaygın bir şekilde hissedildi. 30 Ekim 2020’de şehir merkezinden 70 km uzakta Sisam Adası’nın kuzeyinde olan ve İzmir’de 119 kişinin ölümüne 500 binanın ağır hasar almasına ve yıkılmasına neden olan depremden sonra İzmirliler korkuyla dışarılara çıktı. Medya deprem ajanslardan “İzmir Depremi” olarak duyurdu. Deprem Midilli Adası’nın güneyinde olup, o gün sabah erkenden başlayan deprem etkinliğinin devamıydı ve İzmir’le doğrudan bir ilişkisi yoktu. Bu depremin arkasından daha küçük artçı sarsıntılar başladı ve bu yazıyı kaleme aldığımda sürüyordu (Çizelge 1).

Batı Anadolu ve Ege Denizi’ndeki jeolojik ve tektonik gelişim sürecin bir parçası olan Midilli Adası’nın hem kendi içerisinde hem de deniz alanında çok sayıda diri (aktif) faylar bulunmaktadır. Anadolu kıtasının batıya hareketi nedeniyle ve Afrika Kıtası’nın kuzeye doğru Girit-Rodos-Kıbrıs Adaları’nın altına dalmasının yarattığı gerilim alanı nedeniyle Batı Anadolu-Ege Denizi KKD-GGB yönlerinde genişlemekte, yerkabuğu dilimlenerek incelmektedir. Bu nedenle çok sayıda yoğun depremsellik, jeotermal kaynak oluşumları ve çok sayıda normal faylarla sınırlanmış çöküntü havzaları (graben) oluşumları yaygındır.

Yukarıda açıkladığımız bu tektonik süreç nedeniyle bölgede yaygın hasar yapan depremler yaşanmaktadır. Hem 1900 öncesi tarihsel dönemde, hem de 1900 sonrası aletsel kayıt döneminde bölge halklarına çok kayıplar verdirmiş büyük depremler arşivlerde yerini almıştır Bu depremlerin bazıları Midilli Adası’nı önemli derecede etkilemiş ve yerleşimlerde can ve mal kaybı yaratmıştır. Tarihsel kayıtlara göre 1384-1890 yılları arasında Midilli Adası merkezli yedi tane yıkıcı deprem gerçekleşmiştir. 7 Mart 1867’de 7.0 büyüklüğündeki deprem Midilli Adası’nda 5,750 hanede hasar yapmış, 550 kişinin ölmüş ve 816 kişinin yaralanmıştır.

Çizelge 1.1: Şubat 2021 tarihinde Midilli Adası’nın güneyinde Midilli Fayı’ üzerinde başlayan deprem etkinliğinin UTC’ye göre saat 01:45 ile 2 Şubat 2021 05:28 arasında oluşan deprem dizisi. Veriler CSEM’den alınmıştır. 1 Şubat 2021 08:35’deki 5.2 büyüklüğündeki depremin büyüklük bilgisi USGS’den alınmıştır. Türkiye saati için saate 3 eklemek gerekir.
Çizelge 2. Midilli Fay üzerinde 1979-2021 yılları arasında olan depremlerle ilgili sismolojik değişkenler. H: deprem iç merkez derinliği.

1 Şubat 2021 tarihinde başlayan deprem etkinliği Midilli Fayı üzerinde olmuştur. Bu fay daha önceki yıllarda 4.5 ile 6.4 büyüklükleri arasında değişen beş deprem oluşturmuştu. Bu son deprem daha önceki Midilli Fayı üzerinde dizilen depremlere göre en batı uçta olmuş görünüyor. Bütün bu depremlerin fay mekanizması çözümleri benzer doğrultuda ve eğimde normal fay yapısının onaylıyor. Buna göre Şekil 1 ve Çizelge 2’yi incelediğimizde depremlerin doğudan batıya doğru göç ettiğini, hatta birbirlerini tetiklediğini söyleyebiliriz. Midilli Fayı’nın ilginç özelliklerinden biri, bu tür bir depremsellik hikayesi sergilemesi.

Şekil 2. 1 Şubat 2021-2 Şubat 2021 tarihleri arasında Midilli Adası’nın güneyinde Midilli Fayı üzerinde olan deprem etkinliğinin büyüklüğe göre zamanda değişim grafiği. Veriler CSEM’den alınmıştır ve saatler Uluslararası Saat Dilimi (UTC)’ye göre verilmiştir.

1 Şubat 2021’deki depremin diğer ilginç hikayesi ise 5.2 büyüklüğündeki (USGS) deprem öncesi belirgin bir deprem etkinliği sergilemesi. Eğer 5.2 büyüklüğündeki depremi ana deprem gibi kabul edersek önceki depremlerin 5.2’in öncü depremleri olarak yorumlayabiliriz (Şekil 2). Bu durum çok sık rastlanmayan bir oluşum biçimidir. Dünya’da benzer örüntüde depremler olmuştur, ancak 5.2’den önce üç tane 4.8 büyüklüğündeki depremleri ve daha küçük depremleri düşünürsek durum daha ilginç olmaktadır. Bu örüntü bir öncü deprem örüntüsü müdür, yoksa bir deprem fırtınası örüntüsü olarak yorumlanabilir mi? Önümüzdeki günlerde Midilli Fayı üzerindeki bu deprem etkinliği sürerse, deprem büyüklüklerine ve deprem sayısının değişimine göre oluşacak örüntü bize bu durum hakkında bir bilgi verecektir. İzlemeyi sürdüreceğiz.

Kaynakça:

Ambraseys N.N. & Finkel C., 1995. The Seismicity of Turkey and adjacent areas. A Historical Review, 1500-1800. Eren, Istanbul, 240 pp.

CSEM, 2020. https://www.emsc-csem.org/Earthquake/

Papadimitriou, P.; Kassaras, I.; Kaviris, G.; Tselentis, G.-A.; Voulgaris, N.; Lekkas, E.; Chouliaras, G.; Evangelidis, C.; Pavlou, K.; Kapetanidis, V.; et al. The 12th June 2017 Mw=6.3 Lesvos earthquake from detailed seismological observations. J. Geodyn. 2017, 115, 23–42.

Soloviev, S. L., Solovieva, O. N., Go, C. N., Kim, K. S., & Shchetnikov, N. A. (2000). Tsunamis in the Mediterranean Sea, 2000 B.C.–2000 A.D. Dordrecht: Kluwer Academic Publishers.

Sözbi̇li̇r, H., Sümer, Ö., Uzel, B., Eski̇, S., Tepe, Ç. & Softa, M., 2017. 12 Hazi̇ran 2017 Mi̇di̇lli̇ depremi̇ (Karaburun Açıkları) ve bölgeni̇n depremselli̇ği̇, Jeoloji̇ Mühendi̇sli̇ği̇ Bölümü, 14 Hazi̇ran 2017 Buca-İzmi̇r, 14 sayfa.

USGS, 2020. https://earthquake.usgs.gov/earthquakes/map/?extent=8.40717,-151.69922&extent=59.7121,-38.23242