Ana sayfa Bilim Gündemi Alerjik hastalık nedir?

Alerjik hastalık nedir?

75

Alerjik hastalıklar, halk arasındaki yanlış inanışın aksine bağışıklık sistemindeki yetersizlikten kaynaklanmamaktadır. Alerjik hastalıklarda bağışıklık sisteminde çeşitli hücreler ve elementler sayıca çoğalarak aşırı aktifleşir ve bu yolla hastalık bulgularına yol açar.

Alerji, Latince farklı davranış anlamına gelen “Allos” kelimesinden kaynaklanır ve yabancı maddelere karşı vücudun verdiği farklı bağışıklık yanıtını ifade eder.

Alerji, yabancı maddelere karşı vücudun verdiği farklı bağışıklık yanıtını ifade eder.

Alerjik hastalıklar, başlıca iki temel unsurun rol oynadığı, bağışıklık sistemimizin aşırı yanıt oluşturması sonucu oluşan hastalıklardır. Bu iki unsurdan ilki “alerjen” dediğimiz, çıplak gözle görünmeyen, genellikle protein yapısında olan, daha çok çevremizden vücudumuza aldığımız maddeler; ikincisi ise ailemizden gelen ve bu hastalıklara yatkın hale gelmemizi sağlayan “genetik kod”umuzdur.(1) Ancak, her alerjik hastalıkta alerjen maruziyeti tam olarak gösterilemez.  Örneğin “kronik ürtiker” dediğimiz, altı haftadan daha uzun bir süre boyunca oldukça kaşıntılı, irili ufaklı deriden kabarık ve gezici karakterdeki lezyonlardan oluşan hastalıkta alerjen maruziyeti genellikle söz konusu değildir. Bu hastalığın zemininde “otoimmün” dediğimiz vücudun kendi hücre ve elementlerini yabancı olarak algılaması sonucu hasar oluşturan çeşitli hastalıkları, kronik enfeksiyonları araştırmak gerekmekte ve çoğu hastada kliniği tetikleyen, vücuda dışarıdan giren bir ajan bulunamamaktadır. Bu durumda hastalığın kendiliğinden geliştiğini ifade etmek için “kronik spontan ürtiker” tanımı kullanılmaktadır. Buna karşın ürtiker altı haftadan daha kısa bir süre boyunca seyretmiş ve tedaviyle ya da kendinden iyileşmişse, “akut ürtiker” dediğimiz klinik tabloyu düşünebilir ve genellikle besin, böcek sokması ya da ilaç gibi bir alerjen maruziyetini çoğu kez saptayabiliriz. Alerjik hastalıklara genetik yatkınlık “atopi” terimi ile isimlendirilmektedir.(2) Klinik pratikte alerjik nezlesi olan bir anne babadan doğan bir çocuğun yüzde 75 olasılıkla hasta olması beklenmektedir.(3) Ancak, çoğu klinik tabloda bu şekilde kuvvetli bir ilişki düşünülse de, genetik zemini açıklayan, farklı toplumlarca kabul gören mutasyonlar tanımlanmamıştır.

Alerjik hastalıklar, vücudumuzdaki farklı sistemleri etkileyerek değişik klinik özelliklerle karşımıza çıkmaktadır. Soluduğumuz alerjenler alerjik nezle (rinit), astım denilen hava yollarını tutan solunum hastalıklarına neden olurken; yediğimiz besinler temel olarak sindirim sistemini ilgilendiren alerjik belirtilere, deri belirtilerine, nadiren solunum sistemi belirtilerine ve tüm vücut sistemlerini ilgilendiren acil bir klinik durum olarak kabul ettiğimiz anafilaksiye yol açabilir. Bunların dışında ilaçlar, böcek ısırıkları ya da sokmaları veya farklı kimyasal maddeler, vücuda giriş yollarına ve alınan dozlara bağlı olarak farklı alerjik belirti ve bulgulara yol açar.  Bu nedenle alerjik hastalıklar, çok farklı klinik tablolar halinde karşımıza çıkabilmektedir. Deriyi tutan başlıca alerjik hastalıklar; atopik dermatit, alerjik kontakt dermatit, ürtiker ve anjioödemdir. Solunum yollarında alerjik rinit ve astım, gözde alerjik konjunktivit ve göz kapaklarında alerjik dermatit görülür. Ayrıca ilaçlar, böcek ısırıkları ya da sokmaları ve besinler farklı organ sistemlerini tutarak değişik klinik tablolara neden olur.

Alerjik hastalıkların seyriyle ilgili tıp literatüründe karşımıza çıkan ilginç bir terim “atopik marş”tır.(2) Genel olarak bir bireyin hayatının ilk birkaç yılında besin alerjisi, takiben atopik dermatit gelişirken bu tabloların iyileşebildiği ve yerini genellikle 7-10 yaşlarında solunum yolu alerjilerine bıraktığı görülür. Erişkin dönemde alerjen ve iritanlara maruziyetle ilişkili olarak farklı alerjik tablolar görülür. İleri yaşlarda da alerji kendini daha özel alerjen maruziyetleriyle ilişkili olarak ilaç ya da besin alerjisi şeklinde gösterebilir.

KAYNAKLAR
1) Roilt I., Brostoff J., Male D.; Immunology, London, Churchill, Livingstone, 2nd ed. 1991.
2) Burks A.W., Holgate S., O’Hehir R., Bacharier L., Broide D., Hershey G.K., Peebles R.S.; Middleton’s Allergy Principles and Practice, 9th ed. 2019.
3) Wise S.K., Lin S.Y., Toskala E., Orlandi R.R., Akdis C.A., et al.; “International Consensus Statement on Allergy and Rhinology: Allergic Rhinitis”; Int Forum Allergy Rhinol. 2018; 8:2 108-352.

Not: Bu yazı Bilim ve Gelecek Dergisi’nin 198. Sayısında “Alerjik hastalıklar ve bağışıklık sistemi” başlıklı makaleden alınan bir bölümdür.
Yazının tamamı için;

Alerjik hastalıklar ve bağışıklık sistemi