Ana Sayfa Astronomi Kamo’oalewa adındaki uzay taşı Ay’dan kopan bir parça olabilir

Kamo’oalewa adındaki uzay taşı Ay’dan kopan bir parça olabilir

161

Ay’ın şiddet dolu geçmişi tabiri caizse “yüzünden okunuyor”. Milyarlarca yıldır uzay taşları tarafından çarpışma yağmuru altında kalan uydumuzun üstü başı tuhaf kraterler ve çarpışma izleriyle dolu. Şimdiyse ilk kez gökbilimciler uzay boşluğunda Ay’ın geçmişini anlamamız yolunda derin izler barındıran bir uzay taşı keşfetti. İsmini keşfedildiği Pan-STARRS teleskobunun memleketi Hawaii’nin yerel dilinde “titreşen cisim” sözcüklerinin türetilmesinden alan “Kamo’oalewa” adındaki bu gizemli nesne, Ay’dan kopmuş bir parça gibi görünüyor. 11 Kasımda Nature’a ait “Communications Earth & Environment” dergisinde yayımlanan makalede, 2016 yılında keşfedilen ve Dünya’nın bilinen beş yarıuydularından* biri olan Kamo’oalewa hakkında, çok ufak ve sönük olduğundan, pek bilgiye sahip değildik. Ortalama bir dönmedolap boyutunda olan Kamo’oalewa, gezegenimizden olan uzaklığı Dünya ile Ay arasındaki mesafenin 40 ila 100 katı arasında değişen bir mesafe arasında gidip gelmekte.

ABD’nin Arizona Eyaletinde bulunan Safford ve Happy Jack’taki Large Binocular Telescope ve Lowell Dİscovery Telescope gözlemevlerini kullanan araştırmacılar, görünür ve görünüre yakın dalga boylarındaki gözlemlerden faydalanarak bu uzay taşı hakkında fikir edinmeye çalıştılar. Tuscon’daki Arizona Üniversitesinden astronom Vishnu Reddy, özellikle kızılötesi dalgaboyundan alınan gözlemlerin önemine dikkat çekerek “Kızılötesi dalgaboyu özellike kaya gökcisimlerindeki(gezegenler, uydumuz, uzay taşları gibi…) mineraller ve yüzeyde bulunan elementleri belirlemek için en önemli aracımız.” diye ekliyor.  Kamo’oalewa kırmızının tonlarına daha yakın görünür dalgaboyunda ışığı daha çok yansıtıyor. Bu özellik özellikle yüzeyinde bolca Silisyum barındıran Ay gibi nesnelerde görülen bir özellik. Cismin görünür tayfı Ay ile neredeyse birebir özellikler göstermekte. Bu duruma bir de nesnenin içinde bulunduğu yörünge eklenince, araştırmacılara göre en mantıklı açıklama bu cismin Ay’dan kopan bir parça olduğu yönünde. Güneş Sisteminin erken dönemlerinde, kaya gezegenler günümüzdeki konumlarına ve yörüngelerine oturmaya başladığında, günümüzde Ay’ı oluşturan bir gökcisminin, kütleçekimsel bir dengeye ulaşamadığı için önce Venüs’e çarptığı ve gezegenin meşhur ters dönme hareketini yarattığı, akabindeyse Dünya ile bir temas yaşayıp nihai olarak Dünya’nın yörüngesinde hapis kalarak gezegenimizin bir uydusu olduğu düşünülmekte. Bu fikir yürütme, Dünya gibi ortalama bir kaya gezegenin niçin Ay gibi görece büyük bir uyduya sahip olduğunu açıklayan en mantıklı görüşlerden biri. Fakat bu tür bir çarpışma bolca iz bırakmış olmalı.Elbette gelecekte yapılacak daha detaylı gözlemler bize daha detaylı açıklamalar getirecektir fakat bu cisim üzerine şu ana kadar yapılan en detaylı çalışmanın vardığı sonucun, bu cismin Ay’dan kopmuş bir parça olduğunu söyleyebiliriz ve bu durum da bahsettiğimiz görüşün daha kabul görür bir hale gelmesi yolunda bir ilk adım olma özelliğini taşıyor. Çin Uzay Ajansı da geçtiğimiz günlerde yayımladığı on yıllık planlarına Kamo’oalewa’ya gidecek bir sonda yapmayı eklediğini duyurdu.

*: Yarıuydular:
Yarıuydular, esasen Güneş etrafında dönen fakat bu dönüşü bir gezegene, neredeyse o gezegenin uydusu kadar yakın konumlarda gerçekleştiren gökcisimleridirler. Bu tür nesneler genelde civarlarında bulunan gökcisimlerinden kopmuş parçalardır veya o civarda doğal şartlarda oluşmayacak bir patlamanın arta kalan yapılarıdır. Dünya’nın beş adet yarıuydusu bulunmaktadır.

Kaynak:

A space rock called Kamoʻoalewa may be a piece of the moon

İlgili Makale

Önceki İçerikKüba’nın geliştirdiği kovid-19 aşıları meyvesini veriyor
Sonraki İçerikNASA ve SpaceX DART’ı başlattı: İlk Gezegensel Savunma Testi Görevi