Ana Sayfa Bilim Gündemi Küba’nın geliştirdiği kovid-19 aşıları meyvesini veriyor

Küba’nın geliştirdiği kovid-19 aşıları meyvesini veriyor

287

Ön baskıda yayınlanan veriler üç doz Soberana aşısının klinik denemelerde 92.4%’lük etkinliğe sahip olduğunu gösteriyor.
COVID-19 pandemisi ortaya çıktığında Küba aşı geliştirmek için dünyanın geri kalanına bel bağlamama kararı aldı. Küba’ya dış ülkelerden ürün tedariğini büyük ölçüde sekteye uğratan ABD’nin 60 yıllık ekonomik ambargosunun Küba’nın aşı ve tedaviye erişimini zora sokacağı biliniyordu. “Halkımızı korumanın en iyi yolu bağımsız olmaktı” diyor Havana’daki Finlay Aşı Enstitüsü’nün genel direktörü Dr. Vicente Vérez Bencomo.
Böylece Finlay Enstitüsü ve Küba’nın diğer devlet kontrollü biyoteknoloji merkezleri kendi COVID-19 aşılarını geliştirmeye başladılar. Son açıklanan verilere göre çabalar karşılığını bulmuşa benziyor: medRxiv’de yayınlanan ve araştırmaların verilerini içeren 6 Kasım tarihli ön baskıda enstitünün geliştirdiği aşılardan biri olan Soberana 02’nin yine kendi geliştirdikleri bir başka aşıyla birlikte kullanıldığında semptomatik COVID-19 enfeksiyonuna karşı 90%’ın üzerinde koruma sağladığı rapor edildi. Bu kombinasyon bulaş riski hayli yüksek olan, hastaneye yatış ve ölüm oranlarında küresel çapta yükselişe yol açan ve bugün Küba’daki hemen hemen tüm COVID-19 vakalarının sorumlusu olan Delta varyantına karşı da etkili görünüyor.

18 Kasım itibariyle Küba halkının 89%’u – 2 yaşa kadarki çocuklar da dahil – en az bir doz Soberana 02 veya Havana’daki Genetik Mühendislik ve Biyoteknoloji Merkezi (İngilizce kısaltması: CIGB) tarafından geliştirilmiş bir diğer Küba aşısı olan Abdala ile aşılanmış durumda. Merkezin Temmuz ayında bildirdiğine göre, üç doz Abdala aşısının 48,000’in üzerinden gönüllü üzerinde gerçekleştirilen faz III çalışmasında aşının 92%’nin üzerinde bir etkinliğe sahip olduğu belirlendi, ancak tüm sonuçlar henüz yayınlanmadı.
Küba’nın düzenleme kurulu Abdala ve Soberana 02 aşılarına yetişkinlerde kullanılmak üzere sırasıyla Temmuz ve Ağustos aylarında yetki verdi. Bunu takip eden birkaç ayın sonunda aşılar çocuklara da uygulanmaya başlandı. Küba bu iki yerli üretim aşısını Venezüella, Vietnam, İran ve Nikaragua’ya da gönderiyor. Aşıların dünyanın kullanımına sunulması için Dünya Sağlık Örgütü’nden aşılar için onay bekleniyor.

Büyük Sıçrayışlar
Vérez Bencomo’nun grubu Soberana 02’yi geliştirirken enstitünün ‘konjuge’ (eşlenik) aşı teknolojisinden yararlandılar. Finlay’ın konjuge aşıları bir bakteri veya virüsten alınan protein veya şekeri tetanos bakterisinden elde edilen bir nörotoksin proteininin zararsız bir parçasına kimyasal olarak bağlıyor. Ortaya çıkan kombinasyon, iki bileşenin tek başına sahip olduğu etkiden daha yüksek bir bağışıklık yanıtı meydana getiriyor. Konjuge aşılar menenjit ve tifoya karşı dünya genelinde kullanılıyor. Küba’da da çocuklara yıllardır bu tip aşılarla hastalıklara karşı bağışıklık kazandırılıyor.
Vérez Bencomo’nun ekibi, tetanos-toksin proteinini SARS-CoV-2’nin spike proteininin (virüsün hücrelere girişine yardımcı olan protein) reseptör bağlanma alanına (İngilizce kısaltması: RBD) bağlayarak ko<njuge aşı teknolojisini COVID-19’un üstesinden gelecek şekilde düzenledi. Faz III aşamasında iki doz aşı olan 14,000’in üzerinde gönüllünün, aynı sayıda gönüllüden oluşan plasebo grubundakilere göre semptomatik COVID-19 geçirme riskinin 71% azaldığı görüldü. Bu sonuçlar, aşının etkinliğinin ABD’de Johnson & Johnson (J&J) ve İngiltere’de AstraZeneca’nın ürettiği aşılarınkine benzerlik gösterdiğini ortaya koydu.

Koruyuculuk seviyesini daha yukarıya çekmek için Finlay ekibi katılımcılara üçüncü bir aşılama daha yaptı. Daha önce Soberana Plus isimli başka bir aşı COVID-19 hastası insanlar üzerinde test edilmiş ve katılımcıların bağışıklık sisteminin olumlu cevap verdiği görülmüştü. Araştırmacılar, yalnızca RBD proteinlerini temel alan bir aşı olan Soberana Plus’ı iki doz Soberana 02 aşısı olmuş 14,000 kişilik başka bir gruba uyguladılar ve sonuç olarak bu üç dozun bütününün 92.4%’lük koruma etkisine sahip olduğunu buldular.
Ekip, benzer bir testi 24,000 kişiyle gerçekleştirmek üzere Tehran’daki Pasteur Enstitüsü’yle ortaklık kurdu ve sonuçların yakında yayınlanması bekleniyor. Vérez Bencomo, Finlay Enstitüsü’nün ayda 10 milyon Soberana 02 dozu üretebileceğini söylüyor.
CIGB’in Abdala aşısı da büyük bir atılım gerçekleştirdi. Tıpkı Soberana 02 gibi, bu aşının arkasındaki teknoloji de Küba’nın hepatit B için kendi geliştirdiği ve uzun yıllardır kullandığı bir aşıdan uyarlandı. Araştırmacılar maya hücrelerini düzenleyerek Soberana 02’de kullanılandan farklı bir RBD bölümü ürettiler ve proteinleri Abdala’da kullanılmak üzere saflaştırdılar. CIGB araştırmacısı Merardo Pujol Ferrer 24 milyon doz Abdala aşısının 8 milyon Kübalı’ya uygulandığını ve bunun aşının etkinlik ve güvenliğini takip etmek için araştırmacılara büyük bir veri seti sağladığını söylüyor. Ekibin elde ettiği verileri bu ayın sonuna doğru yayınlamayı planladığını da ekliyor.

COVID-19’a Karşı Alet Çantası Genişliyor
Çeşitli COVID-19 aşılarını güvenlik ve etki açısından karşılaştıran ve Kanadalı Biyoteknoloji Şirketi Novateur Ventures’in aşı geliştirme biriminin başındaki Dr. Craig Laferrière, protein temelli Soberana 02 ve Abdala aşılarının diğer aşı türlerine göre bazı avantajlara sahip olabileceğini belirtiyor. Pfizer ve Moderna’nın mRNA aşılarından farklı olarak Küba’nın protein temelli aşılarının olağanüstü düşük sıcaklıklarda korunmasına gerek yok. Bu avantaj aşının uzak yerlere ulaştırılmasını kolaylaştırıyor.
Üstelik Küba’nın aşıları AstraZeneca ve J&J’ın aşılarına göre (bunlar DNA’ya sahip bir virüs grubu olan adenovirüslerden yararlanarak ilgili geni RBD’nin farklı bir bölümü için hücrelere gönderme prensibiyle çalışıyor. Oldukça düşük ihtimalli de olsa yan etki olarak kan pıhtısı oluşumuyla ilişkilendiriliyorlar.) daha düşük yan etkilere sahip olabilir. Finlay’ın elde ettiği bulguların medRxiv’te yayınlanan ön baskısı (henüz akran kontrolünden geçmemiş) kapsamlı klinik verileri içermese de Laferrière Soberana 02’nin yan etkilerinin minimum düzeyde olacağını tahmin ediyor; çünkü faz III çalışmalarına katılanlar arasında 1%’in altında katılımcıda ateşlenme görüldü. Veréz-Bencomo yakında daha fazla verinin yayınlanacağını söylüyor.

Diğer yandan, Laferrière bazı eksikliklere de değiniyor. Protein bazlı aşılar, protein sentezlemek için çeşitli hücre türleri kullanılarak yapılıyor. Soberana 02 aşısı hamsterların yumurtalık hücrelerinde üretiliyor ve bu yöntem bu tür aşıları üretmek için kullanılabilecek bazı alternatif yöntemlere göre daha uzun zaman alıyor. Buna ek olarak, Laferrière’e göre kanıtlar gösteriyor ki tetanos-toksin proteini kullanılan konjuge aşılar daha önce bu tip bir aşıyı yaptırmış insanlarda (örneğin, çocukluk çağında menenjit aşısı olmuş) daha az etkili.
Vérez Bencomo aşının güvenliliğine dair güveninin tam olduğunu, bunun sebebinin de konjuge aşı teknolojisinin ciddi problemler olmaksızın on yıllardır kullanılıyor olması olduğunu söylüyor.
Çocuklarda kullanılmak üzere aşı oluşturmak için konjuge aşı teknolojisi üzerinde çalışmalar yapmış olan Finlay ekibi, Soberana 02’nin Haziran ayında başlayan pediatrik denemeleri için dozaj ayarlama ve yan etkiler hakkında da yeterince bilgi sahibiydi. Bu zamana kadar Küba’da 2 milyon çocuk aşılandı ve Vérez Bencomo henüz yayınlanmamış verilerin aşının güvenli ve etkin olduğuna işaret ettiğini söylüyor.
Aşı danışmanlık hizmeti veren ABD merkezli Vaccine Dynamics’in başkanı Dr. John Grabenstein, dünya çapında geliştirilen aşıların bir alet çantasındaki araçlara benzeterek, COVID-19’a karşı savaşta herkesin bu alet çantasındaki farklı bir aracı kullandığını ve bu araçlardan her birinin oldukça iyi çalıştığını söylüyor. Küba’nın geliştirdiği aşıların tüm dünya için faydalı bir katkı olacağını düşündüğünü belirtiyor. Grabenstein’a göre Soberana 02’ye ilişkin veriler sağlam görünüyor, ancak aşı ile kazanılan bağışıklığın ne kadar süre korunduğunun belirlenmesi için zaman gerekiyor.
Bu sırada, Küba COVID-19 aşısı geliştirme stratejisinde ilerlemeyi sürdürüyor. Finlay’ın Soberana 01 aşısı (bu aşıda spike proteini tetanos-toksin proteini yerine menenjite neden olan bakteriden elde edilen bir şekere bağlanıyor) ve CIGB’nin Mambisa aşısının (Abdala’da kullanılan aynı RBD parçasını içeren ve nazal (burun yoluyla) uygulanan bir aşı) klinik denemeleri hala sürüyor.

Kaynak:
Nature 600, 15-16 (2021)
doi: https://doi.org/10.1038/d41586-021-03470-x

Önceki İçerikDisleksi, görsel işlemeyi okumanın ötesinde de etkiliyor
Sonraki İçerikKamo’oalewa adındaki uzay taşı Ay’dan kopan bir parça olabilir