Ana sayfa Bilim Gündemi Fazla sayıda mutasyon içeren Omicron varyantı, bilim insanlarını harekete geçirdi!

Fazla sayıda mutasyon içeren Omicron varyantı, bilim insanlarını harekete geçirdi!

173
Yeni bir COVID türünün hızla yayıldığı Güney Afrika’da bir bulaşıcı hastalık birimindeki sağlık görevlileri. Fotoğraf: Alet Pretorius/Gallo Images/Getty

Araştırmacılar hızlı yayılan koronavirüs varyantının, COVID-19 aşılarının etkinliğine karşı bir tehdit teşkil edip etmediğini belirlemek için hızla çalışıyorlar. Güney Afrika’daki araştırmacılar, COVID-19 hastalığına neden olan SARS-CoV-2 koronavirüsünün yeni varyantının endişe veren yükselişini gözlemleyebilmek için hız kesmeden çalışıyorlar. Yeni varyant, Delta da dahil olmak üzere, diğer varyantlarda bulunan çok sayıda mutasyonu da barındırıyor ve Güney Afrika’da hızla yayılıyor gibi görünüyor.

Birincil öncelik; varyantı yayılırken daha yakından takip etmek: varyant, ilk olarak bu ayın başlarında Afrika’da bir ülke olan Botsvana’da tespit edildi ve o zamandan sonra Güney Afrika’dan Hong Kong’a gelen bir gezginde görüldü. Bunun yanında bilim insanları; bu varyantın, aşılar sayesinde oluşturulan bağışıklık sistemi yanıtından kaçıp kaçamayacağı ve diğer varyantlardan daha hafif ya da daha ciddi hastalığa sebep olup olmayacağı gibi özelliklerini anlamaya çalışıyorlar.
Güney Afrika’nın Johannesburg şehrindeki Witwatersrand Üniversitesi’nden virolog Penny Moore; “Son hızda uçuyoruz” diyor. Kendisinin laboratuvarı şu anda bu varyantın, aşılardan ve önceki enfeksiyonlardan kaynaklı elde edilen bağışıklığı aşabilme potansiyelini ölçmeye çalışıyor. Şu anda, yeniden enfeksiyon ve aşılanan bireylerdeki vakalara ilişkin anekdot şeklinde raporlar var, lakin Moore, “Bu aşamada bir şey söylemek için çok erken”, diyor.

Güney Afrika’nın Durban kentindeki KwaZulu-Natal Üniversitesi’nde enfeksiyon hastalıkları doktoru olan Richard Lessells, 25 Kasım tarihinde Güney Afrika’nın sağlık departmanı tarafından düzenlenen basın toplantısında, “Bu varyant hakkında anlamadığımız çok şey var” dedi. Ve sözlerine, “Mutasyon profili bize endişe veriyor, ancak şimdi bu varyantın klinik ve pandemiye yapılan müdahaleler açısından anlamını anlamak için çalışmamız gerekiyor” diye devam ediyor.
26 Kasım tarihinde Dünya Sağlık Örgütü (WHO), kendi bünyesindeki SARS-CoV-2 Virüs Evrimi üzerinde görevli olan Teknik Danışma Grubu’nun parçası olan bilim insanlarının tavsiyesi üzerine, B.1.1.529 olarak bilinen varyantı, endişe uyandıran varyant (variant of concern) olarak belirledi ve varyantı Omicron olarak adlandırdı. Omicron, Dünya Sağlık Örgütü’nün mevcut endişe uyandıran varyantlar listesinde, Delta, Alpha, Beta ve Gamma’ya katılıyor.
Araştırmacılar aynı zamanda varyantın küresel yayılma potansiyelini ölçmek istiyor. Yeni varyant muhtemelen yeni enfeksiyon dalgalarını tetikleyecek ya da Delta varyantı yüzünden yaşanan artışları şiddetlendirecek.

Spike proteinindeki değişiklikler
Araştırmacılar, B.1.1.529’u Botsvana’dan alınan genom dizileme verilerinde tespit etti. Varyant, konak hücreleri tanıyan ve vücudun bağışıklık yanıtlarının ana hedefi olan spike proteininde 30’dan fazla değişiklik içerdiği için göze çarptı. Delta ve Alpha gibi varyantlarda da bulunmuş olan değişikliklerin çoğu, bulaşıcılığı arttırma ve enfeksiyonu bloke eden antikorlardan kaçma yeteneği ile ilişkili.
Güney Afrika’nın Johannesburg’a ev sahipliği yapan Gauteng eyaletindeki yeni varyant vakalarında görülen keskin yükseliş de tehlike çanlarının çalmasına sebep oldu. Lessells’e göre, Kasım ayında vakalar, özellikle okullarda ve gençler arasında hızla arttı. KwaZulu-Natal Üniversitesi’nde biyoinformatikçi olan Tulio de Oliveira liderliğindeki bir ekip tarafından yapılan genom sekanslama ve diğer genetik analizler, B.1.1.529 varyantının, Gauteng’te 12 ve 20 Kasım arasında toplanan ve analiz edilen 77 virüs örneğinin tamamından sorumlu olduğunu gösterdi. Yüzlerce örneğin analizi hala devam etmekte.
Lessells; varyantın, genom sekanslamadan daha hızlı sonuç veren genotipleme testleri ile tespit edilmesini sağlayan bir spike protein mutasyonunu barındırdığını söyledi. Bu testlerden elde edilen ön kanıtlar, B.1.1.529’un Gauteng’ten epeyce uzağa yayıldığını gösteriyor. Lessells, “Bu sonuçlar, varyantın ülkede olukça yaygın bir şekilde dolaşımda olabileceği endişesini veriyor” diye ekledi.

Aşı etkinliği
Araştırmacılar, B.1.1.529’un teşkil ettiği tehdidi anlamak için varyantın Güney Afrika ve ötesine yayılmasını yakından takip ediyor olacaklar. Güney Afrika’daki araştırmacılar, 2020 yılının sonlarında Güney Afrika’da tanımlanan Beta varyantını hızlı bir şekilde incelemek için tüm çabalarını seferber etmişlerdi ve şimdi benzer bir çaba B.1.1.529’u incelemek için ortaya konulmaya başladı.
Beta varyantının bağışıklık sisteminden kaçma yeteneğiyle ilgili ilk verilerin bazılarını sağlayan Moore’un ekibi, B.1.1.529 varyantı üzerinde çalışmaya başladı bile. Virüsün diğer bağışıklık yanıtlarından kaçma yeteneğiyle birlikte enfeksiyon engelleyici antikorlardan da kaçma yeteneğini test etmeyi planlıyorlar. Varyant, antikorların tanıdığı ve olanak dahilinde antikorların gücünü azaltan spike proteininde çok sayıda mutasyon barındırıyor. Moore, “Bildiğimiz çoğu mutasyon problem yaratıyor, ancak çok daha fazlası muhtemelen bağışıklık sisteminden daha çok kaçınma yeteneğine katkıda bulunuyor gibi görünüyor” diyor. Moore ek olarak, bilgisayar modellemesinden, B.1.1.529’un bağışıklık sisteminin T hücreleri adı verilen başka bir bileşeni tarafından sağlanan bağışıklığı atlatabileceğine dair ipuçları bile olduğunu söylüyor. Ekibi ilk sonuçlarını iki hafta içinde almayı umut ediyor.

İngiltere’deki Oxford Üniversitesi’nde virüs evrimi üzerine çalışan Aris Katzourakis, “Cevabı merakla beklenen soru şu, ‘yeni varyantın çok fazla değişikliği olduğu için aşının etkinliği azalıyor mu?’”, diyor. Moore, Güney Afrika’da uygulanan Johnson&Johnson, Pfizer-BioNTech ve Oxford-AstraZeneca aşılarından herhangi biri uygulanmış kişilerde çığır açıcı nitelikte enfeksiyonların rapor edildiğini söylüyor. Haberlere göre, Hong Kong’da yeni varyant için test sonucu pozitif olan iki yolcu Pfizer ile aşılanmıştı. Bu yolculardan birisi Güney Afrika’dan seyahat etmişti, bir diğeri ise otel karantinası sırasında enfekte oldu.
Lessells, Güney Afrika’daki araştırmacıların, B.1.1.529’un diğer varyantların sebep olduğundan daha şiddetli ya da daha hafif hastalığa neden olup olmadığını da inceleyeceklerini söylüyor ve “Kuşkusuz, kilit soru, hastalığın ciddiyetine yöneliyor” diye ekliyor.
Araştırmacılar, B.1.1.529 varyantının Güney Afrika ötesinde yarattığı tehdidin şimdiye kadar net olmaktan uzak olduğunu söylüyor. Moore, varyantın Delta varyantından daha bulaşıcı olup olmadığının da belirsiz olduğunu ve sebebinin de Güney Afrika’daki COVID vakalarının düşüklüğü olduğunu söylüyor. “Bir durgunluk içerisindeyiz” diye ekliyor. Katzourakis, Delta vakalarının oldukça yaygın olduğu ülkelerin B.1.1.529 belirtilerini izlemesi gerektiğini söylüyor ve “Bu virüsün rekabet başarısı açısından ne yaptığını ve yaygınlığının artıp artmayacağını görmemiz gerekiyor” diye ekliyor.

Kaynak: https://www.nature.com/articles/d41586-021-03552-w