Ana Sayfa Bilim Gündemi Yeni yılda bilim dünyasının getireceklerinden bir demet

Yeni yılda bilim dünyasının getireceklerinden bir demet

313
2022 yılında tekrar deneylere başlayacak olan Büyük Hadron Çarpıştırıcısının içi. Görsel: Valentin Flauraund/AFP/Gitty

“Yeni yıl bizlere neler getirecek?” Bu başlıkla şu sıralar pek çok popüler dergide ve gazetede karşılaşıyor olmalısınız fakat oldukça muhtemeldir ki bu karşılaştığınız yazılar size kendi bireysel geleceğinizle ilgili falcılıkvari mesajlar veriyordur. Biz Bilim ve Gelecek ailesi olarak Ocak sayımızda sizlere 2021 yılında yaşanan bir demet sunduk, şimdiyse 2022 yılında bizi bekleyenlerden biraz bahsedelim. Omikron varyantı, Mars yolculukları, CERN deneyleri, Kütleçekimsel Dalgalar… Gündem yine her zamanki gibi dolu.

Kovid-19 devam edecek
Dünya, Koronavirüs pandemisiyle dolu iki koca yıl geçirdi. Pandeminin başladığı zamanlardan bugüne kadar geliştirilen aşılar ve mücadele yöntemleri sayesinde süreç artık umutsuz görünmese de, tünelin sonundaki ışık halen net bir şekilde görünmüş değil ya da tünelin ucundaki ışık henüz çok yakın değil diyelim. 2021 yılının sonlarından itibaren ortaya çıkan Omikron varyantı, şu ana kadar görülen en hızlı yayılan varyant oldu. 2022 yılının devamında da dünyadaki sağlık otoriteleri Omikron varyantının baskın varyant olmaya devam edeceğini söylüyorlar. Erken dönem araştırma sonuçları aşıların Omikron varyana karşı daha az etkili olduğunu gösterdiğinden Dünya’da aşılanan bireylere hatırlatma dozları da uygulanmaya başlandı. 2022 yılı boyunca muhtemelen daha uzun vadeli ve netleşen çalışmalar ortaya çıkabilir. Özellikle Omikron varyantının daha detaylı belirtileriyle etkilerini kavramak gelecekte mümkün olabilir ve böylece bu varyanta karşı da daha güçlü mücadele etme yöntemleri geliştirilebilir.

Yeni aşılar
Her ne kadar BioNTech, Moderna, Johnson&Johnson, AstraZeneca, Sinovac ve Sputnik aşılarıyla dünya koronavirüsle mücadele için büyük yollar kat etse de, yeni aşı geliştiren labarotuvarlar gece gündüz demeden çalışmaya devam ediyorlar. Yerli aşı TURCOVAC, faz çalışmalarını bitirdiğini söyledi ancak henüz resmi bir yayın haline getirilmedi. 2022 yılında Dünya’ya damgasını vuracağa benzeyen aşı, ABD’nin Teksas Eyaleti’nde geliştirilen Corbevax aşısı. Henüz nihai faz sonuçları paylaşılmayan aşıyı geliştirenler, herhangi bir patent almayacaklarını ve aşıyı olabildiğince fazla geniş kitleye ulaşılabilir kılmayı planladıklarını söylüyorlar.
Aşı teknolojilerindeki atılımlar ve bu alanlarda yapılan yatırımlar, özellikle mRNA aşıları üzerine yapılan araştırmaları ilerletmeye başladı. Yakın gelecekte HIV ve sıtma gibi hastalıklara karşı da aşıların geliştirilebileceğini söyleyebiliriz.

Fizik zenginliği
Tıptan ve zaten halihazırda hayatımızın en içine işlemiş olan hastalığı geride bırakırsak,  özellikle fizik alanında büyük gelişmeler yaşanacağını söyleyebiliriz. Öncelikle birkaç yıldır uzunca tadilatlara maruz kalan CERN, bu yıl tekrar deneylere başladı. Büyük Hadron Çarpıştırıcısına(LHC) ait ATLAS ve CMS deneyleri, yeni algılayıcıların sisteme eklenmesiyle artık daha hassas ölçümler yapabilecek. LHC, şu anki güncel yapısıyla çalıştırıldığı her saniye 50 milyon proton çarpıştırabilecek.
Ortaklaşa bir şekilde tadilata alınan ve sistemlerine güncellemeler getirilen dört kütleçekimsel dalga detektörü 2022 yılının Aralık ayında yeniden görevlerine başlayacaklar.
ABD’de bulunan Michigan Devlet Üniversitesi’ne ait, çeşitli malzemeleri nadir izotoplarla bombardıman edebilecek özel bir tesisi 2022 yılının ilk yarısında işleme sokacak. 730 milyon Dolar mal olan tesis, özellikle süpernova patlamalarını ve nötron yıldızlarının iç yapılarını anlamak için çok kritik.

Rusya’nın gelecek yıl Ay’a göndereceği Luna 25 sondası. Görsel: Sergei Bobylev/TASS/Getty

Ay görevleri
Çeşitli ülkelerden bir filo dolusu uzay aracı, bu yıl içinde Ay’a yolculuk için yola koyulmuş olacak. İlk olarak NASA’ya ait Artemis I uzay aracı, uzun vadede yapılacak insanlı uçuş için hazırlıklarını yapmaya devam edecek. Hindistanın üçüncü Ay görevi Chandrayaan-3, Hindistan’ın Ay’a yumuşak iniş yapmayı hedefleyen ilk uzay aracı. Ay’a iniş yapmayı bu yılki hedefleri arasına koyan tek ülke Hindistan da değil; Japonya da SLIM adını verdiği Ay görevinin takvimine göre bu yıl içinde Ay’a ilk yumuşak inişi yapmayı amaçlıyor. Rusya da ürettiği Luna 25 sondası ile Sovyetler dönemine ait görkemi yeniden canlandırma hedefinde. Kore de 2022 yılı içinde Pathfinder Lunar Orbiter adı altında Ay görevi ve sondasının çalışmalarına başladığını duyurdu.
Özel sektöre bakarsak da, Tokyo merkezli ispace şirketi, Birleşik Arap Emirliklerine ait Rashid Ay sondasını Ay yörüngesine taşıyacak. Aynı zamanda 2022 yılında kurulan ABD merkezli iki yeni uzay şirketinin, ABD içinde halihazırda var olan uzay ve havacılık sektöründeki soğuk savaşı kızıştıracağa benziyor. Pittsburgh’daki Astrobotik Technology ve Houston’daki Intuitive Machines, NASA’nın Ay görevlerine destek olmaya adaylar.
Görüldüğü üzere Ay’a ulaşmak için neredeyse bir yarış söz konusu. Kimi bilim yayıncıları bu gelişmelere, zamanında ABD’nin Batı yakasındaki kıymetli topraklara yapılan göçmen akınınına verilen “Gold Rush” ismine atıf yaparak günümüzü “Moon Rush” dönemi olarak adlandırıyorlar.

Mars ve Yıldızlara
Bir başka dev uzay projesi, Rusya ve Avrupa ortak çalışması ExoMars programı. 2022 yılının Eylül ayında başlaması planlanan ExoMars, Avrupa Uzay Ajansına(ESA) ait, Mars’ta geçmiş zamanda ortaya çıkmış yaşam olasılıklarını araştıracak olan Rosalind Franklin sondasını Mars’a taşıyacak. Fırlatılış için esasen 2020 yılı hedefleniyordu ancak pandemi projenin akışını sekteye uğrattı ve sondayı Mars yüzeyine güvenle indirecek paraşütlerle ilgili yaşanan güvenlik sıkıntıları sebebiyle ertelendi.

Çin, kendi uzay istasyonu Tiangong’u inşaata devam ediyor ve daha şimdiden istasyonda yapılması için 1000’den fazla deney başvurusu alındı. Deneylerin içeriği mikro kütleçekiminden kozmik radyasyona ve bakterilerin uzayda büyümesine kadar uzuyor.

Küresel iklim kriziyle mücadele
Geçen yıl Galler’in Glasgow kentinde gerçekleşen Küresel İklim Zirvesinin bu konuda yapılan mücadelelere yeni bir ivme kazandırdığı düşünülüyor. 2022 yılında yapılacak olan Küresel İklim Zirvesinin Kasım ayında Mısır’ın Sharm El-Sheikh kentinde yapılması planlanıyor. 2015 yılında dünya güçleri tarafından imzalanan Paris İklim Sözleşmesi, küresel sıcaklık artışını 2 santigrat derecenin altında tutmayı hedefliyor, Türkiye de imzacı ülkeler arasında 2021 yılında yerini aldı. Pandemi sebebiyle 2020 yılında tüm dünyadaki Karbondioksit salınımlarında düşüş meydana gelirken, kontrollü normalleşme adımları sebebiyle Karbondioksit salınımları 2021 yılında yeniden artış trendine girmişti.

Biyoçeşitliliği kurtarma adımları
Dünya devletleri, küresel biyoçeşitliliğin hızla azalışını durdurma yönünde adımlar atmaya çalışıyor. 2010 yılında belirlenen Aichi Biyoçeşitlilik Hedefleri, 2020 yılını hedefleyen 10 yıllık bir plandı ancak hedefler çoğu ülke tarafından tutturulamadı. Birleşmiş Milletler Biyoçeşitlilik Kongresi bu yıl 25 Nisan 8 Mayıs arası Çin’in Kunming kentinde düzenlenecek eğer Kovid-19 sebepli ertelemeler yaşanmazsa. Dünya’daki canlı türlerinin büyük çoğunluğu, özellikle 21. yüzyılda çok yoğun bir biçimde habitat kaybı tehlikesiyle karşı karşıya. Tarım alanı yapılmak için yakılan ormanlar, imara açılan SİT alanları gibi çevre gelişmeleri, doğal hayat ve biyoçeşitlilik için en büyük tehlikeler.

KAYNAK: Nature 601, 16-17 (2022)

Önceki İçerikÜnlü paleoantropolog Richard Leakey’i kaybettik
Sonraki İçerik11 Ocak 2022’de Kıbrıs Adası’nda 6.6 büyüklüğünde deprem neden ve nasıl oldu?