Ana Sayfa Bilim Gündemi Uykunun REM evresi yırtıcı saldırılara karşı uyanıklık yaratıyor

Uykunun REM evresi yırtıcı saldırılara karşı uyanıklık yaratıyor

146

Uykunun hızlı göz hareketi (Rapid Eye Movement, REM) evresi kısa ama düzenli aralıklarla uyanmalara neden olur. 1966’da Dr. Frederick Snyder, REM’in bu “nöbetçi” işlevinin, hayvanların olası yırtıcı saldırılara karşı bir savaş ya da uçuş tepkisi hazırlamasına yardımcı olabileceğini bildirdi. Bununla birlikte, bugüne kadar bu hipotez için deneysel bir kanıt bulunmamaktaydı.

Şimdilerde ise, Çin Bilimler Akademisi’ne bağlı Shenzhen İleri Teknoloji Enstitüsü’nden (SIAT) Dr. Wang Liping liderliğindeki bir araştırma ekibi hem doğuştan gelen korkuyu hem de REM uykusunu düzenleyen ortak bir çember olabileceğini göstererek bu hipotezi kanıtladı. Çalışma 21 Ocak’ta Neuron dergisinde yayınlandı. Deneyde, hayvanlar kapalı bir odada uyuduklarında, bir yırtıcının varlığını haber veren uyarıcı olan trimetiltiazolin (TMT) kokusuna maruz bırakıldılar. Dr. Wang, “TMT, REM uykusundan hızlı uyarılmayı tetikledi, ancak NREM yani hızlı göz hareketi olmayan uykuda bir uyarılma olmadı. Bu, REM uykusunun yırtıcı uyaranlara yanıt olarak hızlı uyarılmaya izin veren belirli özelliklere sahip olduğunu gösteriyor” dedi.

REM uykusu genellikle hızlı göz hareketi olmayan (NREM) uykudan daha yüksek uyarılma eşikleri ile karakterize edildiğinden, araştırma ekibi bu REM’e özgü işlevin altında yatan nöral mekanizmaları ortaya çıkarmayı amaçladı. Yüksek yoğunlukta kortikotropin salgılatıcı hormon (CRH) nöronları içeren bir beyin bölgesi olan medial subtalamik çekirdeği (mSTN) incelediler. Ekip çalışmalarında, in vivo(organizma içinde) nöral aktivite kaydı ve hücre tipi spesifik manipülasyonları birleştirerek, mSTN-CRH nöronlarının, yırtıcı tehditleri tespit etmek için REM uykusu sırasında daha düşük bir uyarılma eşiği ve uyandıktan sonra artan savunma tepkileri ürettiğini gösterdi.

Sonuçlar ayrıca, sürekli yırtıcı hayvan maruziyetinin toplam REM uyku süresinde önemli bir artışa neden olduğunu, ancak bireysel REM-uyku bölümleri ve uyku mimarisi parçalanmasının daha kısa sürelerde olduğunu da gösterdi. Böylece mSTN-CRH nöronlarının, kronik tehdide maruz kalmaya bu REM uyku adaptasyonu için gerekli olabileceği sonucuna varıldı.Bu, evrimin, iki tamamen ayrı nöronal ağ yerine, aynı nöron grubu için iki farklı fakat ilişkili fonksiyona nasıl yol açtığının bir örneğidir. Dr. Wang, “Doğal seçilimin, sinyal iletimi ve enerji kullanımında verimlilik için mevcut nöral devrelerin metabolik olarak daha pahalı çözümlere göre optimize edilmesini desteklediğini varsayabiliriz,” dedi.

Klinik çalışmalarda artmış REM uykusu ve strese bağlı duygu durum bozukluklarının birlikte ortaya çıktığı gözlemlenmiştir. Bu çalışmadaki yeni bulgular, bu fenomenin potansiyel bir evrimsel açıklamasını sunar ve altta yatan nörobiyolojik mekanizmayı aydınlatır.
Çalışmanın baş yazarı Dr. Yu-Ting Tseng, “Çalışmamız, uyku ve korkunun ortak düzenleyici devresini hedef alarak duygu durum bozukluklarını tedavi etmenin mümkün olup olmadığı sorusunu gündeme getiriyor. Bu soru üzerinde çalışmaya devam edeceğiz” dedi.
KAYNAK: MedicalXpress

Önceki İçerikVikingler, Grönland’ı yükselen su seviyesi yüzünden terk etmiş olabilir
Sonraki İçerikSinirsel gürültü, anılarımızın belirsizliğini gösteriyor