Ana Sayfa Bilim Gündemi Schrödinger’in kutusundan uzayın derinliklerine: Bilim tarihine damga vuran 5 kedi

Schrödinger’in kutusundan uzayın derinliklerine: Bilim tarihine damga vuran 5 kedi

619

Bir kedinin bilim haberlerinin en üst seviyelerine çıktığını pek görmezsiniz. Tonlarca isimsiz bilim şehidi laboratuvar fareleri, Pavlov’un köpekleri ve klonlanan koyun Dolly gibi hayvanlar çoğunlukla bilim tarihine damga vuracak kedilerden daha çok ilgi çeker. Fakat aslında kediler arasında da bilime damga vurmuş pek çok örnek bulunmakta. İşte sizlere bu örneklerden beşi:

1. Schrödinger’in Kedisi

Kedilerle ilgili herhangi bir şey yazılacaksa Schrödinger’in kedisi örneğinden bahsetmek adeta bir doğa kanunudur. Örneği üreten Erwin Schrödinger’in kedi sahibi olup olmadığı bile kuşku konusuyken Nobel Ödüllü ünlü fizikçinin 1935 yılında yaptığı bir düşünce deneyinin ürünü olan Schrödinger’in kedisi; hipotetik bir kedi ve içinde öldürücü zehir bulunan hipotetik bir kutu içerir. Kutudaki zehrin etkisini gösterme ihtimali yarı yarıyadır ve biz kutuyu açıp gözlem yapana kadar kedinin ölüp ölmediğini bilemeyeceğimiz için kutu açılıncaya kadar kedi hem yaşıyor hem de ölüdür.
Düşününce oldukça gaddarca bir düşünce deneyi. Schrödinger’in kendisinin de pedofili olduğunu gösteren kapsamlı raporların olduğu göz önünde bulundurulunca şaşırtıcı değil. Fakat yine de belirtmekte fayda var ki Schrödinger bu deneyi ciddiyetle ortaya atmamıştı. O dönemler için oldukça yeni olan kuantum mekaniğinin dalga fonksiyonu kavramının absürtlüğünden bahsederken eleştiri mahiyetiyle yazılmıştı. Fakat bu eleştiri, kuantum kuramına yeni bir yaşam (ve ölüm) kattı. Ayrıca yine bahsetmekte fayda var ki bu düşünce deneyi yapılırken hiçbir kedi zarar görmemiştir.

2. Félicette, Uzay Kedisi


Uzay yolculuğu ilk gerçekleştiğinden bu yana çeşitli ülkeler 600’ü aşkın insanı uzaya gönderdi. Ayrıca 30 maymun, birçok köpek, fare, meyve sineği ve hatta kaplumbağalar da uzaya gönderilen hayvanlar arasında. Uzaya gidip Dünya’ya geri dönmüş sadece tek bir kedi bulunmakta.
Paris sokaklarından toplanan siyah beyaz 14 kedi, Fransız Ulusal Uzay Araştırmaları Merkezi (Centre national d’etudes spatiales; CNES) Bu 14 kedi, bir kısmı insan adaylarınkiyle aynı olan sıkı bir takım eğitimlerden geçti.
18 Ekim 1963’te C 341 adı verilen seçilmiş uzay kedisi, uzaya doğru kaderi olan yolculuğa başladı. Yolculuğu sırasında Dünya’nın yerçekimi ivmesinin 9.5 katına maruz kaldı. Bu miktar herhangi bir insanı yaşayamaz hale getirmek için fazlasıyla yeterli. Akabinde beş dakika kadar Dünya atmosferinde ağırsızlığı da tecrübe etti.
Kediciğimiz Dünya’ya başarıyla geri döndü ve bir süre için Fransa basınında parlayan bir yıldız oldu. Dönemin kedi çizgi film karakterinden ilhamla halk arasında “Felix” ismiyle anılmaya başladı. Tabi kediciğimiz bir dişi olduğundan ismi “Félicette” olarak düzeltildi. Fakat ne yazık ki birkaç ay sonra kediciğimiz uyutulmak zorunda kaldı çünkü uçuşun fiziksel ve nörolojik etkileri tedavi edilemeyecek boyutlara ulaştı. 2019 yılında Félicette Strasbourg kentindeki Uluslararası Uzay Üniversitesi’ne tunçtan bir heykeli kondu.

3. Klonlanmış kedi CC

Hayvan klonlama aktiviteleriyle bir döneme damgasını vurmuş ABD’nin Teksas Eyaleti’ndeki A&M Üniversitesi’nin Veterinerlik ve Biyomedikal Bilimler bölümlerinden biliminsanları günümüze kadar birçok at, domuz, keçi gibi birçok hayvanı klonlamayı başardılar. 2001 yılında, Dünya’ya bir kopya kedi getirerek yeni bir çığır daha açmış oldular.
E-postalarda “Klonlanmış kopya” (Cleaned Copy; CC) olarak geçen terimden ismini alan kedi CC, gezegenimizin ilk klonlanmış kedisi. Rainbow adındaki shorthair(Türkçe’de Amerikan kedisi olarak da bilinir) cinsinden bir dişi donör kedinin klonu olan CC, donörü kadar sağlıklı bir hayat geçirdi. Fakat iki kedi tamamiyle aynı değildi! Birbirlerinin klonu olmalarına rağmen tam kopya değillerdi çünkü kedilerin beyaz tüyleri üzerindeki tekir desenler her türde kendine özgü izler bırakır, tıpkı parmakizi gibi.
CC’yi, deneyler ve araştırmalar bitince laboratuvardan bir araştırmacı sahiplendi ve proje bütçesiyle kendisi için kedi standartlarında son derece lüks bir yuva inşa edildi. CC bir de doğum yaptı, üç kedicik yetiştirdi. Ayrıca sanılanın aksine CC’nin ömrü klon olması sebebiyle azalmadı. 2020 yılında 18 yaşında böbrek yetmezliği sebebiyle hayatını kaybetti.

4. Mr. Green ve diğer karanlıkta parlayan kediler

Kedilerin gece fotoğraflarını çektiğinizde gözlerinde florasan renklerde parıldamalar görürsünüz. Bu “fosforlu kedi gözleri gibi yol gösterici” parıldamaların akıbeti, bilim sayesinde ortaya çıkmış durumda. Kimi kedilerde gerçekten, tıpkı ateş böcekleri ve denizanalarında gördüğümüz bioluminescence (biyolüminesans veya dirimsel parıldama) fenomenini gözlemliyoruz.
Karanlıkta parıldadığı tespit edilen ilk kedi Bay Yeşil Gen (Mr. Green Genes) idi. Biliminsanları, kedilerin gözlerindeki parıldamayı sağlayan gen üzerine çalışırken, 2008 yılında bir kediye denizanalarından alınan yeşil florasan proteini enjekte ettiler. Bu protein, dirimsel parıldayan canlılarla tanıştırıldığında canlının morötesi ışık altında parıldamasını sağlıyor. Tam olarak da bu bahsedilen durum, Bay Yeşil Gen’de gerçekleşti.
Birkaç yıl sonra prestijli ABD’nin ünlü tıp kurumlarından Mayo Kliniği benzer bir işlem kullanarak kedilerde AIDS geni üzerine çalışmaya başladı. Araştırmacılar, kedi yumurtalarına AIDS enfeksiyonunu bloklayan bir gen enjekte ettiler. Enjekte ettikleri gen, bahsi geçen proteini içermekteydi. Gen transferinin başarılı olduğu bu sayede görünecekti, işlemi başarılı olan kedi morötesi ışık altında parıldayacaktı. Süreç büyük ölçüde başarılı oldu ve Mayo Kliniğinde halen bu çalışmayı kedi AIDS’inden insan AIDS’ine uygun hale getirmeye çabalamakta araştırmacılar.

 

5. Oscar, biyonik kedi

2009 yılında Oscar ismindeki bir kara kedi oldukça büyük talihsizlikler yaşadı. Fransa’nın Channel Adalarında yaşadığı huzurlu yaşam, arka patilerinin bir iş kazası sırasında korkunç bir şekilde parçalanmasıyla kalıcı olarak değişti. Çoğu kedi için bu yaşamın sonu demek fakat Oscar’ın şansına ortopedi ve beyin cerrahisi uzmanı Noel Fitzpatrick tarafından kurtarıldı. Fitzpatrick, türünün ilk örneği olarak kabul edilebilecek bir ameliyat aracılığıyla Oscar’ın iki bacağına da protez takıldı. Yapılan bu ameliyattan ilerleyen yıllarda başka kediler de faydalandı ve hatta insanlar için dahi gelecekte model alınabileceği düşünülüyor. Oscar’ın hayatı ve geçirdiği tıbbi operasyon 2013 yılında bir kitabın konusu oldu. Oscar 2022 itibariyle halen hayatta ve sağlıklı, temmuz ayında 15. yaşını kutladı.

Kaynak:  These 5 Cats In Science History Went From Space To Schrödinger’s Box, Discover Magazine

Önceki İçerikNASA Ay Programı Artemis resmen başladı
Sonraki İçerikDerin bir soluk