Ana Sayfa Bilim Gündemi Maraş Depremi uydulardan görüntülendi

Maraş Depremi uydulardan görüntülendi

Ülkemiz ve Suriye, neredeyse bir asırdır bölgeyi vuran en kötü depremlerden birinin etkisinde. Bu trajedide onbinlerce insan öldü, çok daha fazlası yaralandı. Uydu verileri acil yardım kuruluşlarına yardımcı olmak için kullanılıyor ve yetkililerin kurtarma ve yeniden inşayı planlarken kullanacakları risk değerlendirmelerine ve bu tür olayları daha iyi modellemek için uzun vadeli araştırmalara yardımcı oluyor.

325
Pleiades Neo tarafından sağlanan yüksek çözünürlüklü uydu görüntüsü, Osmaniye kentindeki deprem sonrası yıkımı gösteriyor. Bu görüntü Airbus tarafından Maraş depremleri sonrası yayınlandı. Airbus uyduları: Pleiades Neo, Pleiades, SPOT ve TerraSAR-X verileri herkes tarafından küresel bazda halka açık erişilebilir. Afet müdahalesi ile ilgili olarak, Uluslararası Charter Uzay ve Büyük Afetler ve Copernicus Acil Durum programı tarafından seferber edilebilirler.

7,8 büyüklüğündeki ilk sarsıntı Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde ve Suriye’nin kuzeyinde geniş çapta yıkıma neden oldu. Ertesi gün gelen 7,7 büyüklüğündeki bir başka sarsıntı ise her iki ülkede de etkili oldu. Depremlerden ölenlerin sayısı bugün itibariyle 33.000’in üzerine çıktı ve ölü sayısı artmaya devam ediyor. Kurtarıcılar enkaz altında mahsur kalanları aramak için çabalarken, biliminsanları yer hareketini analiz etmeye başladılar.

İlk cevap
İlk deprem, 6 Şubat’ta yüzeyin yaklaşık 18 km altındaki bir fay hattından kaynaklandı ve Gaziantep ili, Nurdağı’nın yaklaşık 23 km doğusunda, merkez üssünden yüzlerce kilometre uzaktaki alanları etkileyen şiddetli sarsıntılar üretti. Bölgenin son yüzyılda yaşadığı en güçlü sismik depremlerden biri olarak tarihe geçti. Yaklaşık dokuz saat sonra, Türkiye’nin Ekinözü kasabasını vuran yaklaşık 60 km kuzeydeki ikinci depremin ardından yüzlerce küçük artçı sarsıntı meydana geldi ve halen artçılar yaşanmaya devam ediyor.
Türk makamları, Birleşmiş Milletler ile Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Protokolü’nü etkinleştirdi. Bu protokol, depremden etkilenen bölgelerin uydu görüntülerinin çekilmesine izin verir, bu görüntüleri birleştirerek felaketin boyutunu tanımlamak ve yerel ekipleri kurtarma çabalarında desteklemek için kullanılır. Dünya genelindeki 17 uzay ajansından 350’den fazla kriz görüntüsü teslim edildi ve bu veriler hasar ve durum haritaları oluşturmak için kullanılabilir.

Avrupa Uzay Ajansı tarafından  hazırlanan ve ajansın uydularının deprem boyunca nasıl kullanıldığını anlatan bir İngilizce belgesel.

Uydu görüntüleri aracılığıyla elde edilen haritalar, kurtarıcıların molozların arasında yön bulmak, hangi yolları kullanacaklarını ve çökme durumunda hangi köprülerden kaçınacaklarını belirlemelerine yardımcı oldular. Bu veriler, yardımın zor olduğu uzak bölgelerdeki yıkılmış binalara dair bilgilerin edinilmesinde de yardımcı oldu.
Copernicus Acil Durum Haritalama Hizmeti (İng. Copernicus Emergency Mapping Service; CEMS), gerekli şartlar sağlandığında etkinleştirilir. Bu hizmet, Charter ile veri paylaşımı ve işbirliği için bir anlaşma yaptığı için, birden fazla uydudan alınan gözlemleri kullanarak talep üzerine haritalama sağlayabilir.
Hizmetten elde edilen hasar derecelendirme haritaları, hasarlı alanların coğrafi kapsamını gösterir. Hizmet, 20’den fazla çalışma alanını kapsayan 664 kilometrekarelik bir alanı yüksek çözünürlüklü optik görüntüler kullanarak haritalandırdı.
Avrupa Uzay Ajansı (ESA) temsilcisi Philippe Bally, “Türkiye ve Suriye’yi etkileyen depremlerin etkisini değerlendirmek için mümkün olan en yüksek mekansal çözünürlüğe sahip görüntülere ihtiyacımız var” dedi. Dünya gözlem görevlerinin yerine getirilmesi, protokolün etkinleştirmesi sonrası bölge üzerindeki bulut kapsamı nedeniyle saatler ve günler boyunca zor oldu.
ESA Yer Gözlem Programları Direktörü Simonetta Cheli, “Doğal afet durumlarında, Türkiye-Suriye depremleri gibi, uzay çok önemlidir. Doğal afet veya insani kriz durumunda, Uluslararası Protokol aracılığıyla ortak kuruluşlar ve Copernicus Acil Durum Haritalama Hizmetleri ile koordinasyon sağlamak bizim işimiz. Yerdeki afet yardım ekiplerine zamanında Dünya gözlem verileri sağlama çabalarını yakından takip ediyoruz.”

Zemin deformasyon analizi
Depremin uzun vadeli sonuçları daha geniş jeolojik sonuçlar doğurabilir ve bu sonuçlar yavaş yavaş ortaya çıkmaktadır. İskenderun’da deprem nedeniyle birçok yamaç ciddi bir heyelan riskiyle karşı karşıya. Ayrıca, önemli ölçüde çökme meydana geldi ve bu da sele neden oldu.
Uydulardan alınan radar görüntüleri, biliminsanlarının depremin kara üzerindeki etkilerini gözlemlemelerine ve analiz etmelerine olanak tanır. Copernicus Sentinel-1 uydusu, yeri algılayabilen ve gündüz veya gece fark etmeksizin görüntü alabilen radarlar içerir.

Sentinel 1 Uydusu

Sentinel-1, kara yüzeyleri üzerinde 250 km genişliğindeki tarama alanıyla, biliminsanlarına dprem sonrası yer değiştirme hakkında geniş bir bakışaçısı sunarak, bu depremin neden olduğu karasal yer değiştirmeyi incelemelerine ve depremlerin bilimsel bilgilerini geliştirmelerine olanak tanır.
Araştırmacılar, bir deprem vurduktan sonra önceki ve sonraki görüntüleri karşılaştırmak için ‘interferometri’ olarak bilinen bir teknik kullanıyor. Bu durumda, Sentinel-1’den gelen veriler, iki edinim arasında meydana gelen orta yüzey yer değiştirmesini veya yerdeki değişiklikleri ölçmek için birleştirildi. Bu, renkli bir girişim modeli gösteren ve biliminsanlarının yüzey yer değiştirmesini ölçmesine olanak tanıyan bir interferograma yol açar.
28 Ocak ve 9 Şubat tarihlerinde Sentinel-1 verileri kullanılarak yaratılan bir interferogram, Maraş ve Antakya arasında Karasu vadisi boyunca yüksek eğimli saçakları ve düşük tutunumlu bölgelerle büyük ölçekli bir karasal deformasyonu ortaya koymaktadır. İstanbul Teknik Üniversitesi Jeoloji Bölümü’nden Ziyadin Çakır’a göre Sentinel-1 interferogramı, Doğu Anadolu Fayı’nın ilk depremde kırıldığını gösteriyor. Bir ön analiz ayrıca Dünya yüzeyinde birkaç metreye kadar fay kayması göstermekte.

Gaziantep yakınlarındaki alanda, depremden önce ve sonra yapılan birden fazla Copernicus Sentinel-1 taramasından oluşan yüzey yer değiştirme interferogramı
Deprem öncesi ve sonrasında elde edilen Copernicus Sentinel-1 görevinden gelen verilerin birleştirilmesiyle, iki tarih arasında meydana gelen yer değiştirmeleri, renkli interferans desenlerine neden olan görüntülerdeki değişiklikler, bilim insanlarının yer hareketlerini nicelendirmelerine olanak sağlayan bir “interferogram”

Radar interferogramları, Yertehlikelerine Yardım Platformu tarafından (İng. Geohazard Exploitation Platform; GEP ) 9 Şubat ve 28 Ocak 2023 tarihlerindeki veriler kullanılarak oluşturuldu. Platform, uzmanların birçok veri türünü işlemesine izin veriyor ve hem radar hem de optik olarak farklı ölçümler oluşturmak için kullanılıyor.
Sentinel-1 ve Sentinel-2 verileri, jeolojik tehlike risk değerlendirme uzmanlarının arazi hareketiyle ilgili kesin bilgileri almasına olanak tanıyor. Doğu Anadolu Fayı üzerindeki zemindeki deformasyonların genliği göz önüne alındığında, GEP tamamlayıcı Dünya gözlem uydu görevleri kullanılarak farklı veri işleme zincirleri kullanılmakta.

Türkiye ve Suriye’yi kapsayan yüzey yerdeğiştirme (deformasyon) haritası.

Alman Havacılık ve Uzay Araştırma Merkezi tarafından geliştirilen işlemciyi kullanan radar interferometri hizmetleriyle CNRS tarafından uygulanan pikseller arası ilişkilendirme hizmetleri çalışma için önemli rol oynadı. Ziyadin Çakır, bu haritaların depremlerin tam olarak yaşandığı noktaların tespitiyle yerküre üzerindeki zemin yerdeğiştirmesinin teşhisi bakımından çok önemli olduğunun altını çiziyor.

Deprem bölgesinde yatay eksende yaşanan yerdeğiştirmeyi gösteren Sentinel-2 uydusu görüntüsü
KaynakAvrupa Uzay Ajansı
Önceki İçerik2023 Abel Ödülü sahibini buldu
Sonraki İçerikÇin’de kayalara kimyasal olarak yapışmış plastik atıklar bulundu