Ana Sayfa Bilim Gündemi 2024’te manşetlere çıkacak 10 bilim öyküsü

2024’te manşetlere çıkacak 10 bilim öyküsü

109
Ekim 2023'te Brezilya'daki Puraquequara Gölü'ndeki tekneler, kuraklığın su seviyesini düşürmesi nedeniyle mahsur kalmıştı.

Çeviren: Ebru Oktay

Uzamış Kovid’in tedavisi ve yapay zekâyı denetlemek gibi çalışmalar büyük gelişmeler yaratabilir.

ABD seçimlerinin yaklaştığı ve Avrupalı ​​partilerin yeşil politikalar üzerinde boğuştuğu bir dönemde, siyasi çalkantılar ve politik anlaşmazlıkları bu yıl bilim insanları için belirsizlikler yaratabilir. SARS-CoV-2’nin neden olduğu salgının etkileri azalmaya devam ederken, Uzamış Kovid’in tedavi denemeleri ilk meyvelerini verebilir. El Niño adı verilen Pasifik Okyanusu ısınması muhtemelen küresel sıcaklıkların yeni rekorlara yükselmesine sebep olacak. Dünyanın “güvenli” eşiklerin ötesinde ısınmasını önlemek için bilime dayalı müdahaleler için zamanın tükendiğini de sürekli olarak hatırlatacak.

1) El Nino rekor sıcaklıkların beklenenden daha uzun süre devam etmesine sebep olabilir
Doğu Pasifik Okyanusu’ndaki El Niño ısınmasının önümüzdeki birkaç ay içinde daha da güçlenmesi bekleniyor ve ortalama küresel yüzey sıcaklığının ilk kez sanayi öncesi seviyelerin 1,5°C üzerine çıkmasına sebep olabilir. Düzenli olarak salınan bir iklim modelinin parçası olan El Niño’nun Amazon ve Avustralya’daki kuraklığı daha da kötüleştirmesi bekleniyor. Geçen yıl başlayan değişimin, 2023’ün, modern tarihin en sıcak yılı olmasına sebep olduğundan şüpheleniliyor. Zira ilk 11 aydaki sıcaklıklar, sanayi öncesi seviyelerin ortalama 1,4°C üzerindeydi. Bu değer, artan sera gazı emisyonlarının tek başına açıklayabileceğinden çok daha yüksektir. El Niño, okyanusun ısıyı absorbe etme yeteneğini baskılarken güneş ışınlarını engelleyen hava kirliliğindeki düşüş de bu etkide rol oynamış olabilir. Her iki durumun da 2024’te süreceği öngörülmektedir.

2) ABD siyaseti bilime neler yapacak?
Kasım ayında yapılacak ABD ulusal seçimleri, bu yıl bilim insanları için inişli çıkışlı bir siyasi gidişat vaat eden dönemi sonlandıracak. Yıllık harcama tasarıları konusunda Kongre’de süregelen partizan çıkmaz, her bilim kurumunda hibe verme sürecini kesintiye uğratabilir. Çoğu gözlemci, nihai bütçe anlaşmasının, Başkan Joe Biden’ın talep ettiği ve Kongre’nin vaat ettiği büyük artışlar yerine, bireysel kurumlar için “küçük” artışlar içermesini bekliyor. Başkanlık yarışının galibi, iklim değişikliği, pandemiye hazırlık, inovasyon ve göç dahil olmak üzere bilimi ilgilendiren sayısız meseleye ilişkin politikayı şekillendirecek.

3) Yapay Zekâyı denetleme yarışı
Geçtiğimiz yıl dünyanın dört bir yanındaki hükümetler, yapay zekâ üzerindeki denetimlerini artırmaya yönelik iddialı planlarını duyurdular. Yapay zekâyı düzenleyip denetleme yarışı bu yıl muhtemelen hızlanacak. ABD kurumları, Kasım 2023’te Başkan Joe Biden’ın yönetimi tarafından yapay zekânın sorumlu bir şekilde geliştirilmesi için standartlar belirlemeyi amaçlayan politika direktiflerini detaylandırmak için göz korkutucu bir görevle karşı karşıyalar. Kongre üyeleri de yapay zekânın ekonomik kalkınma, halk sağlığı, sivil özgürlükler ve ulusal savunma için bir tehdit değil bir nimet olmasını sağlamak için tasarlanmış 150’den fazla yasa tasarısı sundular. Avrupa Birliği ise etik güvenceleri benimsemeye daha yakın görünüyor. Ancak büyük dil modellerine dayalı sohbet robotları gibi güçlü yeni yapay zekâ uygulamalarının sonsuz gelişimi nedeniyle belirli kurallar hızla geçerliliğini yitirebilir.

4) Dang hummasına karşı sivrisinekler görev başında
Dang hummasının yayılmasını önlemek için laboratuvarda değiştirilmiş sivrisineklerin serbest bırakılmasına yönelik bir strateji, bir dizi başarının ardından bu yıl yaygınlaşmaya hazırlanıyor. Kâr amacı gütmeyen Dünya Sivrisinek Programı (WMP) tarafından geliştirilen ve test edilen Aedes aegypti sivrisinekleri, Wolbachia pipientis bakterisini taşıyor. Bu bakteri onların belirli virüsleri bulaştırmasını engelliyor ve yabani böceklerle çiftleştiklerinde yavrularına bulaşmasını sağlıyor. Endonezya’da yapılan bir deneme, stratejinin dang humması vakalarını ve hastaneye kaldırılma vakalarını azalttığını göstermişti. 2023 sonbaharında araştırmacılar, Kolombiya’nın Aburrá Vadisi’nde şimdiye kadar değiştirilmiş sivrisineklerin sürekli salınımında dang humması vakalarının en az %95 oranında düştüğünü bildirdi. 14 ülkede projesi bulunan WMP artık genişliyor. Brezilya’da bu yıl faaliyete geçecek dünyanın en büyük Wolbachia sivrisinek üretim tesisinin kurulması planlanıyor. WMP ayrıca Dünya Sağlık Örgütü’nün bu yıl sivrisineklerin yayılmasına ilişkin resmi bir kılavuz yayınlamasını beklediğini ve bunun daha fazla ülkenin bu yöntemi benimsemesine yol açabileceğini vurguluyor.

5) Uzamış kovid tedavisi denemelerinin ilk meyveleri
SARS-CoV-2’nin neden olduğu salgının başlamasından dört yıl sonra milyonlarca insan, ezici yorgunluk, inatçı baş ağrıları ve nefes darlığını içeren bir sendrom olan Uzamış Kovid nedeniyle perişan oldu. Yardımcı olacağı açıkça kanıtlanmış hiçbir tedavi olmadığından, hastalar ve doktorlar çeşitli ilaçlar ve besin takviyeleri üzerinde denemeler yaptılar. Bu yıl bilim insanları, olası Uzamış Kovid tedavilerine ilişkin ilk titiz, plasebo kontrollü klinik deneylerden bazılarının, ön hazırlık niteliğinde olsa da, sonuçların rapor edileceğini umuyorlar. Paxlovid, diğer antiviral ilaçlar ve monoklonal antikorlar gibi bazıları, vücutta varlığını sürdürebilen SARS-CoV-2 virüsünü hedef almaktadır. Diğer adaylar, Uzamış Kovid araştırmasında belirlenen farklı anormallikleri hedef alır: İntravenöz immünoglobulin, hiperaktif bir bağışıklık sistemini sakinleştirir ve vagus siniri uyarımı, otonom sinir sistemini yeniden kalibre ederek beyin bulanıklığı ve anormal kalp atış hızı gibi semptomları potansiyel olarak iyileştirir. Bu tedaviler başarılı olmasa bile bilim insanları deneme sonuçlarının, halen tam anlaşılamayan biyolojiyi açıklığa kavuşturacağını ve bir sonraki testin ne olması gerektiğini belirlemelerine yardımcı olacağını umuyor.

6) Nötrino kütlesine düzen getiriliyor
Birlikte çalışan iki deney, nötrino adı verilen yakalanması zor parçacıklardan oluşan küçük kütlelerin nasıl biriktiğini ortaya çıkarabilir. Birbirine dönüşen üç tipte (elektron, müon ve tau) bulunmaktadırlar. Bu, evrenin nasıl anti maddeden daha fazla madde ürettiğini açıklamaya yardımcı olabilecek bir olgudur. İlk olarak fizikçilerin teorik modellerini detaylandırmaları gerekiyor. Nötrinolardan ikisinin neredeyse aynı kütleye sahip olduğunu biliyorlar, ancak iki hafif nötrino ve bir ağır nötrino olup olmadığını veya tam tersinin olup olmadığını bilmiyorlar. Japonya’daki T2K deneyi ve Amerika Birleşik Devletleri’ndeki NOvA deneyinde çalışan fizikçiler, nötrinoları Dünya’nın yüzlerce kilometre ötesindeki devasa dedektörlere göndererek inceliyorlar. Bu yıl, iki alternatiften hangisinin doğru olduğunu gösterebilecek ortak bir analiz yayınlamayı planlıyorlar. Elektron nötrinosunun hafif olduğunu bulmak, nötrinonun kendi anti parçacığı olduğunu kanıtlayacak bir tür nükleer bozunum olup olmadığını anlamak için planlanmış deneyleri karmaşık hale getirecektir.

7) Yerli uzmanlarla ekip çalışması
Pek çok Yerli insan, yüzyıllar süren sömürge savaşı ve bazı bilim adamlarının onlarca yıldır süren sömürüsünden sonra araştırmacılarla iletişim kurmakta tereddüt etti. Ancak Yerlilerin önderlik ettiği araştırma projeleri ve gerçek işbirlikleri, Yerlilerin doğal dünyaya dair yüzyıllardır edindiği bilgiyi Batı bilimiyle birleştirmeyi hedefledikçe, uzlaşmanın ışıkları daha yaygın hale geliyor. Bu yıl, Kuzey Amerika’daki atların atalarının araştırılması gibi 2023’teki yüksek profilli örnekler üzerine yeni ortaklıklar kurulabilir. ABD Ulusal Bilim Vakfı, yeni bir Yerli Bilgi ve Bilim Örgüsü Merkezi için 5 yılda 30 milyon dolar ile genişletilmiş bütçeleri destekliyor. Ulusal Sağlık Enstitüleri, Stanford Üniversitesi’ne ve Native tarafından yönetilen bir biyobanka olan Native BioData Konsorsiyumu’ndaki genetikçiler Yerliler için bir COVID-19 veritabanı oluşturmak üzere 9 milyon dolar sağlıyor. Her ne kadar pek çok gerilim noktası olsa da, yeni yıl, muhtemelen yeni işbirliği modellerini ve bazı Batılı bilim insanlarının bu ve diğer projelere (örneğin, Yerli Amerikan genetiği ve iklim değişikliğinin Arktik ekosistemler üzerindeki etkileri) daha fazla önem vermesini sağlayacak.

8) AB’nin yeşil hedeflerinin engellenmesi
Haziran ayında yapılan pan-Avrupa seçimlerinde aşırı sağcı, milliyetçi partilerin yüksek oy almasıyla gözlemciler, bloğun genişleyen yeşil gündemine karşı muhalefetin artacağını öngörüyor. 2020’de onaylanan Avrupa Yeşil Anlaşması, enerji, koruma ve ulaşım da dahil olmak üzere çeşitli politika alanlarında planlanan yeni iklim dostu önlemlerle bloğu “iklim açısından nötr ilk kıta” haline getirmeyi ve 2050 yılına kadar sıfır sera gazı emisyonuna ulaşmayı hedefliyordu. Bu hedefleri yansıtacak şekilde, devasa Horizon Europe programı kapsamındaki finansmanın yaklaşık üçte biri iklim değişikliğiyle ilgili araştırmalara gidecek. Aşırı sağ partilerin Avrupa Parlamentosu’ndaki üçüncü büyük siyasi gücü oluşturup oluşturmamasına bakılmaksızın, çoğunluk grubu (muhafazakâr Avrupa Halk Partisi), pestisit kullanımını azaltmayı amaçlayan politikalara karşı çıkarak kendisini çiftçilere ve sanayiye dost gibi gösterdi. Yasa koyucular aynı zamanda, bugüne kadar muhafazakâr tepkilere büyük ölçüde direnen yeşil mevzuatın (bozulmuş ekosistemleri onarmaya yönelik hedefler belirleyen Doğa Restorasyon Yasası gibi) uygulanmasına yönelik finansmanı da sınırlamaya çalışabilirler.

9) Füzyon mega projesi gecikecek mi?
Onlarca yıldır yapım aşamasında olan dev deneysel füzyon reaktörü ITER’in yöneticilerinin, bu yıl yeni bir tamamlanma tarihi duyurması ve “ilk plazmayı” uzun süredir devam eden 2025 hedefinin çok ötesine ertelemesi bekleniyor. Fransa’da uluslararası ortaklarla on milyarlarca dolarlık bir maliyetle inşa edilen tesis, füzyonun karbonsuz bir enerji kaynağı olarak uygulanabilirliğini göstermeyi amaçlıyordu ancak şimdi sorunlarla kuşatılmış durumda. COVİD-19 salgını bileşenlerin üretimini yavaşlattı, reaktör kabının bazı bölümleri yanlış şekillendirildi ve birbirine uymadı, soğutma boruları aşındı ve Fransız nükleer regülatörü güvenlik konusunda ikna olamamıştı. Selefi Bernard Bigot’un ölümünden 1 yıl önce kontrolü ele alan ITER Genel Direktörü Pietro Barabaschi, inşaatı yeniden rayına oturtmak için çabalıyor. Revize edilen programı bu yıl açıklamayı planlıyorlar ancak Ekim 2023’te düzenlenen füzyon enerjisi konferansında “Bu iyi bir haber olmayacak” dendi.

10) Pahalı Europa sondası fırlatılacak
NASA’nın 5 milyar dolarlık Europa Clipper sondası, 1970’lerdeki Viking Mars sondalarından bu yana ajansın en pahalı gezegen bilimi görevi olarak Ekim ayında SpaceX Falcon Heavy roketiyle fırlatılacak. Jüpiter’in büyük uydularından biri olan Europa, yalnızca kilometrelerce kalınlığında buzlu bir kabuğa sahiptir ve bu kabuğun altında, yaşam için potansiyel bir yuva olan uçsuz bucaksız tuzlu bir okyanus girdap oluşturmaktadır. Clipper 2030’a gelindiğinde, bu okyanusa doğrudan inmeyecek veya örnek almayacak, ancak ayın yanından 50 kez geçerek yüzeyini tarayacak ve iç kısmı hakkında ipuçları toplayacak. Bilim insanları, sondanın, Europa’dan uzaya çıkan aktif bir bulutun teleskopik araştırmalarından elde edilen ipuçlarını takip edeceğini umuyorlardı. Ancak NASA’nın JWST uzay teleskopu ile yakın zamanda yapılan bir kampanyada buna dair hiçbir kanıt bulunamadı.

Kaynak: https://www.science.org/content/article/ten-science-stories-poised-to-make-headlines-2024

Önceki İçerikYeni Avrupa-merkezcilik
Sonraki İçerikBilim ve Gelecek dergisine nasıl ulaşabilirsiniz?