Ana Sayfa Bilim Gündemi Örnek bir çalışma: Hatay’ın afetlere dayanıklı bir şehir olarak yeniden planlanması ile...

Örnek bir çalışma: Hatay’ın afetlere dayanıklı bir şehir olarak yeniden planlanması ile ilgili tespitler ve öneriler

567

Haluk Eyidoğan

6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremlerinin neden olduğu büyük kayıpların ve acıların üzerinden bir yıl geçti. Bu deprem, 26 Aralık 1939 tarihinde olan 7.9 büyüklüğündeki depremden 85 yıl sonra  en büyük depremdi. 11 ilde hayatta kalabilen ancak evsiz ve açıkta kalan halkın çadır ve baraka gibi geçici barınma ortamlarına taşınmasından sonra, kalıcı konutlara taşınması için deprem bölgesindeki illerde yoğun inşaat faaliyetleri sürdürülüyor. Resmi raporlara göre depremden etkilenen bölgede 680 bin konut ve 170 bin işyeri olmak üzere toplamda 850 b in bağımsız birim kullanılamaz ve yıkık durumdadır. Kesin olarak bilinmemekle birlikte yaklaşık 3 milyon kişi evsiz kalmıştır.

Deprem sonrası süreçte merkezi yönetime bağlı Bakanlıklar ve AFAD yanı sıra  diğer resmi kurum ve kuruluşlar 11 ilde geçici ve kalıcı barınma ve gıda, sağlık hizmetleri, enkaz kaldırma, teknik analizler, hasar tespitleri, toplumsal yapının onarılması, eğitimin sürdürülmesi vb. konularda çalışmaları sürdürmektedirler.

Bu süreçte Hatay İli özelinde deprem sonrası iyileştirme ve toparlanma faaliyetleri içerisinde sivil toplum kuruluşları da sorumluluk almıştır ve önemli faaliyetler yürütmektedirler. Hatay özelindeki çalışmalarda Hatay Barosu, Türk Tabipler Birliği (TTB) ve Türkiye Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB), Ortak Akıl Antakya Platformu, Yeniden Antakya Platformu, Hatay Ortak Meselemiz Konseyi, Hatay Deprem Dayanışması, Samandağ Dayanışması ve Antakya Kentsel Sit Girişimi depremden etkilenmiş olanlara her türlü yardımın sağlanması için üyelerini seferber etmişlerdir.

Hatay Planlama Merkezi (HPM) kuruldu
Yaşanan afetin ardından büyük yıkıma uğrayan 11 ilin iyileşmesi ve yeniden ayağa kaldırılması için bir yol haritasına, çok boyutlu düşünülmüş stratejik ve mekânsal bir yaklaşıma ve deprem bölgesindeki halkların bu süreçte söz sahibi olmasına olanak tanıyacak araçların geliştirilmesi ihtiyacı doğmuştur. Çok boyutlu ve çok aktörlü bir sorunla karşı karşıya kalınmıştır. Bu nedenle gelecekte deprem dahil, doğa ve insan kaynaklı tehlikelerin anlaşılması, kayıpları azaltan mekânsal planlamanın belirlenmesi, sosyal ve kültürel yapının anlaşılması, yapı sağlamlığının sağlanması ve afet risklerini azaltma hedefli bir yeni yönetim ve yönetişim düzeni kurulması gerekmektedir.

Bu amaçla, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) ve Hatay Büyükşehir Belediyesi (HBB) arasında 28.08.2023 tarihinde imzalanan işbirliği protokolü kapsamında Hatay pilot bölge seçilmiş ve afet sonrası iyileşme sürecinin planlanması için Hatay Planlama Merkezi (HPA) kurulmuştur. HPA, HBB, İBB İmar ve Şehircilik Dairesi Başkanlığı, BİMTAŞ ve İstanbul Planlama Ajansı (İPA) işbirliği ile çok yönlü ve ayrıntılı araştırmalar yapmıştır. Bu süreçte, Hatay’da deprem öncesi ve sonrası durumun tespiti amacıyla öncelikle kapsamlı bir kaynak tarama ve veri toplama çalışması gerçekleştiiriilmiştir. Resmi kurumlardan edinilen görüşler, sektör temsilcileri ve Hataylılar le yapılan anket çalışmaları, literatür ve arşiv araştırması, saha çalışmaları, uzmanlarla gerçekleştirilen odak grup toplantıları ve görüşmeler neticesinde elde edilen tüm veriler değerlendirmeye alınarak analiz edilmiştir.

Hatay ilinde afet sonrası iyileşme ve yeniden yapılanma süreçleri gündemdeki gelişmelerle takip edilmiş, sahip olduğu değerler le sahada yaşanan sorunlar tespit edilmiş ve bu doğrultuda; Planlama üst başlığı altında, Kamu Yönetimi ve Hukuk, Mühendislik, Mimarlık ve Tasarım, Kültürel Miras ve Koruma, Ulaşım ve Lojistik, Yerbilim, Toplumsal Yapı ve Ekonomi olmak üzere 9 konuda araştırmalar gerçekleştirilmiştir. Çalışmalardan elde edilen bulgular ve paydaşlarla yapılan görüşmeler çerçevesinde, 9 başlığa ilişkin öncelikli sorun ve ihtiyaçlar tespit edilmiş ve bu doğrultuda 41 sorun ortaya konmuştur.

Bu çerçevede yapılacak eylemler kısa, orta ve uzun vadeler şeklinde sıralanarak Hatay’ın yerleşme süreci için bir zaman çizelgesi oluşturulmuş, kısa vadede öncelikli olarak atılması gereken adımlar belirlenmiştir. Tüm süreç ve yapılan çalışmalar anketler, saha görüşmeleri ve uzman toplantıları gibi katılım araçları ile desteklenmiş, Hatay Açık Veri Kaynağı ile yapılan veri toplama ve izleme işleri tüm kamuoyu ile paylaşılmıştır. Deprem bölgesindeki diğer illere önemli bir örnek olacak nitelikte olan bu çalışmaların kapsamı, uygulamalar ve gelişmeler 10 adet ayrıntılı raporla topluma açık kaynak olarak sunulmuştur.

Ocak 2024 tarihinde “Afet Sonrası İyileşme Rehberi”ni yayınlamıştır. Bu rehber, kısa ve orta uzun vadede Hatay’ın iyleşmesi için gerekli mekânsal, ekonomik, ekolojik, toplumsal iyileşme adımlarını tarif eden ve afetlere hazır yönetim için gerekli eylemleri belirlemiştir ve önermiştir.

Hatay’da hasar ve yerleşim durumu
Hatay Valiliği tarafından 2 Ocak 2024’te Hatay şehri bütününde yıkılan ya da ağır hasar alan yaklaşık 83 bin bina olduğu açıklanmıştır. Hatay il genelinde yıkık+acil yıkılacak+ağır hasarlı bağımsız birim sayısı (konut+işyeri): 258.974, orta hasarlı birim sayısı: 49.464, i̇l geneli enkaz kaldırma oranı: %95 (orta hasarlılar hariç), enkaz döküm noktası: 40’dır (saha tespiti planlanan). Hatay’da inşa edilmesi gereken kalıcı konut birim sayısı: 254.195 (konut: 220.066 adet / 23 bölge; köy evi: 34.129 adet / 16 bölge), i̇hale edildiği tespit edilen bağımsız birim sayısı: 39.446 adet ve sahada tespit edilen kalıcı konut birim sayısı: 34.083 adet (konut: 32.627 adet; köy evi: 1.456 adet).

Resmi açıklamalara göre bir yıl daha Hatay Havalimanı’na inişler yapılamayacaktır. Bu durum hızlı lojistik destek açısından önemli bir eksiklik olacaktır. Hatay’da 3.000 küçük sanayi işletmesinden 2.000’e yakınının orta hasarlı ya da yıkık olduğu açıklanmıştır. ATSO verilerine göre depremden en çok ulaşım, lojistik ve toptan ve perakende sektörü etkilenmiştir. Depremden bir yıl sonra 6 Şubat 2024 tarihinde güncel kaynak taramalarından elde edilen bilgiye göre, 55.677 ticaret biriminin hasar almasıyla en çok ticaret alanı hasar gören ilin Hatay olduğu anlaşılmaktadır.

HPA ve İPA tarafından hazırlanan Şekil 1’deki haritada, Hatay’ın 5 ilçesinde derecelerine göre hasar dağılımı gösterilmektedir. Kırmızı ve siyah renkli alanlar hasar yoğunluğunun fazla olduğu mekânlardır.

Şekil 2 a ve 2b’de Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü’nün (MTA) yayınladığı Türkiye Diri (Aktif) Fay Haritası’nda (a) Hatay il sınırları içerisindeki diri fayların konumları kırmızı renkli çizgiler ile, (b) M: 7.8 büyüklüğündeki Kahramanmaraş depremi sırasında yerkabuğunu kırarak oluşan ve Hatay ili içerisinden geçen fay ise mavi renkli çizgi ile gösterilmiştir.

HPA hasar tespitleri ile ilgili bilgileri toplarken, hasar görmüş binaların yapım yıllarını ve deprem sırasında hareket eden faya uzaklık verilerini de derlemiştir. Çizelge 1’de verilen listeye göre 2000 yılı öncesi yapılan binaların hasar oranları faydan uzaklaştıkça belirgin bir değişiklik göstermemektedir. Diğer bir ifadeyle, hasarların faydan 10 km uzakta olan bir binanın fayın doğrudan etkisinden (zeminde kalıcı deformasyon) çok deprem sırasında oluşan yatay sismik ivmeye dayanımı ile ilgili hasar oluştuğu söylenebilir. 2000 sonrası üretilen yapıların hasar oranlarının düşük olması yapı denetimin yararlı etkisi olduğunu düşündürüyor. Ancak faya uzaklığın hasara etkisi 2000 sonrası yapılar için de belirleyici değil. Nitekim yapım yılı belirlenemeyen yapılar için de faya uzaklık etkisi belirgin bir farklılık göstermiyor. Bu gözlem 2000 öncesi yapılardaki hasarların, yapı üretiminde faya farklı uzaklıklarda da olsa yapılarda benzer inşaat hatalarının yapıldığını gösteriyor. 2000 sonrası hasar oranlarının daha düşük olması, her ne kadar halen sorunları olsa da yapı denetimin olumlu etkisi olarak yorumlanabilir.

Raporlarda yer alan tespitlere göre Hatay’da Şubat 2024 itibariyle; mevcut baraka (konteyner) kent sayısı 199’dur. İnşaat halindeki 6’sı tamamlandığında 64.317 baraka yapılmış olacaktır. Yaklaşık 57 bin hanenin oturuma başladığı ve yaklaşık 170 bin kişinin baraka kentlerde yaşadığı belirtilmektedir. Bu alanların dışında bireysel baraka sayısı 14.664 adettir. Bireysel barakalarda yaşayan nüfus 45.459 kişidir.

3 Şubat 2024 tarihinde yapılan açıklamada ise Hatay’da TOKİ ve Yapı İşleri’yle yapılan 7 bin 275 konut ve köy evleri hak sahiplerine teslim edildiği belirtilmiştir. Bir yıl sonunda teslim edilebilen konut sayısı planlanan 254.195 konutun sadece %2.8’dir ve aynı hızla sürerse tümünün teslimi 35 yıl sürecektir.

TÜİK 2023 yılı nüfusları açıkladığında, 6 Şubat 2023 yılında yaşanan deprem nedeniyle bir önceki yıla göre Hatay il nüfusunun 141.403 azalarak 1.686.043’ten 1.544.640’a düştüğü görülmüştür.

Yapılan tespitlere göre Antakya’da 17, Defne’de 4 adet olmak üzere toplam yaklaşık 1000 ha’lık alan kalıcı konut alanı olarak belirlenmiştir. Yıkımın ve hasarın en yoğun yaşandığı bu ilçelerde, konutunu kaybeden nüfus dikkate alınarak hesaplanan kalıcı konut ihtiyacının yaklaşık 140 bin adet* olduğu tahmin edilmektedir.

Depremden sonra okulların yıkılması, ağır hasar alması, yıkılmayanların da idari tesis veya başka işlevler için kullanılması kentten göçün en önemli sebeplerinden biri olarak görülmektedir.

Enkaz döküm sahaları ayrıntılı incelendiğinde tarım alanı, zeytinlikler ve kıyılar ile yerleşim alanlarına yakın yerlere enkaz dökümü yapıldığı saptanmıştır. HPM tarafından yapılan saha gözlem çalışmaları kapsamında, kentin her bölgesinde yıkılan yapılardan arta kalan molozlar ve binaların yer seviyesindeki temellerin bulunduğu görülmüştür. Merkez ilçelerdeki bazı bölgelerde binaların temelleri kaldırılmaya başlanmış olsa da kalan molozların kaldırılıp kaldırılmayacağı belirsizdir.

Yoğun yağmurlarda sit alanında su taşkınları oluşmaktadır. Ana ulaşım akslarında yer yer derin çukurlar bulunmakta, bu yolların halen hasarlı durumda olduğu gözlenmektedir. Depremde hasar alan Taş Köprü onarılmamıştır ve yaya trafiğine açık olduğu halde önlem alınmaması tehlike yaratmaktadır. Ticari faaliyetlerin sürmekte olduğu bölgelerde yıkım ve ayrıştırma çalışmaları bulunması da hem güvenlik hem sağlık açısından tehlike oluşturmaktadır.

Geleceğe dair Hatay’ın bütünleşik afet risk değerlendirmesi
Depremsellik bakımından son derece etkin bir bölgede yer alan Hatay’da tarihsel ve aletsel dönemde çok sayıda hasar yapan depremler olmuştur. 6 Şubat 2023’te 7.8 büyüklükteki deprem ve sonrasındaki büyük artçı depremlerde resmi açıklamalara göre yalnız Hatay’da 20.000’e yakın kişi hayatını kaybetmiş, en az 24 bin kişi de yaralanmıştır.

2018 yılında Hatay Büyükşehir Belediyesi tarafından ilçeler özelinde 1/5.000 ve 1/2.000 ölçekli imar planına esas mikro-bölgeleme çalışmaları yapılmıştır. Bu çalışmalarda, jeolojik gözlemler yanı sıra 2.831 noktada yapılan jeofizik ölçümlerle yeraltının sismik P ve S dalga hız yapısı bulunmuş ve zemin Vs30 zemin sınıfı duyarlı belirlenmiş ve haritalanmıştır (Şekil 3).

Jeolojik, jeofizik, sismolojik ve jeomorfolojik yöntemlerle yapılan zemin mikro-bölgelemesi çalışmalarının sonucunda, Hatay İli Asi Nehri Havzası’nda 554 yerleşim yerinin 353’ü (%64’ü) zemin yapısı ve davranışı bakımından riskli bulunmuştur. Bu 353 riskli yerleşimin 9’unun tarihi taşkından, 104’ünün 3’üncü dereceden (Horton-Strahler ölçeği) nehir kolu dallanmasından, 44’ünün sadece güncel alüvyon alanı içeren yerleşim özelliğinden, 2’sinin güncel alüvyonlu tarım sahası içermesinden ve 194 noktanın ise bu ölçütlerin birden fazlasını içerisinde barındırmasından ötürü risk oluşturduğu saptanmıştır. Bu yerleşim yerlerinden sadece 64 adedi Hatay dışında olup 289 tanesi Hatay il sınırları içerisinde yer almaktadır. Bu bilimsel bulgular, Hatay İli’nin jeolojik, jeofizik ve sismolojik ve jeoteknik değerler açısından zeminden kaynaklanan tehlikeler için, imar ve sakınım planlarına çok daha fazla titizlik gösterilmesi gerektiğini göstermektedir (Şekil 4).

Gözlemler, deprem nedeniyle Antakya merkezde Odabaşı ve Ekinci gibi mahallelerde beklenmeyen sonuçlar ve hasarlar oluştuğunu göstermektedir. Ayrıca, oluşan ana deprem ve iki büyük artçı depremin depremin açığa çıkardığı sismik enerji ve zeminde oluşturduğu deformasyonlar, kaya düşmeleri ve yamaç duyarsızlıkları göz önünde bulundurulduğunda; 2018’den bugüne geçen zamanın da etkisiyle yeraltı su düzeyleri değişmiş olabilir.  Bu nedenle yeni yerleşme kararları öncesi test sondajları ve jeofizik (elektrik özdirenç) ölçümleriyle yeraltı su düzeyleri denetlenmeli ve izlenmelidir. Suya doygun, gevşek zeminlerden oluşan tarım alanlarında yapılaşma kararları verilmemelidir. Ayrıca, 2018 yılında onaylanan mikro-bölgeleme çalışmalarına ek çalışmalar yapılması, çalışma alanının sınırlarının genişletilmesi ile zemin özelliklerinin yeniden değerlendirilmesi yararlı olacaktır.

Yerleşime uygunluk haritasında (Şekil 4) belirtilen ölçeklendirme (skor) arttıkça yerleşime uygunluk açısından risk artmakta, düştükçe risk azalmaktadır. Haritada kırmızı ve turuncu olarak görünen yerler yerleşime uygunluk açısından yüksek tehlike ve risk içermekteyken mavi renklere doğru gittikçe bu risk azalmaktadır.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Hatay Büyükşehir Belediyesi ortak protokolüyle başlatılan ve İstanbul Planlama Ajansı (İPA) işbirliğiyle oluşan Hatay Planlama Merkezi (HPA), Hatay İli özelinde deprem başta olmak üzere gelecekteki doğa kaynaklı tehlikelerin oluşturabileceği riskleri azaltmaya ve yerleşimleri daha dayanıklı duruma getirme amaçlı örnek kurumsallaşmadır. 10 adet raporla Hatay İlinin son büyük depremde maruz kaldığı kayıpların ve hasarların istatistiksel analizleri yapılmış, ilin jeolojik, jeofizik, sismolojik ve jeomorfolojik özellikleri değerlendirilerek yapı hasarları ile fay konumları ve zemin özellikleri arasındaki etkileşim incelenmiş, yeni yerleşimlerin daha daha dayanıklı oluşturulmasına yönelik yerleşime uygunluk alanları belirlenmiş ve önerilerde bulunulmuştur.

Ocak 2024’de yayınlanan Hatay İli Afet Sonrası İyileşme Rehberi’nde öncelikli eylemler şu başlıklar altında ayrıntılı olarak açıklanmıştır; mekânsal iyileşme, ekonomik iyileşme, toplumsal iyileşme, ekolojik onarım ve afetlere hazır yönetim.

Bu örnek çalışmada izlenen yaklaşım ve yöntemlerin, 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremlerinin ağır kayıplar ve hasarlar oluşturduğu diğer 10 ili kapsayan bölgede olası afet risklerinin azaltılması kapsamında uygulanmasıyla illerin afetlere duyarlılığının saptanması, sakınım planlarının yapılması ve inşa edeceğimiz dayanıklı şehirlerin geleceğe miras bırakılmasını sağlayacağına inanıyorum.

KAYNAKLAR

1) https://drive.google.com/file/d/1kxZT104RZ7wRSzKRwo7MN8oe17TmuXqS/view

2)https://hatayplanlamamerkezi.com/tr-TR/pages/yayinlarimiz

3) https://drive.google.com/file/d/1i5AIj68fjrncoRJ4KRVa2HTUbTY-lP1T/view

4) https://ipa.istanbul

Önceki İçerikSeçimlere giderken birkaç ilçe ve hâlimiz
Sonraki İçerikYeni bir araştırma, kara deliklerin tıpkı Einstein’in düşündüğü gibi uzay lazerleri oluşturabileceğini öne çıkarıyor