Ana sayfa Yazarlar … tarafından pesajlar Hasan Gören

Hasan Gören

Avatar
15 PAYLAŞIMLAR 0 YORUMLAR

Lale Devri ve sonu

Osmanlı tarihinden toplumsal belleğimize padişahı ya da sadrazamıyla değil ama atmosferi ve simgeleriyle yerleşmiş tek dönemi Lale Devri’dir. Büyüyüp imparatorluk haline gelmesinin ardından yavaş yavaş halktan kopan Saray, savaş meydanlarında karşılaşılan başarısızlıklar ve toprak kayıplarıyla birlikte gerçeklerden de kopmaya başlar. Her türden yönetici sınıf için tehlikeli bir virüs olan bu kopuş, var olan sorunlara getirilen […]
Bu içeriği görüntüleyebilmek için, şu seçeneklerden birine abone olmalısınız: 1 yıllık e-dergi aboneliği or 6 aylık e-dergi aboneliği.

Tarihi değiştiren sopa

Şafağını Fransız Devrimi’nin aydınlattığı 19. yüzyıl bir yandan endüstri devrimi diğer yandan toplumsal hareketliliklerle Avrupa’yı sarsarken Osmanlı’yı da yaşamsal sınavlardan geçirir. Toprak kayıplarıyla günden güne küçülen imparatorluk ayakta kalabilmek için artık yönetsel reformlara başvurmak ve yüzyıllardır üstü örtülen sorunlarına çözüm aramak zorundadır. Tanzimat’ın getirdiği açılma bu arayışların saray çevresi dışına taşarak yeni oluşmaya başlayan kamuoyunda […]
Bu içeriği görüntüleyebilmek için, şu seçeneklerden birine abone olmalısınız: 1 yıllık e-dergi aboneliği or 6 aylık e-dergi aboneliği.

Mimar Atik Sinan’ın Fatih ile davası

Tarihin küflü sandığı, gerçeklikleri üzerinde ortak kabul oluşmuş olgular kadar ancak fanatiklere inandırıcı gelebilecek söylentileri de barındırır. Tarih yazıcılığı konusunda sicili pek parlak olmayan Osmanlı’dan bugüne yarım yamalak gelmiş olayların bir bölümü de bu ikinci türe girecek şekilde, döneme bir pencere açmaktan çok geçmişi yüceltecek biçimde anlatılır. Bu amaçla başkalaştırılmış olayların en çarpıcılarından biri Fatih […]
Bu içeriği görüntüleyebilmek için, şu seçeneklerden birine abone olmalısınız: 1 yıllık e-dergi aboneliği or 6 aylık e-dergi aboneliği.

İstanbul’un alınması

Bir zemheri soğuğunda Edirne’den doludizgin yola çıkıp soluklanmadan Manisa’ya varmaya çalışan ulak, heybesinde Osmanlı Beyliği’ninkaderini taşımaktadır. Padişah II.Murat’ın ölümü başkalarınca duyulmadan oğlu Mehmet’e bildirilmeli, yeni padişah bir an önce Edirne’ye gelerek sahipsiz kalan tahtı devralmalıdır. Haberi alan Mehmet zaman yitirmeden askerleriyle yola çıkacak,II.Mehmet’in Fatih unvanını alacağı padişahlık dönemi 1451 yılı Şubat ayındaikinci kez başlayacaktır. Henüz […]
Bu içeriği görüntüleyebilmek için, şu seçeneklerden birine abone olmalısınız: 1 yıllık e-dergi aboneliği or 6 aylık e-dergi aboneliği.

Sonu belirsiz bir salgının erken muhasebesi

İnsanlık tarihinin aynı zamanda hastalıklar ve onlarla mücadelenin de tarihi olduğunu düşünürsek, bugün milyarlarca insanı evlerine hapsedecek ölçüde bir salgının ortaya çıkışına şaşırmamamız gerekiyor....

Bir gazeteci profili olarak Basiretçi Ali Bey

Osmanlı tarihinin dönüm noktalarından olan Tanzimat’ın getirdiği önemli yeniliklerden biri basın yayın yaşamının filizlenmesidir. İlk zamanlar devlet tarafından yayımlanan resmi nitelikteki gazeteler ile gayrimüslimlerin...

Osmanlı için son şans: İkinci Viyana Kuşatması

Tökezlemeye başlayan devletler tepetaklak düşüşlerinden önce iniş çıkışlarla geçen dönemler yaşar. Kimi zaman toparlanma işaretleri de taşıyan böyle zamanlarda, yükselişi sağlamış değerlerle düşüşü başlatan...

İstanbul’da bir Fransız: Humbaracı Ahmet Paşa

Giderek kronikleşen sorunları için çıkış yolları üretme yeteneğini kaybeden Osmanlı, Lale Devri’nden başlamak üzere göstermelik uyum çabalarıyla makyajlanmış ithal çözümlere yönelir. Günümüze kadar sürecek...

Paris’te bir Osmanlı: Yirmi Sekiz Mehmet Çelebi

Kuruluşunun ardından birkaç yüzyıl içinde bir dünya imparatorluğu haline gelen Osmanlı, 17. yüzyılla birlikte önce savaş meydanlarında askeri üstünlüğünü, sonra da diplomasi alanında siyasi...

Padişah I. Esma

Tarih sahnesi özellikle 15. yüzyıldan başlamak üzere kimi zaman kadınlara Britanya, İspanya, Hollanda, İsveç, İtalya gibi büyük devletlerin tahtlarında önemli roller vermiştir. Buna karşın baskın bir erkek imparatorluğu olan Osmanlı’da kadının gücü, padişahların annesi ya da eşi olarak saray entrikalarında perde arkasından boy göstermenin ötesine pek geçmez. Bu durumun tek istisnası, kaderi tahtın kıyısından geçen […]
Bu içeriği görüntüleyebilmek için, şu seçeneklerden birine abone olmalısınız: 1 yıllık e-dergi aboneliği or 6 aylık e-dergi aboneliği.
0

Your Cart