SON MAKALELER

Ağrıya duyarlı yeni bir organ keşfedildi

İsveç’te bulunan Karolinska Enstitüsü’nde çalışma yürüten araştırmacılar, ağrılı fiziksel hasarı algılayabilen yeni bir duyusal organ keşfettiklerini açıkladı. Science dergisinde yayımlanan araştırmaya göre; toplum içerisindeki her beş kişiden biri neredeyse sürekli ağrı çekiyor ve bu kişiler, ağrı kesiciye ihtiyaç duyduklarını ifade ediyor. Bu noktadan bakıldığında sürekli ağrı hissi, toplum tarafından yüksek maliyetlere ulaşan ilaç kullanımı ile birlikte toplum tarafından baskılanmaya çalışılıyor....

2019 yılının Temmuz ayı, tarihin en sıcak ayı olarak kaydedildi

Gezegenin birçok bölgesi, Temmuz ayında eşi benzeri görülmemiş bir sıcak yaşadı. 2019 yılı Temmuz ayı sıcaklıkları, kaydedilmiş en yüksek sıcaklığa sahip ayda gözlenen sıcaklıkların ötesine geçti. Bu rekor sıcaklıklar nedeniyle Kuzey Kutup Bölgesi ile Güney Kutup Bölgesi’ndeki buzla kaplı alanlarda tarihi seviyelerde erime yaşandı. Ulusal Okyanus ve Atmosfer Dairesi tarafından hazırlanan yeni rapor, 2019 yılının Temmuz ayının sıcaklık rekoru...

Evrende yaşam nerelerde ortaya çıkabilir? Yaşanabilir bölge nedir?

Bilim insanları, evrende bulunan milyarlarca gezegenin sadece çok küçük bir kısmının yaşama elverişli olduğunu düşünüyor. Yaygın olan genel görüş, yaşam için gerekli temel şartların sıvı su, kullanılabilir enerji kaynağı (örneğin, fotosentez için gerekli olan güneş ışığı) ve organik (karbon içeren) kimyasallar olduğu yönündedir. Tüm bu şartların oluşmasında, gezegenin evrende bulunduğu konumu belirleyicidir. Öncelikle gezegenin bulunduğu yıldız sisteminin galaksi içerisindeki konumu...

Yaşamın kökenine ışık tutan yeni çalışma

Günümüzden yaklaşık 4 milyar yıl önce, ilk hücrelerin kompleks ve karbonca zengin kimyasalların bulunduğu bir çorba içinde oluştuğu ortaya çıktı. Yapılan çalışma sonucu ortaya çıkarılan bu bulgu, yaşamın kökeni hakkında uzun süredir devam eden bir bilmecenin cevaplanmasında ön açıcı olabilir. Konuya dair önceki çalışmalar; bu hücrelerin, yaşam ortaya çıkmadan önceki dönemde bir kimyasal ikilem içinde kaldıklarını ortaya koymuştu: Bu hücrelerin,...

Kambriyen Patlaması adlandırması ne anlatır?

Dünya’nın yaklaşık 4,5 milyar yaşında olduğundan ve ilk canlı hücrelerin 3,5-3,8 milyar yıl önce ortaya çıktığından şimdiye dek pek çok kez söz ettik. İlk organizmalardan sonra gelen 1,6 milyar yıl boyunca, ökaryotlar ortaya çıkıncaya kadar, tüm organizmalar basit yapıda prokaryot hücrelerdi. Günümüzden yaklaşık 2 milyar yıl önce ökaryot hücreler ortaya çıktığında hücre yapısı daha karmaşıklaştı, ancak organizmalar hâlâ tekhücreliydi...

Yeni çalışma, çölyak hastalığının teşhisini kolaylaştıracak bir metot sunuyor

Biliminsanları tarafından yapılan yeni çalışma, çölyak hastası olan kişilerde glütenli gıda tüketiminin ardından neden mide bulantısı görüldüğünü ortaya çıkardı. 7 Ağustos günü, Science Advances’ta yayınlanan rapora göre; bağışıklığa dair bazı hücreler, kişi glütenli gıda tükettikten kısa bir süre sonra “sitokin” adı verilen bağışıklık kimyasallarını kana gönderiyor. Bu bağışıklık kimyasalları, kişilerde mide bulantısına neden oluyor ve bu hastalığın belirtilerini tetikliyor. Konuya dair...

Bilimin Öncüleri: Robert Boyle (1627-1691)

Modern kimyanın kurucuları olarak genellikle Priestley (1733 - 1804), Lavoisier (1743 - 1794) ve Dalton (1766 - 1844) bilinir; ama onları önceleyen ilk büyük adımı Boyle’un attığı gözden kaçmamalıdır. Boyle’un içine doğduğu dünya büyücülüğün, falcılığın, batıl inançların kol gezdiği bir dünyaydı. Bıraktığı dünya, olgusal deneye, ussal ve eleştirel düşünmeye, doğal güçleri anlama ve denetlemeye yönelen bir dünya olmuştu. Öldüğünde...

Kaplumbağa embriyoları kendi cinsiyetlerini belirleyebiliyor

Yeni araştırmalar, kaplumbağa embriyolarının kendi cinsiyetlerini, oluştukları yumurtanın sıcaklığına göre kısmen belirleyebileceklerini gösteriyor. Bu durum ise sanılanın aksine rastlantısal bir süreç değil. Çin ve Avustralya’da çalışma yürüten biliminsanları, embriyoların ne çok sıcak ne de çok soğuk olan “yaşanabilir bölge” bulmak için yumurta içinde hareket edebildiklerini tespit etti. Araştırmacılar bu durumun, iklim değişikliğinin etkilerini dengelemeleri konusunda kaplumbağalara yardımcı olabileceğini düşünüyorlar. Çin...

20 yıl sonra afet yönetiminde “Deprem olacak mı, olmayacak mı?” sorusuna cevap aramanın ötesine geçtik mi?

İTÜ Jeofizik Bölümü E. Öğretim Üyesi Türkiye’de ve özellikle Marmara’da beklenen büyük deprem ne zaman gündeme gelse bilimsel bulguların açıklanması yanı sıra kahinlik söylemleri de duyuyoruz. Hala “Büyük deprem olacak mı, olmayacak mı?” sorusunun cevabına kilitlenen bir medya ortamı oluşabiliyor ve hatta bilimsel temeli olmayan “Şu kadar yıl deprem olmayacak” veya “Şu yıl deprem olacak” türünden haberler büyük puntolarla çıkabiliyor....

Yüksek insülin düzeyi ile pankreas kanseri arasında bir bağlantı var!

British Kolombiya Üniversitesi’nde çalışma yürüten biliminsanları ilk defa, yüksek insülin düzeyleri ile pankreas kanseri arasında bir bağlantı olduğunu gösteren bir çalışma yaptı. 5 Ağustos günü Cell Matabolism’de yayımlanan çalışmada araştırmacılar, pankreas kanseri olmaya yatkın farelerde hastalığın gelişmesinin önlenip önlenmeyeceğini gözlemlemek için insülin seviyelerini düşürüldü. Çalışma ile birlikte insülin seviyesinin düşürülmesinin farelerde hastalık gelişimini önlediği gözlendi. Çalışmanın çıktıları, insanlarda pankreas...