SON MAKALELER

Denisovalılar nasıl görünüyordu, nasıl yok oldular?

0

Denisovalılar, Sibirya ve Doğu Asya’da yaşamış, modern insanın akrabası olan, yok olmuş bir türdür. Bazı uzmanlar Denisovalıların cinsimizin (Homo) tümüyle yeni bir türü olduğunu tartışırken, kimileri onların sadece doğulu Neanderthaller olduğunu düşünmektedir. Bugüne dek oldukça az Denisovalı fosili keşfedildiğinden, ne yazık ki gezegenimizde tam olarak ne zaman dolaştıklarını bilmek oldukça zor. Bununla beraber, elimizdeki fosiller Denisovalıların 50 bin ila 200 bin...

Demans ve Alzheimer riskini yıllar öncesinden tespit edebilen proteinler tanımlandı

0

Yeni bir çalışmaya göre, genellikle Alzheimer hastalığından kaynaklanan demansın yaşamın ileri dönemlerinde ortaya çıkması, bu dönemden yaklaşık beş yıl öncesinde belirli proteinlerin kandaki anormal seviyeleriyle ilişkilidir. Daha önce, bu proteinlerin pek çoğunun demans ile bağlantılı olduğu bilinmiyordu. Bağlantının anlaşılmasıyla, önleyici yaklaşımların geliştirilmesi için yeni hedefler tespit edildi. Araştırma, 10.000’den fazla orta yaşlı ve yaşlı insandan alınan kan örneklerinin analizini içeriyor....

Yeni çalışma, kıtaların nasıl oluştuğuna dair yeni veriler sağlıyor

0

Monash Üniversitesi’nden jeologlarca yürütülen uluslararası bir araştırma, Dünya üzerindeki ilk kıtaların nasıl oluştuğuna ilişkin yeni bir bakış açısı öneriyor. Dünya 4,5 milyar yıldan fazla bir süre önce oluşmuş olsa da, gezegenin kıtasal kabuğunun en eski korunmuş kısımları 3,6 ila 4 milyar yıl öncesine dayanmaktadır. Nature Communications'da yayınlanan araştırmanın başyazarı Dr. Jack Mulder, "Kabuk parçalarının oluşmaya başlamasının neden yarım milyar yıldan...

10.000 yıllık DNA örnekleri, evcil keçilerin tarihine ışık tutuyor

0

Fosil kalıntılarından elde edilen DNA örneklerinin analizi, en eski keçi sürülerinin genetik yapısını ortaya çıkardı. Yaklaşık 10.000 yıl önceye tarihlenen örnekler, erken dönem tarım uygulamalarının bu hayvanların evrimini nasıl şekillendirdiğine dair veri sağlıyor. Daha önceki arkeolojik kalıntı çalışmaları, İran’ın batısındaki Zagros Dağları’nda yaşayan insanların keçileri evcilleştirmesine dair en erken kanıtlarını sunmuştu. Yeni çalışmada Ganj Dareh bölgesinden elde edilen kalıntılar incelendi....

Kan basıncının düzenlenmesinde rol oynayan bir metal daha tanımlandı

0

Yüksek tansiyon (hipertansiyon), kardiyovasküler hastalıkların ve erken ölümlerin önde gelen nedenlerinden biridir ve dünya genelinde yaygındır. Göğüs ağrısından felce kadar değişen rahatsızlıkları olan kişileri tedavi etmenin temel yolu ise atardamarların ve diğer kan damarlarının etrafındaki hücrelerin kan basıncını kontrol etmektir. Bunun için bu mekanizmanın nasıl çalıştığı anlaşılmalıdır. Potasyum ve kalsiyum gibi metallerin bu süreçteki önemi bilinmektedir. Çinkonun kan basıncı...

Kulaktan kulağa oynuyorlar: Arılar, feromonlar yoluyla uzaktaki arılarla iletişim kurabiliyor

0

Balarıları insanlar gibi konuşamazlar, fakat iletişim kurabilirler. Biliminsanları, bu gerçek sosyal (ösosyal) böceklerin, koloni içindeki fertil bireyin (kraliçe) konumunu koloninin geri kalanına iletmek için ekip çalışması ile kimyasalları birbirlerine ilettiğini keşfetti. Böylelikle arılar, uzun mesafedeki bireyler arasında iletişimi sağlayan bir tür kitle iletişim aracı geliştirir. Araştırmaya dâhil olmayan, Emory Üniversitesi'nden biyolog Gordon Berman'a göre çalışma, böceklerin muhteşem ve karmaşık...

Memelilerin okyanus kenarındaki yaşamının en eski kanıtları keşfedildi

0

ABD’den araştırmacılar, Amerika’nın bir eyaleti olan Wyoming’de bir kilometreden daha uzun bir alana alabildiğine uzanan fosilleşmiş ayak izlerini ortaya çıkardı. Bu keşif, memelilerin okyanus kenarında gezindiğinin en eski kanıtı olarak görülüyor. Bu ayak izlerinden oluşan yollar, günümüzde kıyıdan yüzlerce kilometre uzakta yer almaktadır. Fakat araştırmacılar, aynı bölgeden elde edilen fosilleşmiş bitki ve polen örneklerini kullanarak ayak izlerini 58 milyon...

Yeni çalışma, doğal öldürücü hücrelerin enerji metabolizmasına ışık tutuyor

0

Enfeksiyonlar ve kanser gibi hastalıklar söz konusu olduğunda doğal öldürücü hücreler (veya doğal katil hücreleri) müttefiklerimizdir. Bağışıklık sistemimizin doğal öldürücü hücreleri ilkin bağışıklık yanıtında işlevliyken, T hücreleri bir tür takviye kuvvet gibi çalışır. Doğuştan gelen bağışıklık sistemimizin bir parçası olan doğal öldürücü hücreler, doğumdan itibaren vücut için tehlikeli olan enfeksiyonları tanımak ve onlara tepki vermek için hazırlanır. Doğal öldürücü hücrelerin...

Programlı hücre ölümünün arka planında mekanik etkenler mi bulunur?

0

İnsanların da dahil olduğu birçok türde çoğalmadan sorumlu olan germ hücreleri yüksek oranda birbirlerine bağlıdır ve sitoplazmalarını (hücre içeriği) birbirleriyle paylaşırlar. Hermafrodit (hem erkek hem de dişi üreme organı bulunduran canlılar) bir solucan (nematod) türü olan Caenorhabditis elegans'ın yumurta ve sperm üreten gonad dokusunda 500 kadar germ hücresi birbirlerine bağlanır. Bu hücreler bir “sitoplazmik koridor” etrafında düzenlenir. Aynı zamanda hücre...

Bilim ve Gelecek Haziran sayısı çıktı!

0

PARANTEZ / Ender Helvacıoğlu Pandemi sonrasına ilişkin bazı notlar Tolga Ersoy Pandemi, piyasa ve etik! İlayda İnan Pandemiden çıkışın öncüsü: Katalin Karikó KAPAK DOSYASI Mehmet Can Güngen Freud’un antropolojik ve kültürel çalışmaları Doç. Dr. Yasemin Salgırlı Demirbaş Hayvanlarda psikiyatrik bozukluklar Sezgi Ercan - İnci Deniz Yılmaz Bağırsak mikrobiyotası ve davranış Doç. Dr. Murat Cengiz Sessiz pandemi: Antimikrobiyal direnç Alâeddin Şenel Beslenme tarihçesi olmaktan öte bir yapıt, sanki insanlık tarihi: ‘Mutfak ve Kültür’ Prof. Dr. Cem Balçıkanlı...