SON MAKALELER

‘Kaçakçı’ protein üzerinde yapılan çalışma, otizm ve bilişsel bozukluklara ışık tutuyor

Canlının bütün fonksiyonlarını kontrol eden beyin için “bağlantılar” önemli bir rol oynar. Hücre birlikteliklerinin sürdürülebilmesi için ise; bir nöronun dış yüzeyi ve zarı, belirli proteinleri taşımalıdır. Ancak membran üzerinde çok uzun süre kalan bir yüzey proteini, bu proteinler yoluyla kurulan hücreler arasındaki bağlantıları tehlikeye atabilir. Medical Express’in haberine göre; Rockefeller Üniversitesi’nden Mary E. Hatten ve Hourinaz Behesti’nin yürütücülüğünü üstlendiği çalışma,...

Matematik, yusufçuk kanatlarının hassas desenlerini nasıl açıklar?

Yusufçukların ve diğer böceklerin kanatlarını saran zarif damarlar, onların parmak izleri gibidir: Her bir kanat ayrı bir desen gösterir. Rastgele yapılmış bir matematiksel işlem, ikincil damarlar olarak adlandırılan ince ince liflerin, bu karmaşık kalıpları nasıl oluşturduğuna ilişkin yeni bir çalışma bulgusunu açıklamaya yardımcı olabilir. Böcek kanatları, her ikisi de yapısal destek sağlayan iki tip damardan oluşur. Uzun ve nispeten düz...

Bilimkurgunun değişmez sorusu: Hayvanlar konuşabilir mi?

Bu hafta Sorularla Bilim köşesinde bilimkurgu filmlerinin değişmez konularından birini ele alıyoruz: Hayvanlar konuşabilir mi? Ya da hayvanlar, iletişim kurmak için insanların kullandıkları dillere benzer bir dil oluşturabilir mi? Bu konu, antropolojik araştırmaların yanı sıra bir miktar felsefi tartışmayı da içeriyor. Çünkü her hayvan birbirleriyle ve insanlarla iletişim kurmak için az ya da çok bazı hareketler ve sesler içeren birtakım...

Kolesterol molekülü, 558 milyon yıl önce yaşamış en eski hayvanı ortaya çıkardı

Avustralya Ulusal Üniversitesi (ANU) ve denizaşırı ülkelerden gelen biliminsanları, 558 milyon yıl önce dünyada yaşamış olan ve jeolojik kayıtlara göre en erken hayvan olduğu doğrulanan hayvanı ortaya çıkarmak için eski bir fosildeki yağ moleküllerini kullandılar. 1,4 metre uzunluğunda ve vücudu boyunca uzanan kaburga benzeri bölümlerle oval şekilli olan Dickinsonia adı verilen "tuhaf yaratık", Kambriyen patlamasından 20 milyon yıl önce dünyada...

Arktik buzullarında maceralı bir hayat: Louise Arner Boyd

Zengin bir çocukluktan kutup ayısı avcılığına, arama kurtarma seferlerinden bilimsel seferlere, Arktik’i Evcilleştiren Kız’dan Buz Kraliçesi’ne, arktik buzullarda geçen maceralı bir hayatın hikâyesi… Louise A. Boyd, 16 Eylül 1887’de Kaliforniya’da zengin bir ailenin kızı olarak dünyaya geldi. Ailesi Bodie’de bulunan altın madeninin işletmecisi ve sahibiydi. Ailenin nüfuzu ve serveti, Louise ve iki kardeşinin iyi eğitimler almasını ve rahat yaşamalarını sağladı....

Sivrisineklere yem olmamak için cildindeki bakterileri sustur!

Teksas’taki biliminsanları, bakterilerin birbiriyle olan iletişimlerini değiştirerek sivrisinek ısırmalarını durduracak çalışmalar yaptı. Parktaki piknikler, göl kenarında günbatımına karşı içilen bira, sıcak gecelerde açılan pencereler yaz mevsiminin bazı lezzetlerindendir. Fakat akşam karanlığı çöktüğünde, gezegendeki en sinir bozucu yaratıklardan biri hareketlenir: sivrisinek. Çıldırtıcı bilek kaşıntıları, dışarda yaptığımız aktiviteleri engeller ve sineklerin vızıltıları yüzünden uykularımız bölünür. Tabii ki, tüm bu rahatsız edici unsurlar, malaria,...

Sonbahar ekinoksu

Sonbahar ekinoksu - aynı zamanda güz ekinoksu olarak da adlandırılır- her yıl 21 Eylül ile 24 Eylül arasında bir zamanda gerçekleşir. Kuzey Yarımküre'deki sonbaharın ilk gününü belirtir. Tersi de, Eylül ekinoksunun ilkbaharın ilk gününü işaret ettiği Güney Yarımküre'de geçerlidir. İnsanlar yüzyıllar boyunca sonbahar ekinoksunu kutladılar. Kuzey Yarımküre'de, Eylül ekinoksu sonbahar hasadına denk gelir ve birçok antik dönem hasat kutlaması...

Depresyon ve bipolar bozukluk yaşayanların hipotalamusu yüzde 5 daha büyük!

Dünya Sağlık Örgütü’nün 2015 verilerine göre dünya çapında 322 milyon insan, yani dünya nüfusunun yüzde 4,4’ü depresyonda. Araştırmacılar, bu yaygınlığın altında yatan nedenlerin arasında bireyin çevresel stres faktörleri ile bir araya gelen yatkınlığından kaynaklanabileceği sonucuna varmışlardır. Şimdiye dek depresyona daha yatkın olan insanların endojen sinir yanıt sisteminin; yani normal koşullarda stresli bir durumla karşılaştığımızda tetiklenen hipotalamik-hipofiz-adrenal eksen (HPA ekseni)...

Evrenle söyleşiler 14: Bir kuarkla söyleşi

Çev. Nalân Mahsereci Kuark, varlığının başlangıçta neden kuşkuyla karşılandığını açıklıyor ve tek başına bir kuarkın gözlenmesinin imkânsızlığını tartışıyor. Çeşni ve renk üzerine az ve öz konuşuyor, inanç ve güzellikle ilgili tartışmaya giriyor ve doğanın anlaşılmasında oynadığı esaslı rolden söz ediyor.  - Yalnız geldiğiniz için teşekkür ederim, uzaklaşmanın sizin için ne kadar zor olduğunu biliyorum.  - “Özgürlüğün gücü, yıkıcı derecede büyük olabilir”...

Doku mühendisliği: Geleceğin tedavi yöntemi olabilir mi?

Doku mühendisliği veya rejeneratif tıp, hastalık veya travma gibi sebepler nedeniyle zarar görmüş doku ve organların tedavisine yönelik gelişen, laboratuvar ortamında geliştirilen dokuyu (veya organların) hastaya transfer etmek ya da zarar görmüş dokunun biyomalzemeler yardımıyla kendisini yenilemesini sağlamak temeli üzerine kurulmuş bir daldır. Doku mühendisliğinin en önemli özelliklerinden birisi, disiplinler arası çalışmaları neredeyse zorunlu kılmasıdır. Bu sebeple doku mühendisliği...