Ana sayfa 144. Sayı Takvimimizi bile yasakladılar

Takvimimizi bile yasakladılar

253
PAYLAŞ

Öncelikle göndermiş olduğunuz Bilim ve Gelecek dergilerini düzenli olarak aldığımızı ve teşekkürlerimizi iletelim. Kırıklar F Tipi’ndeki tutsak devrimciler-özgür tutsaklar olarak tüm Bilim ve Gelecek emekçilerinin yeni yılını kutluyoruz.

Aslında sizlere kendi üretimimiz olan ve her yıl çıkardığımız tutsak takvimlerinden göndermeyi isterdik, ancak tecrit uygulamaları tutsakların istediği ve planladığını yapmasına olanak vermiyor. 2016 takvimimiz, Dilek Doğan, Günay Özarslan, Ankara Katliamı, Cizre, Aylan bebek gibi yıl boyunca halkımızın yaşadığı acılar resmedildiği ve adalet talep eden çizim ve şiirlerimizden dolayı sakıncalı bulundu. F tipi idaresi, Dilek Doğan’ı katletmek serbest ama onun için adalet istemek yasak diyor, “Dilek Doğan Ölümsüzdür” yazdığı için takvimleri yasaklıyor. Tabi yaşadığımız hak gaspları takvim yasaklamakla sınırlı değil, örneğin Aralık ayı boyunca 30’dan fazla mektubumuz, 20 yazımız, 25 kartımız, avukatlarımızın gönderdiği postalar, çizim ve karikatürlerimiz keyfi şekilde gasp edildi, haftalarca idare elinde rehin tutuldu ve eylemlerimiz sonrası gönderildi.

Hasta tutsak arkadaşlarımıza ise ayrı saldırılar mevcut. 2015 yılının sonlarında 3 ay boyunca çift kelepçe dayatması ile tedavi hakkımız gasp edildi. Jandarma bakanlık talimatıyla ülke genelinde yaşanan eylemler ve operasyonlar nedeniyle “güvenlik” önlemlerini artırdığını söyledi ve tutsakları hastane sevkleri esnasında aynı bir hayvanı bağlar gibi ikinci bir kelepçe ile kolundan askere bağlamak istedi! Biz devrimci tutsaklar bunu kabul etmediğimiz için tedavi ettirilmeden geri getiriliyorduk. Tedavi hakkımız için hastanede oturma eylemine geçtik, bu nedenle yerlerde sürüklenip cop ve tekme darbeleriyle işkence gördük. Bir arkadaşımızın kolu üç yerinden çatlatıldı, iki arkadaşımız ağır işkence gördü, bir arkadaşımızın üzerine iki IŞİD’li jandarma tarafından saldırıldı. Sonuçta direndik ve kazanan biz olduk.

Ancak jandarma, savcılık ve idare tedavi hakkımızı gasp etmekte kararlı olduklarını gösteriyor, şimdi ise yeni bir dayatma olarak muayene odasında ellerimizde vurulu olan kelepçeyi açmamaya başladılar. Doktora bir tutanak imzalaması dayatılıyor; kelepçeyi açtırırsa ve tutsak firar ederse sorumluluk doktordadır deniyor tutanakta. Hiçbir hukuki yaptırımı olmayan bu tutanak nedeniyle korkan kimi doktorlar kelepçelerin açılmamasını istiyor ve jandarma bunu bahane ederek ya kelepçeyle muayene-tedavi olursun ya da hapishaneye geri dönersin diyor bizlere.

Ayrıca hasta arkadaşlarımızın sevkleri keyfi olarak iptal ediliyor. Örneğin saat 11:00’de randevusu olan jandarma saat 13:00’de hapishaneden alacağını söylüyor. Ya da 2-3 ayda bir gün verilen tetkikler, testler, muayeneler vb. için randevu almış ağır hasta arkadaşlarımızın hastane sevkleri iptal ediliyor. Böylece tedavi geciktirilmiş, engellenmiş oluyor. Son birkaç haftadır sevki iptal edilen ve geciktirilen onlarca hasta tutsak oldu. Doğabilecek kalıcı rahatsızlıklardan, ölümlerden hapishane idaresi ve jandarma sorumlu olacaktır.

Ümit Çobanoğlu