Ana Sayfa 238. Sayı Açık bilim, gizli ajanda

Açık bilim, gizli ajanda

Bilimsel araştırma süreçleri piyasa dinamiklerine bütünüyle uyumlanmış olduğundan tekelleşme sürecinden de muaf değil. Görece geç ortaya çıkan bu küresel sektör, on binlerce enstitüsü, yüz binlerce dergisi, sayısız düzenleyici kurumu ve dijital dönüşümün baş döndürücü hızı ve etkisine koşut olarak çeşitlenen yayıncılık mekanizmalarıyla bilimin ekonomi politiğini güçlü biçimde belirlemeye devam ediyor.

Mustafa Volkan Kavas / İzmir Ekonomi Üniversitesi Arsev Umur Aydınoğlu / ODTÜ 1980’lerden beri araştırma etkinliğinin küresel serbest piyasanın devasa sektörlerinden birine dönüşmesine tanık oluyoruz. Holdinglerin, ulusal ya da uluslararası bilimsel kuruluşların fonladığı büyük ölçekli ve çok ortaklı araştırma projeleri norm haline geldi ve bilim üretiminin merkezine yerleşti. Araştırmacıların, bilim emekçilerinin sayısı milyonları buluyor; kullandıkları […]

Bu içeriği görüntüleyebilmek için, şu seçeneklerden birine abone olmalısınız: 1 yıllık e-dergi aboneliği or 6 aylık e-dergi aboneliği.
Önceki İçerikDizimizin yeni kitabı yakında çıkıyor
‘50 Soruda Mantık’
Sonraki İçerikJeopolitik Türkiye’ye Atlantikçilikle geldi