Anasayfa > Sayı 55 > Işık kirliliğin...
Işık kirliliğinin doğal yaşama etkisi
Aydınlatılması gereken bölgenin ihtiyacını karşılayacak kadar aydınlatma yapılmalıdır. Işık kaynaklarının özenle seçilmesi önemlidir. Enerji tasarrufu sağlamak amacıyla, görülmeyen dalga boyundaki radyasyonun, yani kızıl ötesi ve mor ötesi ışınımın filtrelendiği ışık kaynakları kullanılmalıdır. Işık kaynaklarının yaydığı ışığın, doğru yönlendirme ve yerleştirme ile kontrol edilmesi gereklidir. Aydınlatmanın aydınlatılacak bölge sınırlarının dışına taşmamasına özen gösterilmelidir. Işık kontrolünü sağlayan zaman ve varlık algılayıcıları ile loşlaştırma ünitelerinden faydalanılmalıdır. Günlük akışı olumsuz etkilemeden, gecenin belirli bir saatinden sonra aydınlatma seviyesi düşürülmelidir.

Semih Dalgın
[Tüm yazıları]

TEDAŞ'ın maliyetlerindeki artıştan dolayı tüketiciye yansıttığı 1 Temmuz'dan itibaren geçerli olan yüzde 22,9'luk zam sonrası halk elektrikten tasarruf yolları aramaya başladı. Ocak ayından itibaren elektriğe gelen yaklaşık yüzde 40'lık zam sadece vatandaşın cebine değil ayrıca çevreye de zarar vermektedir. Belediyelerin ödemediği dış aydınlatma faturalarının da vatandaşın cebinden alınması düşünülmektedir. Yani yanlış aydınlatma sırtımıza bir yük daha bindirecektir. Uluslararası Karanlık Gökyüzü Birliği'nin yaptığı bir araştırmaya göre, hatalı yapılan dış aydınlatmalarda, ışığın yüzde 30 kadarı boşa gitmektedir. Bu durumun, doğal kaynakları israf etmek olduğu açıktır. Elektrik üretiminde kullanılan petrol ve doğalgazın ülkemizi dışa bağımlı hale getirdiği de unutulmamalıdır.

Işık kirliliği nedir?
Üretilen ışığın istenen yerlerin dışına düşmesi olarak tanımlanan ışık kirliliği, dış aydınlatmanın bir yan ürünü olarak da tanımlanabilir. Işık kirliliğini azaltmak için aydınlatılması zorunlu bölgelerin, yalnızca aydınlatılması gereken zaman diliminde ve yeterli düzeyde aydınlatılması gereklidir. Işık kirliliğinin etkilerinin gözler önüne serilmesinde astronomların yani gökbilimcilerin rolü büyüktür. Işık kirliliğinin, Türk filmlerinde sıkça geçen repliklerden biri olan "burada yıldızlar İstanbul'dakinden çok farklı görünüyor" cümlesinin de asıl nedeni olduğunu söyleyebiliriz. Çünkü "sky glow" olarak adlandırılan gök kızarıklığı doğrudan gökyüzüne giden, uzayda kaybolan ışığın atmosferdeki tozlar ve moleküller tarafından saçılması sonucu göğün doğal parlaklığının bozulması ve bunun sonucu olarak gökyüzündeki yıldızların görünememesidir. Bu sebepten dolayı gökbilimciler yıldızları rahatça takip edememektedir.
Bazılarının gökbilimcilerin bu tespitlerinin bir savsata olduğunu dile getirmesi ise tamamen yanlıştır. Şekil 1'de de görüldüğü gibi aşırı ve direkt gökyüzüne yöneltilmiş ışıklar şehrin üzerini kaplamakta ve yıldızların görünmesini de engellemektedir. Şekil 2'de görülen direkt olmayan ışık kirliliği Chalkias vd. tarafından Atina'daki ışık kirliliğinin etkilediği alanı göstermek için 2000 yılında yapılan bir çalışmanın ürünüdür.
Peki, ışık kirliliğinin etkileri bu kadarla sınır mıdır? Bu sorunun yanıtı kesinlikle hayırdır. Çünkü ışık kirliliği hayvanları, bitkileri, insanları kısaca tüm doğal yaşamı etkilemektedir. Eski Devlet Bakanı Ramazan Mirzaoğlu "Türk Boğazları'nda deniz trafiğini ve güvenliğini aksatan büyük bir ses, ışık ve renk kirliliği var. Boğaz'ın güvenliği, halkın selameti ve çevrenin korunması için devlet her türlü tedbiri alacak." sözü ile konunun önemine dikkat çekmiştir.

Işığın zararları nelerdir?
Şehrin üzerini bir örtü gibi kaplayan ışık, takımyıldızlarını takip ederek yönlerini bulan göçmen kuşların yollarını kaybetmesine neden olmakta ve böylece soylarının azalmasına neden olmaktadır. İstanbul'da yaşayanlar bilirler. 4. Levent ve çevresinde her geçen gün yeni gökdelenler yükselmektedir. Geceleri buralardan geçenler şayet dikkat etmişlerse bazı gökdelenlerin tepelerinde dönen kuşları görmüşlerdir. Kuşların neden gece boyunca bu ışık etrafında dolaştığını düşündünüz mü hiç? Ya da neden sadece bazılarının tepesinde dolaştıklarını? Bu soruların yanıtı gökdelenlerde kullanılan farklı ışık türleridir. Araştırmalar göstermiştir ki sodyumlu ve cıvalı ışıkların hayvanlar üzerinde farklı etkileri vardır. Ucuz olan cıvalı ışıkların hayvanların üzerindeki etkilerinin daha fazla olduğu saptanmıştır. Sırf bu yüzden göstermelik de olsa ışık kirliliğini önlemek için Empire State binasında senede bir gün karartmaya gidilmektedir.
Hayvanların neden ışıktan etkilendikleri tam olarak anlaşılamasa da, yan etkileri çok fazladır. Bu ışıkların etrafına gelen kuşlar bu ışıkların cazibesi sonucu etraflarından ayrılamıyorlar. Tüm gece ışık etrafında dönen kuşlar avlanamadıkları için açlıktan, binaların camlarına çarparak ya da tüm gece uçmanın yorgunluğundan ölmekte ya da diğer yırtıcı hayvanlara yem olmaktadır. Şekil 4'de gösterilen pasta grafikte de görüldüğü üzere her binanın kuş ölümlerinde (...)

Yazının tamamını okumak için oturum açmanız gerekmektedir...
E-abone olarak Bilim ve Gelecek'in tamamına online erişmek için lütfen tıklayınız


Kargo Hizmeti
100 TL'ye kadar alışverişlerinizde kargo ücreti 5 TL. 100 TL ve üstü alışverişlerde için kargo ücretsiz...
Bilim ve Gelecek Kitaplığı

Bilimsel Devrimin Başyapıtları Bilimsel Devrimin Başyapıtları
derleme
Sepete Ekle Tümünü Göster
Eski sayılarımızı alabilirsiniz Tümünü Göster
cilt
Ciltlerimizi edinebilirsiniz 9. cilt çıktı!
Duyurular