Ana sayfa 89. Sayı Plinio’nun son yolculuğu

Plinio’nun son yolculuğu

Geçmişe Yolculuk

129
PAYLAŞ

Aslı Kayabal

Pompei şehri MS 79 Ağustos’unda Vezuv yanardağının püskürttüğü lavların altında kaldı.  Yüzlerce Pompeili’nin yaşamını yitirdiği bu doğal felaketin kurbanları arasında yazar ve bilim insanı II. Gaio Plinio da (Yaşlı Plinio) vardı. Naturalis Historia’nın yazarı binlerce başka Pompeili gibi Vezuv’un lavları altında boğularak yaşamını yitirdi.

Plinio’nun bedeni iki bin yıl boyunca gömülü kaldı. 1900’de antik kentte Sarno nehrinin kollarında mühendis Gennaro Matrone’nın yönetiminde yapılan kazıda bir erkeğe ait kafatası bulundu. Günümüzde Roma’daki Museo Storico Nazionale dell’Arte Sanitaria’da sergilenen kafatasının II. Plino’ya ait olabileceği öne sürülüyor.

Vezuv’un lavlarından kaçmak amacıyla çok sayıda Pompeili eski liman bölgesine doğru kaçmıştı. 1900’lerin başında Matrone’nin yönettiği kazılarda günışığına çıkarılan 70’i aşan iskeletin varlığı da bu çaresiz kaçışı kanıtlıyor. 20 Eylül 1900 yılında yapılan kazıda arkeologlar Sarno’ya yönelen çaresiz Pompeililerin son umut yolculuklarında mücevherlerini de yanlarında götürdüklerini kanıtlıyor. Bazı iskeletlerin yanında ise içi para dolu küçük çantaların bulunduğu anlatılıyor.

16 Kasım 1901 tarihli Corriere di Napoli gazetesi, Vezuv’un lavlarına gömülen Castellammare di Stabia’da Fransa’nın konsolos yardımcısı Eduard Jammy’nin kaleme aldığı bir yazı yayımlıyor. Jammy, bu yazısında bilim insanı yaşlı Plinio’ya ait olabileceği öne sürülen kafatasından söz ediyor. 1903-1905 yılları arasında bölgedeki kazılara başkanlık eden mühendis Mariano Canninzaro ise Londra’da “Plino’nun Kafatası. Sarno’nun Yatağında Yapılan Yeni Kazıların Işığında Kısa Bir Not” başlıklı bir makale yayımlıyor.

O dönemde mühendis Canninzaro’nun izlediği yönteme ve yorumlarına karşı çıkanlar da var. 1902’de Arkeolog Giuseppe Cosenza “Naturalist Plinio’nun Sözde Kafatası” başlıklı bir başka makale yazıyor. Cosenza bulunan kafatasının Plinio’ya ait olabileceği konusunda şüpheleri olduğuna dikkat çekiyor.

Son yıllarda yapılan yeni arkeolojik araştırmalar ve volkan analizleri MS 79’da Pompei’yi örten Vezuv yanardağının hiç beklenmedik bir şekilde lav püskürttüğü gerçeğini yansıtıyor. Arkeologlar aynı zamanda amiral olan Yaşlı Plinio’nun o ağustos sabahı da öteki günler gibi erken kalktığını, biraz güneşlendikten sonra banyo yaptığını, ardından da kahvaltı ettiğini aktarıyor. Saat yedide natüralist Plinio’nun işinin başına geçtiği, Pompei’yi birkaç gündür etkileyen yer sarsıntılarının farkında olduğu, kız kardeşinin Pompei üzerinde odaklanan kara bir bulut gördüğü konusunda ağabeyi Plino’yu uyardığı anlatılıyor. Elbette bilim insanı Plinio’nun yaşamının son dakikalarını yaşadığından habersiz olduğu düşünülüyor.

 

Natüralist Yaşlı Plinio kimdi?

Gaio Plinio II. MS 23 ya da 24’de Como’da dünyaya geldi. Roma’da askeri eğitim aldı. İmparator Claudio’nun döneminde Almanya’daki atlı birliğin başına geçti. 79’da Miseno’da askeri birliğe kumanda etti. Pompei’de Vezuv’un kızgın lavları altında noktalanan yaşamı ve trajik ölümü yeğeni genç Plinio tarafından Tacito’ya yazılan bir mektupta anlatıldı. Genç Plinio’nun yaşlı Plinio’nun biyografisi konusunda aktardığı bazı ayrıntılardan Yaşlı Plinio’nun iki önemli tarih kitabı yazdığı biliniyor. Bu kitaplardan biri Romalıların Almanya’da yürüttüğü savaşları konu alırken, 31 kitaptan meydana gelen ikinci çalışma Roma İmparatorluğu üzerine bir araştırma.

Ünlü Naturalis Historiae’nin de yazarı olan Yaşlı Plinio, 37 kitaptan oluşan Naturalis Historiae’de kozmoloji, astronomi, coğrafya, etnografi, antropoloji, zooloji, botanik, farmakoloji, tıp, mineroloji ve figüratif sanatlar gibi farklı konulara değindi. Dante ve Petrarca’nın hayranlıkla okuduğu   Plinio’nun birçok yapıtı ortaçağda okullarda ders kitabı olarak okutuldu.

 

Vezuv’deki volkanik patlamalar

MS 62-63 yıllarında bölgede meydana gelen şiddetli yer sarsıntılarının ardından Pompei 79’da Ercolano ve Stabia şehirlerini de tarih sahnesinden silen korkunç bir doğa felaketine tanıklık etti. Vezuv, 202 ve 472 yıllarında da lav ve kül püskürttü. Sonraki yıllarda 993, 1036, 1139’da da Vezuv’un lav püskürttüğü biliniyor. 1631’e kadar yanardağ sessiz kaldı. Ancak 16 Aralık 1631’de yeniden faaliyete geçen yanardağın volkanın eteklerinde kurulu birçok yerleşim bölgesini lavlarıyla örttüğü biliniyor. 17, 18 ve 19. yüzyıllarda da dönem dönem aktif hale geçen Vezuv, yakın dönemde 1906, 1929 ve 1944 yıllarında lav püskürttü.