Ana sayfa Biyoloji Bitkilerin evrim ağacını destekleyen fosil serileri yok mu?

Bitkilerin evrim ağacını destekleyen fosil serileri yok mu?

879
PAYLAŞ
Bir yaprak fosili.

Prof. Dr. Mehmet Sakınç

İddia: Bitkilerin evrim ağacını doğrulayan tek bir fosil serisi yoktur.

Yanıt: Bitkiler evrim konusunda önemli kanıtlar verir.(*)

Bitkilerin evrim ağacını doğrulayan tek bir bitki fosili serisi yoktur…(Harun Yahya, Yaratılış Atlası 2, s.737).

Her canlıda olduğu gibi, bitkiler de evrim konusunda önemli kanıtlar vermektedir. Bitkilerin evrimi hayvanlara göre daha basit ve anlaşılır özellikler sunar. Bitkilerin evrimi 3 milyar yıl önce okyanuslardaki mavi-yeşil algler ile başlar. Bunlar ilk önemli denizel bitki topluluklarıdır. Bunların önemli bir görevi vardı; o da fotosentez yoluyla ürettikleri oksijeni, daha çok yeni olan gezegenin atmosferine vermekti. Dünya atmosferinin kimyasal bileşenlerini tamamlayan, işte bu deniz yosunları, yani siyanobakterilerdir. Bunlar günümüzde Avustralya’da sığ deniz ortamlarında yaşamlarını sürdürüyor, ancak gittikçe azalıyorlar.

Yaklaşık 4 milyar yıl kıtalarda ya da kara parçalarında hiçbir canlı olmamıştır. Kıtalar insan aklının alamayacağı bir süre çıplak kalmıştır. 400 milyon yıl önce tatlı sularda yaşayan flamentli yeşil algler ilk kara bitkileri olarak kıtaları işgal etmeye başladılar. Yapraksız, köksüz ve basit iletim borulu bu canlılar, basit kıl gibi kök uzantılarıyla toprak oluşumu tam gelişmemiş kayaların üstüne tutunmaya çalıştılar ve yatay bir gelişim göstererek yayıldılar. Toprak olmadığından topraktan alınan maddeyi yukarıya ulaştıracak iletim boruları da yoktu. Zamanla toprak oluşumu ve bitkiye gereken yararlı kimyasalların taşınması için iletim boruları gelişti ve diğer ismiyle vasküler sistemli bitkiler oluştu.

Fosili bulunan en ilkel bitki olan Baragwanathia longifolia’nın günümüzdeki formu.

En ilkel bitki fosilleri, örneğin Baragwanathia longifolia Avustralya’da  bulundu. Son derece ilkel olan bu tür, Kanada’da bulunan yine aynı özelliklere sahip Cooksonia cinsine benziyordu. Bu dönem bitkileri karayosunları, likenler gibi bitkilerle yakın benzerdi. İklimin değişimi bitki topluluklarının da bu koşullara uyumunu sağladı ve gerçek tohuma sahip olmayan eğreltiotları denilen vasküler sistemli bitkiler koşullara uygun olarak Karbon Dönemi’nde dev boyutlara ulaştı. Bu zamandan sonra yayılma artık o kadar kolay hale gelecekti ki, tüm bitkiler boş alanları çok uzak mesafelerde kaplayabileceklerdi. Bu kolaylığı sağlayan sporlardı. Daha sonra ise çıplak tohumlu bitkiler, diğer ismi ile gymnospermler bu gelişime katıldı.

Örneğin Zonguldak taş kömürleri Karbonifer bitki evrimini göstermesi bakımından muhteşem bir bölgedir. Burada dönemin tüm bitkilerini spor ve polenleriyle birlikte bulabilirsiniz. Burada ince bir ayrım vardır; paleobotanik biliminin yanı sıra spor ve polenlerden anlamanız, yani palinolog da olmanız gerekir.

Mesozoyik Dönemi başlarında palmiye ve Cycad tipi formları görüyoruz. Dönemin ortalarından başlayarak, artık çiçekli bitkilerin zamanıdır. Polenler rüzgârlarla kıtalar arası yayılacaktır ve kısa bir süre sonra evrim ve çeşitlenme o kadar hız kazanır ki, tüm gezegen yeşil bir örtü ile örtülecektir. Yağmur ormanları, tropikal ormanlar, bir kayanın kenarına sıkışmış, ya da uçurumda ulaşılamayacak bir yerde açmış bir çiçek,bu evrimin eseridir. Günümüz dünya florası yaklaşık olarak Mesozoyik Dönem’in sonuna doğru şekillenmeye başlamıştır. Senozoyik ve Kuvaterner Dönemleri, bugünkü floranın benzeridir. Evrimi anlayabilmek ve anlatabilmek için gezegeni, yaşamını ve geçen zamanı bir bütün olarak düşünmek gerekir.

(*) Prof. Mehmet Sakınç ile yapılan söyleşiden derlenmiştir.