Ana sayfa Yazarlar … tarafından pesajlar Alâeddin Şenel

Alâeddin Şenel

Avatar
40 PAYLAŞIMLAR 0 YORUMLAR

Irk ve ırkçılık tarihçesine bir göz atış

0
Tarihte, ırkçı ideolojiyle hegemonya kurulduğunda, insanlığın en acılı, en utanç verici dönemleri (Hint kast toplumunda, Amerika’nın “köleci kapitalist” düzeninde, Hitler ırkçı faşizmi Almanya’sında görüldüğü gibi) yaşanmıştır. Irkçılığı kökünden kazımanın yolu: Sınıfları, sınıflarla birlikte “insanın insana yaptığı kötülüklerin çoğunun kaynağı” olan eşitsizliği kaldırmak. Linnaeus’un Homo sapiens türünün ırkları İsveçli botanikçi doğa bilgini Carolus Linnaeus, canlıları Systema […]
Bu içeriği görüntüleyebilmek için, şu seçeneklerden birine abone olmalısınız: 1 yıllık e-dergi aboneliği or 6 aylık e-dergi aboneliği.

Kompartımanlaşmış kafayapısı ile ‘gece ve gündüz mitosu’ bağlantısı

0
Son günlerde (12 Haziran seçimleri ertesinde) “gündüz” ve “gece” doğa olguları hakkında günlük ve bilimsel bilgilerimizi “altüst edeceği” söylenen bir görüş ileri sürüldü. Ondan yana ve ona karşı haberler ve görüşler gazetelerde ve internet sitelerinde tartışılmakta. Sıra dergilerde. Çıkışı bulunmayan giriş Bir ilahiyatçı profesör, Dünya’nın ekseni (yanılmıyorsam) 23 derece eğik olarak kendi çevresinde ve Güneş’in […]
Bu içeriği görüntüleyebilmek için, şu seçeneklerden birine abone olmalısınız: 1 yıllık e-dergi aboneliği or 6 aylık e-dergi aboneliği.

Enerjinin, maddenin, canlının ve toplumun evriminde oluşması ve dönüşmesi

0
Sunuş Okuyacağınız yazı, Alâeddin Şenel’in 18. Ütopyalar Toplantısı’nda (2 Temmuz 2011 Kuyucak-Karaburun) yaptığı konuşmanın kendisi tarafından gözden geçirilmiş, yazıya dökülmüş biçimidir. “Evrende cansız doğanın evriminde enerjinin yeri”, “Yerkürede cansız ve canlı doğanın evriminde enerjinin rolü”, “insanlığın enerji kaynaklarının çeşitlendirilişi” konularının işlenmesine geçmeden önce, enerjiyle ilgili kavramlara ve kuramlara kısaca göz atmakta yarar var. Enerji – […]
Bu içeriği görüntüleyebilmek için, şu seçeneklerden birine abone olmalısınız: 1 yıllık e-dergi aboneliği or 6 aylık e-dergi aboneliği.

Geçmişte, günümüzde ve gelecekte insanlığın virüsle sınavı

0
VİRÜSLERİN YAŞAMIMIZDAKİ VE ÖLÜMÜMÜZDEKİ YERİ Canlılar, atomlardan oluşan varlığın, bileşik oluşturmuş özel bir moleküller birliğinin, kırılgan ve geçici birimleridir. Kırılgandır, çünkü varlığın canlılık durumunu oluşturan çok karmaşık düzenli yapısı, canlı cansız öteki varlıklarla etkileşimi sonucunda kolaylıkla bozulup dağılabilir. Geçicidir çünkü, kurulu düzenleri, zaman içinde sınırlıdır. Bir ucunda, ölüm kendilerini beklemektedir. Yaşam ve ölüm Canlıların, söz […]
Bu içeriği görüntüleyebilmek için, şu seçeneklerden birine abone olmalısınız: 1 yıllık e-dergi aboneliği or 6 aylık e-dergi aboneliği.

Dinsel ideoloji neye yarar, neye yaramaz?

0
İlk sınıflı toplumla birlikte, onu zor ile birlik içinde tutacak devlet yanı sıra, ikna (gönüllü kulluk) yoluyla bölünmesini önleme işlevi görmek üzere geliştirilen din, varlığı ilk uygarlıktan son uygarlığa dek sürdürülebilen bir ideolojidir. Dinsel ideoloji, özellikle onun “heterodoks”, “sapkın” denen biçimleri, ideolojik savaşımda toplumların alt tabakalarınca (bu tabakaların önderleri ya da ideologlarınca) benimsenip kullanılabilmişse de, […]
Bu içeriği görüntüleyebilmek için, şu seçeneklerden birine abone olmalısınız: 1 yıllık e-dergi aboneliği or 6 aylık e-dergi aboneliği.

İnanç özgürlüğü olur mu?

0
İnanç sözcüğünün bir düşünsel durumu ya da düşünsel eylemi yansıtmasında sorun yokken, “inanç özgürlüğü” söz konusu olunca, durum değişmekte, sorunlar doğmakta. Dile getirdiği düşünsel olguyla arası açılmakta. Kavramla olgu arasında uyumsuzluk, kavramın iç mantığında tutarsızlık görülmekte. Öyle ki “inanç özgürlüğü” kavramının ilgili düşünsel olguyu yanlış, çarpık yansıttığı, hatta tepetakla ettiği görülüp söylenebilir. Bu kez Bilim […]
Bu içeriği görüntüleyebilmek için, şu seçeneklerden birine abone olmalısınız: 1 yıllık e-dergi aboneliği or 6 aylık e-dergi aboneliği.

Yanlış Kurulan Yanlış Kullanılan Kavramlar “İnançlara saygı”

0
“İnançlara saygı” kavramının yanlışlığı kendini en çok “inançların özneleştirilmesi” noktasında gösterir. Burada sorun, saygının inançlara mı insana mı gösterilmesi gerektiğinde düğümlenmektedir. İnançlar, hele inananlardan belli şeyleri yapmamaları, belli şeyleri yapmaları üzerine buyruklar biçimi verilmiş olanlar, onlara saygı gösterilmesi beklentisiyle, özne hatta aşkınözne konumuna yükseltilip yüceltilmektedirler. Bilim ve Gelecek dergisinin bir önceki (103.) sayısında, “Yanlış kurulan […]
Bu içeriği görüntüleyebilmek için, şu seçeneklerden birine abone olmalısınız: 1 yıllık e-dergi aboneliği or 6 aylık e-dergi aboneliği.

Demokrasi ve Cumhuriyet

0
Bilim ve Gelecek dergisinin bu yazı dizisinin başlatıldığı 103. sayısında, yanlış kurulan yanlış kullanılan kavramlar sözüyle neyin amaçlandığını açıklamıştım. Açıklarken bu tür kavramlara verdiğim örnekler arasına “demokrasi” de konmuştu. Onun kavram çözümlemesi ilerideki sayılara bırakılırken, çözümlememin niteliğine ilişkin bir düşünce edinilmesi için, çarpıcı bir örnek oluşturacağı düşüncesiyle, demokrasi hakkında şunları söylemiştim. Bir anımsatma ve giriş […]
Bu içeriği görüntüleyebilmek için, şu seçeneklerden birine abone olmalısınız: 1 yıllık e-dergi aboneliği or 6 aylık e-dergi aboneliği.

Ahlâk kuramları Ahlâksızlık durumları

0
İlkel topluluktan uygar topluma geçişle ahlâkın yerini ahlâksızlık almaya başlamıştır. Bu durumda, uygar toplumda ahlâktan söz edildiğinde kastedilen nedir? Ya gereği yapılmayan eski insanlık değerlerine duyulan özlem dile getirilmektedir; ya da ahlâk söylemi insanlığın belli bir kesiminin, hatta kişilerin çıkarlarının toplumun, hatta tüm insanların yararınaymış gibi gösterilmesinde kullanılmaktadır. Hatta, düpedüz ahlâksız düşünce, inanç, eylem, davranış […]
Bu içeriği görüntüleyebilmek için, şu seçeneklerden birine abone olmalısınız: 1 yıllık e-dergi aboneliği or 6 aylık e-dergi aboneliği.

Yanlış Kurulan Yanlış Kullanılan Kavramlar Ahlâk, ahlâksızlık ve etik

0
Ahlâk kurallarının uygulanma çapı toplumsal birimlerin çapıyla sınırlıdır. Toplumsal birimlerin çapı büyüdükçe bir ahlâk dizgesinin izlendiği coğrafya da büyümektedir. Bu eğilim, tüm insanları kapsayacak evrensel insan değerleri çapına ulaşmayı hedefleyen tektanrıcı dinin Hıristiyanlık ve Müslümanlık evrelerinin dincilerinin evrensel ahlâkı temsil ettikleri savına esin vermişse de ikisinde de bu hedefe ulaşılamamıştır. İlerde ulaşabilmeleri de olanaksız görünmektedir. […]
Bu içeriği görüntüleyebilmek için, şu seçeneklerden birine abone olmalısınız: 1 yıllık e-dergi aboneliği or 6 aylık e-dergi aboneliği.
0

Your Cart