Ana Sayfa 53. Sayı Din kime lazım, laiklik kime?

Din kime lazım, laiklik kime?

Uygarlık tarihi boyunca, egemen sınıflar ile devletleri zaten her zaman laikti. Din ile dünya işlerini hiçbir zaman karıştırmadılar. Yönetici sınıflar için din, dünya işlerinin bir gereğiydi. Ekonomiyi ve devleti yönetmek için dine ve Allah’a gerek yoktu; ama halkı yönetmek için vardı! Din, nasıl Marx’ın deyimiyle “halkın afyonu”ysa, laiklik de halkın uyanışıdır; “dünya işleri”ne “kendisi için” talip olmasıdır. Laikliğin “din ile devlet işlerinin ayrılması” biçimindeki tarifi, aslında dini değil, laikliği sınırlamak için yapılmıştır. Günümüz koşullarında devleti bile koruması şüpheli.

33

En sonda söyleyeceğimizi en başta söyleyelim: Laikliği, “din ile devlet işlerinin birbirinden ayrılması” olarak tarif eden anlayış, bırakın ülkemizin büyük aydınlanma sorununu, türban sorununu bile çözmekten acizdir. Laiklik mücadelesinin bu mevziden verilmesi, aslında bir kandırmacadan ibaret. Türkiye’de türbanı bahane ederek demokrasi havariliğine soyunanların, demokrat olmadıklarını çok iyi biliyoruz. Öte yandan -aynı şeyi tersten bahane ederek- […]

Bu içeriği görüntüleyebilmek için, şu seçeneklerden birine abone olmalısınız: 1 yıllık e-dergi aboneliği or 6 aylık e-dergi aboneliği.
Önceki İçerikKalıtsal çeşitliliğin kökeni – 1 Tek yol mutasyon!
Sonraki İçerikİlk toplumbilimci ve sosyalist Saint-Simon